confessions

ankakusu

- Yazar -

  1. toplam entry 7682
  2. takipçi 1
  3. puan 129456

manastırın ortasında var bir havuz

ankakusu
ataturkun en sevdigi rumeli turkulerinden biri.

manastirin ortasinda var bir havuz
(aman havuz canim havuz)
dimetoka kizlari hepside yavuz (biz calar oynariz)

manastirin ortasinda var bir cesme
(aman cesme canim cesme)
dimetoka kizlari hepside secme (biz calar oynariz)

manastirin ortasinda var bir pinar
(aman pinar canim pinar)
dimetoka kizlari hepside cinar (biz calar oynariz)

derbent

ankakusu
derbent, kelime olarak farsça kökenli olup, geçit tutmak anlamındadır. lügat anlamı ise iki dağ arasındaki geçit, dargeçit, dağlar arasından güçlükle geçilen boğaz gibi anlamlar taşımaktadır.

derbent teşkilat anlamında da kullanılır. bu anlamda dağlar üzerindeki geçitlerde ve boğazlarda bulunan karakollara denir. osmanlı döneminde dağlık bölgelerdeki geçit ve boğazlardan geçenlerin can ve mal güvenliğini sağlayan görevliye de "derbentçi" denilmiştir. derbentçiler etrafa musallat olan eşkıyaların yakalanmasına yardımcı olurlardı.

18. yüzyılla ait osmanlı belgelerine göre derbent’in eski adı tatlar hisarı’dır. tatlar hisarı derbent’in kuzeyinde küçük bir köyün adıdır.

1727 yılında verilen kayda göre tatlar hisarı köyü derbent hizmetlerine tayin edilmiştir. bu belgede şu ifade yer almaktadır : "ilgın kazasına dahil bulunan tatlar hisarı (çiğil) derbendi ahalisi, derbent hizmetine dahil edildi. avarız hanelerini tediye etmek ve derbentçilik yapmakla mükellef kılındı."

1722 yılından başlayarak derbent’e derbent ve han ağası olarak saraya mensup hane-i hassa, tasberdaran-ı hassa, silahşoran-ı hassa’ya mensup şahıslar tayin edilmiştir.

1753 de taberdar ali ağa, 1814 de taberdar mahmut ağa, aynı yılda arapzade seyit muhsin ağa, 1823’de de ahmet ağa’nın derbent’te derbent ağası olarak tayin edildikleri hat-ı hümayun tasnifi numara 31318 de kayıtlıdır.

konya salnamelerinde 1880 den sonra derbent’i kayıtlı görüyoruz. bu tarihte derbent’te bir medrese bulunduğu, medresenin 40 talebesi olduğu kayıtlıdır.

derbent’te yerleşik bulunan halkın büyük çoğunluğu tatlar hisarı köyü’nün devamıdır. 1720 yılında arkıd-hanına akşehir ve ilgın kazaları ve köyleri ile birlikte derbent civarına da 62 hane nakledilmişti. bu 62 haneden kaçının derbent civarına yerleştirildiği tespit edilememiştir. yerleştirilenler: boz-ulus türkmenlerinden kara-halilu, çavuşludur ve bekirli cemaatleri (aşiretleri) idi.

derbent 1930 yılında kasaba ve 1990 yılında da ilçe olmuştur.

yüzölçümü 300 km² olup, bunun yaklaşık 10 km2’si sulanabilir vaziyette toplam 156 km² tarım arazisidir. kalan kısım ise yerleşim yerleri ile orman ve mera arazileridir.

derbent arazisi kuzeyden doğuya uzanan morbel dağları, doğudan güneye uzanan aladağ, güneyinde ablağı ve dikmen dağları ile batı ve kuzeyinde yer alan yaylalarla çevrilidir.

http://www.derbentliyiz.com/whatsnew.htm

derbent

ankakusu
konyanin bir ilcesi.

derbent konya’ya 76 km mesafede 1930 yılında kasaba olmuş, 1990 yılında ilçeliğe adım atmış küçük ama şirin bir yerleşim birimidir

2000 yılı genel sayımına göre nüfusu 14.372 kişi olup bu nüfusun 7.440 ’ı ilçe merkezinde bulunmaktadır.

derbent’in rakımı 1.480 metredir

konya ya mesafesi beyşehir yolundan gidilip ılgın sapağından ulaşım sağlanırsa 76 km olup ana yolu bu istikamettir fakat, yine beyşehir yolu istikametinde giderken altınapa barajına inmeden sağa girilir ve başarakavak yolu kullanılırsa mesafe 52 km dir fakat bu yol seçimlerden önce verilen tüm sözlere rağmen hala çok dar ve virajlıdır.

yüzölçümü 300 km2 olup, bunun yaklaşık 10 km2 si sulanılabilir vaziyette olan toplam 156 km2 lik alanı tarım arazisidir. kalan kısmı ise yerleşim yerleri ile orman ve mera arazisidir.

http://www.derbentliyiz.com/

walide sultan

ankakusu
oncelikle gecmis olsun demek istedigim bilgic buyugum.
beni bir mesaji ile desteklemis beni mutlu etmis buyugumdur. o mesaji ile beni cok cok mutlu ettigini bilmesini isterim.
aslinda bu sozlukte hic te zannettigim kadar yalniz degilmisim. sagolsun, varolsun.

incil

ankakusu
bilindigi gibi hristiyanligin peygamberi hz isa olsada hristiyanliga sekil veren pavlostur.

ne yazik ki bu kisinin mektuplarda yazdiklarini kafadan tam olarak hatirlayamiyorum.
lakin bildigim islam alimlerinin ozellikle pavlosun mektuplari ile yakubun mektuplari arasindaki farktir.

incilde pavlosun bir cok mektubu oldugu halde yakubun sadece bir mektubu vardir.
ve bu iki kisinin mektuplarinda farklilik hemen goze carpmaktadir. pavlusla, yakubun hristiyanligi tasvirleri farklidir.
yakub sikca tevhide atif yaparken, pavlus hristiyanliga yunan ve roma mitolojilerini sokmaya heveslidir.

yakubun mektubundan:

«sen allah bir olduğuna inanıyorsun, iyi ediyorsun..» u: 19).

«şeriati koyan ve hakim olan birdir, kurtarmağa ye helak etmeğe kadir olan o’dur..» (4: 12).

«sizler ki, yarın ne olacağını bilmezsiniz. hayatınız nedir? biraz vakit görünen ve ondan sonra görünmez olan bir buğusunuz. bunun yerine siz, «eğer rab dilerse yaşayacağız ve bunu ve. şunu yapacağız» demelisiniz» (4:14-5).

hz. isa da aynı şeyleri söylüyordu: yerin ve göğün rabbi olan allah’a şükrediyor, o’na dua ediyor, o’ndan yardım istiyordu. kendisinin o’nun eşi ve bir ilâh olduğunu hiç bir zaman iddia etmemişti.

pavlosa bakalim:
«..kudsiyet ruhuna göre ölülerden kıyam ile kudretle allah’ın oğlu ilân edilmiş olan kendi oğlu rabbimiz isa mesih hakkındadır. size babamız allah ve rab isa mesih’ten inayet ve selâm olsun» (1- 4, 7).

«sen ki, kitap ve sünnetlilik ile şeriati tecavüz ediyorsun, tabiatten olan sünnetsizlik şeriati yerine getirerek sana hükmetmiyecek midir? zira zahiren yahudi olan yahudi değildir, ne de zahiren bedende olan sünnetlilik sünnetliliktir. fakat içten yahudi olan yahudidir ve harfte değil, ruhta yüreğin sünnetliliği sünnetliliktir..» (2:27-29).

«fakat, şimdi şeriat ve peygamberler tarafından şehadet edilerek allah’ın salâhı, yani isa mesih’e iman vasıtasıyla bütün iman edenlere olan allah’ın salâhı, şeriat olmayarak zahir olmuştur; çünkü hiç fark yoktur, zira hepsi günah işlediler ve allah’ın izzetinden mahrum kaldılar,- isa mesih’te olan fidye vasıtasıyla, onun inayetiyle bedelsiz salih sayılırlar» (3:-21-24).
«..şimdiki zamanda adaletinin izharı için, onun kanında iman vasıtası ile kefaret olarak allah onu arzetti, ta ki kendisi adil olsun ve isa’ya iman edeni salih say¬sın., sünnetsizliği de iman vasıtası ile sahih ayacaktır.» (3 : 26, 30).

«imdi biz imanla salih sayılmış olup rabbimiz isa mesih vasıtasıyla allah indinde selâmetimiz vardır., bize verilmiş olan ruh’ul-kudüs vasıtasıyla allah’ın sevgisi yüreklerimize dökülmüştür.. mesih fasıklar için öldü.. mesih bizim için öldü. imdi onun kanı ile şimdi salih sayılmış olarak, o’nun vasıtası ile gazaptan daha ziyade kurtulacağız.. inayet çoğalsın diye günahta devam edelim mi? haşa. biz ki, günaha öldük, artık onda nasıl yaşarız?. siz de böylece kendinizi günaha ölü, fakat mesih isa’da allah’a diri sayın., şeriat altında değil, inayet altındasınız... allah’a şükrolsun ki, günahın kulları olduğunuz halde, teslim edildiğiniz öğretişin suretine göre yürekten itaat ettiniz ve günahtan azat edilerek salâha kul oldunuz.. imdi ne diyelim? şeriat günah mıdır? haşa. fakat, şeriat vasıta olmasaydı günahı bilmemiş olurdum; çünkü, eğer şeriat «tamah etmeyeceksin» dememiş olsaydı ben tamahı bilmezdim; fakat günah fırsat bularak emir vasıtası ile bende her türlü tamahı hasıl etti; çünkü şeriat yok iken günah ölüdür. ve bir vakitler şeriat yok iken ben diri idim; fakat
emir gelince günah dirildi ve ben öldüm..» (5, 6, 7. bablardan).


sonuc:
bütün bu alıntılardan anladığımız kadarıyla, pavlos öncelikle hristiyanlıkta büyük bir ihtilâl yapmaktadır. o’na göre, şeriat olmasaydı günah olmayacaktı, şeriat günahları belirlemiştir. şeriatla dinlen (ortaya çıkan) günahlar insanı öldürmüştür. insanın yeniden dirilmesi için de, şeriata uymaktan çok, isa mesih’e inanmak ve kalben temiz olmak yeterlidir.
isa, kanıyla bütün insanlığın günahlarını temizlemiştir, şu halde o’na inanmakla temiz olunacaktır. bu anlayışla, pavlos’un sünnet üzerinde de çok durduğunu görüyoruz. inciller’de ve rasuller’in işlerinde de geçtiği üzere, hz. ibrahim ve soyu sünnetliydi; aynı şekilde isa da sünneti emrediyordu. imanından dolayı öldürülen istafanos ibrahim’e sünnet ahdi verildiğini ve ibrahim’in ishak’ı sünnet ettiğini anlattığı gibi, karşısındakilere de «ey boyunları sert, yürekleri ve kulakları sünnetsiz adamlar» diye hitap ediyordu. (rasullerin işleri: 7). fakat, hz. isa’dan sonra, pavlos gibilerinin bir takım uydurma rüya ve ’keşiflerle isa’nın şeriatında büyük değişiklikler yaptıkları acıktır. sözgelimi, rasullerin işleri’nde, petrus’un bir vecd halinde göğün açılmış ve büyük çarşafa benzer bir kabın dört köşesinden asılı olarak yer üzerine indiğini gördüğü, içinde her türlü dört ayaklı ve yerde sürünen hayvanların ve göğün kuşlarının bulunduğu ve kendisine bir sesin «petrus kalk, boğazla da ye» dediği, fakat onun «haşa, ya rab, zira ben asla bayağı ve murdar şey yemedim» dediği, bunun üzerine kendisine «allah’ın temizlediği şeyleri sen bayağı etme» dendiği ve bunun üç kere vaki olduğu anlatılmaktadır (10: 9-16).

bütün bu değişikliklerin sonucunda, önce isa’nın dini insan hayatını tümden kuşatıcı bir nizam olmaktan çıkmış, şeriat’tan soyutlanmış, iman ve ahlâkî kurallardan ibaret seküler bir din halini almış, bunun sonucunda da roma putperestliğiyle rahatça uzlaşabilmiştir. çünkü, kayser’in hakkıyla allah’ın hakk: ayrılmıştır. oysa, yakub’un mektubu’nda da ısrarla vurgulandığı üzere hz. isa şeriat’ın ve ferdin amelleri üzerinde şiddetle duruyordu;

«ve kendi kendinizi aldatarak sözün yalnız işiticileri değil, fakat işleyicileri olun..» (1: 22).

«ey kardeşlerim, eğer bir kimse amelleri yok iken, imanı olduğunu söylerse, faide nedir?» (2 : 14).

«iman da, eğer amelleri olmazsa haddi zatında ölüdür» (2: 17).

«ey kardeşler, birbirinizi yermeyin. kardeşini yeren, yahut kardeşine hükmeden şeriatı yerer ve şeriata hükmeder; fakat eğer şeriata hükmedersen, sen şeriatın işleyicisi değil, hakimi olursun. şeriatı koyan ve hakim olan birdir-, kurtarmaya ve helak etmeğe kadir olan odur, fakat komşuna hükmeden sen, kim oluyorsun?» (4 : 11 -12).

(bu entrynin bir kismi alintidir...calintidir..,)

http://www.bilinmeyenislam.com/print.php?newsid=104

the muslim jesus

ankakusu
tarif khalidinin mutlak okunmasi gereken bir kitabi.
turkcede yayimlandi mi bilmiyorum ama ben hollandacasini okudum ve okumaya doyamadim.

kitapta hadisler isiginda hz isa, islami isa’’nin incillerdeki paralelleriyle beraber bir analizi yapilmakta.
bu konularla ilgilenenlere oldukca yardim edebilecek bir kitaptir.
290 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol