(bkz: askerler gece aglar)
herbirimiz bir güneş ışını
yaralamış gibi dururuz
tek başımıza evrenin yüreğinde
akşam oluverir
salvatore quasimodo
çeviren : laura rotta
yaralamış gibi dururuz
tek başımıza evrenin yüreğinde
akşam oluverir
salvatore quasimodo
çeviren : laura rotta
(bkz: aksam oluverir)
italyan şair salvatore quasimodo 20 ağustos 1901de güney sicilyada modica
kasabasında doğdu, 14 haziran 1968de napolide öldü. palermo ve romada
mühendislik okudu ve uzunca bir süre kamu görevlisi olarak mühendislik yaptı.
kendi kendine latince ve eski yunanca öğrendi. milano konservatuarında
edebiyat öğretmenliği yaptı.
önceleri solaria dergisi çevresinde gelişen kapalı şiir (hermetisizm) akımına
bağlı yapıtlar vermiş, faşizm ve ikinci dünya savaşının etkileriyle toplumsal
sorunlara yönelerek yoğun lirik şiirler yazmıştır.1959da nobel edebiyat ödülü
nü kazanmıştır.
kasabasında doğdu, 14 haziran 1968de napolide öldü. palermo ve romada
mühendislik okudu ve uzunca bir süre kamu görevlisi olarak mühendislik yaptı.
kendi kendine latince ve eski yunanca öğrendi. milano konservatuarında
edebiyat öğretmenliği yaptı.
önceleri solaria dergisi çevresinde gelişen kapalı şiir (hermetisizm) akımına
bağlı yapıtlar vermiş, faşizm ve ikinci dünya savaşının etkileriyle toplumsal
sorunlara yönelerek yoğun lirik şiirler yazmıştır.1959da nobel edebiyat ödülü
nü kazanmıştır.
düşünmeden, acımadan, utanmadan
yüksek kaleler kurmuşlar dört yanıma.
umutsuzluk içinde böyle hep
bir şey düşünmez oldum alınyazımdan başka.
dışarıda görülecek bir sürü işim vardı
ben nasıl sezmedim kaleler kuruldu da.
ses seda işitmedim çalışan işçilerden
habersiz kapadılar beni dünyanın dışına.
(1896)
constantino kavafis
çevirenler : ionna kuçuradi ve a.turan oflazoğlu
(bkz: kaleler)
yunan şiir geleneğinin dışında kendine özgü bir şiir yaratan yunanlı şair konstantinos kavafis 17 nisan 1863te iskenderiyede doğdu, 29 nisan 1933te yine aynı kentte öldü. tam adı konstantinos pétrou kaváfistir. istanbuldan iskenderiyeye göç eden bir rum ailesinin dokuzuncu çocuğudur. kavafis çocukluğunda bir süre ailesiyle birlikte ingilterede londrada kaldıktan sonra yeniden mısıra dönmüş, istanbula, parise, londraya ve atinaya yaptığı kısa yolculuklar dışında yaşamının tamamını iskenderiyede sürdürmüştür. iskenderiyeye döndükten sonra su işleri bakanlığında uzun yıllar kâtiplik yapmış, iskenderiye borsasında simsar olarak çalışmıştır. ömrünün son yıllarında gırtlak kanserine yakalanan kavafis yalnızlık içinde ölmüştür. ilk şiirleri 1903te yunanistanda yayımlandı. bir yıl sonra 14 şiirden oluşan ilk kitabını çıkardı. 1907de nea zoe adlı edebiyat dergisinin çevresinde toplanan genç sanatçılarla ilişki kurdu. 1910da birinci kitabını 12 şiir ekleyerek yeniden yayımladı. 1911den ölümüne dek şiirlerini dergilerde yayımlayan kavafisin 154 şiiri toplu olarak 1935te yayımlanabildi. bütün şiirleri 1963te gün yüzü görebildi. en önemli şiirlerini 40 yaşından sonra yayımladığı için kendisini "yaşlılığın şairi" olarak nitelendirmiştir.
kavafis hıristiyanlığa, milliyetçiliğe ve heteroseksüelliğe ilişkin geleneksel değerleri reddetmiş, şiirlerinde roma, bizans ve helenistik dönem tarihlerinden yol çıkarak yarattığı dramatik atmosfer içinde güncel olanı lirik bir dille ele almıştır. kullandığı dil, klasik kurallara bağlı kalınarak geliştirilmiş gösterişli ve incelikli katharevusa ile halkın konuştuğu demotikosun özgün bir karışımıdır. tarihsel olarak nitelendirilen şiirlerinde kendi özgün kişiliğini başka başka karakterlerin ağzından konuşturarak ince alaycılığa denk düşen dramatik bir anlatımı oluşturmuştur. düzyazının sınırında duran şiirlerinde içtenlik ve gerçekçilik egemendir, şiirin bütünü tek bir imge olarak yer alır.
kavafis hıristiyanlığa, milliyetçiliğe ve heteroseksüelliğe ilişkin geleneksel değerleri reddetmiş, şiirlerinde roma, bizans ve helenistik dönem tarihlerinden yol çıkarak yarattığı dramatik atmosfer içinde güncel olanı lirik bir dille ele almıştır. kullandığı dil, klasik kurallara bağlı kalınarak geliştirilmiş gösterişli ve incelikli katharevusa ile halkın konuştuğu demotikosun özgün bir karışımıdır. tarihsel olarak nitelendirilen şiirlerinde kendi özgün kişiliğini başka başka karakterlerin ağzından konuşturarak ince alaycılığa denk düşen dramatik bir anlatımı oluşturmuştur. düzyazının sınırında duran şiirlerinde içtenlik ve gerçekçilik egemendir, şiirin bütünü tek bir imge olarak yer alır.
yuzu ataturke cok benzer. ya da bana oyle gelr.
http://siir.gen.tr/siir/e/erik_axel_karlfeldt/karlfeldt.jpg
http://siir.gen.tr/siir/e/erik_axel_karlfeldt/karlfeldt.jpg
isveçli şair erik axel karlfeldt 20 temmuz 1864te folkärnada doğdu, 8 nisan 1931
de stockholmde öldü. çocukluğu köyde geçti. köylü kültürüyle kurmuş olduğu güçlü
bağları, onu yaşamı boyunca etkiledi. içinde yetiştiği kültürün geleneksel özelliklerini
yansıtan bölgesel şiirleriyle geniş bir okur kitlesine ulaştı. 1918de reddettiği nobel
edebiyat ödülü ölümünden sonra 1931de yeniden kendisine verilmiştir.
de stockholmde öldü. çocukluğu köyde geçti. köylü kültürüyle kurmuş olduğu güçlü
bağları, onu yaşamı boyunca etkiledi. içinde yetiştiği kültürün geleneksel özelliklerini
yansıtan bölgesel şiirleriyle geniş bir okur kitlesine ulaştı. 1918de reddettiği nobel
edebiyat ödülü ölümünden sonra 1931de yeniden kendisine verilmiştir.
korku dolu çığlığım karman çorman
düşlerimi savurdu da uyandırdı beni,
çan sesine eşlik eden kuşların şakıması
çiçeklenmiş otların üzerini yaladı geçti,
düşümdeki dehşetin orta yerine
sabahın altın ışıkları sızıverdi sessizce.
bir gün öyle bir an gelecek ki
şafak bile kurtaramayacak beni
düşlerin gösterdiği yalanlardan
başka avuntum da kalmayacak o zaman
o kasvetli karanlıkta kala yaza
uyanmamayı tercih edeceğim bir daha.
(bkz: carl spitteler)
çeviren : oğuz yaşar a.
düşlerimi savurdu da uyandırdı beni,
çan sesine eşlik eden kuşların şakıması
çiçeklenmiş otların üzerini yaladı geçti,
düşümdeki dehşetin orta yerine
sabahın altın ışıkları sızıverdi sessizce.
bir gün öyle bir an gelecek ki
şafak bile kurtaramayacak beni
düşlerin gösterdiği yalanlardan
başka avuntum da kalmayacak o zaman
o kasvetli karanlıkta kala yaza
uyanmamayı tercih edeceğim bir daha.
(bkz: carl spitteler)
çeviren : oğuz yaşar a.
(bkz: baska bir uyanista)
isviçreli şair carl spitteler 24 nisan 1845te liestalde doğdu, 29 aralık 1924te
lozanda öldü.yapıtlarında kimi zaman felix tandem takma adını kullandı.
rusya ve finlandiyada uzun yıllar özel ders vererek yaşamını kazandı. ülkesine
döndükten sonra ilk önemli yapıtı prometheus und epimethus adlı mitolojik epik
şiiri yazdı. öğretmenlik ve gazetecilikle yaşamını sürdürdüğü sonraki yıllarında
çeşitli yazın biçimlerinde -öykü, roman, güldürü, deneme, anı vb.- ürünler verdi.
1892de, kendisine kalan miras sayesinde lozana yerleşerek tüm zamanını
sanata verdi. ikinci önemli yapıtı der olympische frühling (olimposta bahar,
1900-1905) adlı mitolojik epik şiiriyle 1919da nobel edebiyat ödülünü kazandı.
lozanda öldü.yapıtlarında kimi zaman felix tandem takma adını kullandı.
rusya ve finlandiyada uzun yıllar özel ders vererek yaşamını kazandı. ülkesine
döndükten sonra ilk önemli yapıtı prometheus und epimethus adlı mitolojik epik
şiiri yazdı. öğretmenlik ve gazetecilikle yaşamını sürdürdüğü sonraki yıllarında
çeşitli yazın biçimlerinde -öykü, roman, güldürü, deneme, anı vb.- ürünler verdi.
1892de, kendisine kalan miras sayesinde lozana yerleşerek tüm zamanını
sanata verdi. ikinci önemli yapıtı der olympische frühling (olimposta bahar,
1900-1905) adlı mitolojik epik şiiriyle 1919da nobel edebiyat ödülünü kazandı.
sevgilim
kralı karanlık olan
bir ülkedir senin saçların
alnın çiçeklerin bir havalanışı
başın dipdiri bir ormandır senin
uyuyan kuşlarla dolu
oğul oğul ak arıdır memelerin
dalı üstünde gövdenin
gövden nisandır benim için
koltukaltlarında ilkbaharın gelişi
kralların arabasına koşulmuş
ak atlardır kalçaların
ve has bir ozanın mızrap vuruşlarıdır
aralarında her zaman tatlı bir ezgi
sevgilim
başın kutusudur
aklın olan o serin mücevherin
başındaki saç yenilgi bilmeyen
bir yiğittir
omuzlarındaki saçlar
zafer davullarıyla yürüyen bir ordu
düşlerin ağaçlarıdır bacakların
meyvesi unutkanlığın özü
kızıllar giyinmiş satraplardır dudakların
öpüşü kralları birleştiren
bileklerin
kutsaldır
kanının anahtarlarının bekçileri
gümüş vazolardaki çiçeklerdir ayak
bileklerinin üstü
güzelliğinde flütlerin ikilemi
gözlerin aldatışı çanların
günlük kokuları arasından sezilen
(bkz: edward estlin cummings)
çeviren : cevat çapan
kralı karanlık olan
bir ülkedir senin saçların
alnın çiçeklerin bir havalanışı
başın dipdiri bir ormandır senin
uyuyan kuşlarla dolu
oğul oğul ak arıdır memelerin
dalı üstünde gövdenin
gövden nisandır benim için
koltukaltlarında ilkbaharın gelişi
kralların arabasına koşulmuş
ak atlardır kalçaların
ve has bir ozanın mızrap vuruşlarıdır
aralarında her zaman tatlı bir ezgi
sevgilim
başın kutusudur
aklın olan o serin mücevherin
başındaki saç yenilgi bilmeyen
bir yiğittir
omuzlarındaki saçlar
zafer davullarıyla yürüyen bir ordu
düşlerin ağaçlarıdır bacakların
meyvesi unutkanlığın özü
kızıllar giyinmiş satraplardır dudakların
öpüşü kralları birleştiren
bileklerin
kutsaldır
kanının anahtarlarının bekçileri
gümüş vazolardaki çiçeklerdir ayak
bileklerinin üstü
güzelliğinde flütlerin ikilemi
gözlerin aldatışı çanların
günlük kokuları arasından sezilen
(bkz: edward estlin cummings)
çeviren : cevat çapan
(bkz: sevgilim)
kim bilir ya ay
bir balonsa,şahane bir şehirden gelen
gökteki-güzel insanlarla dolu?
(ve ya sen ve ben girseydik
içine onun,ya onlar
alsaydı beni ve alsaydı seni balonlarına,
işte o zaman
biz çıkardık daha yükseklere tüm o güzel insanlarla
evlerden ve çan kulelerinden ve bulutlardan:
giderdik süzülerek
uzaklara ta uzaklara süzülerek şahane
bir şehre hiç kimsenin uğramadığı,orada
her daim
mevsim
bahardır)ve herkes
âşıktır ve çiçekler toplar kendi kendilerini
(bkz: edward estlin cummings )
bir balonsa,şahane bir şehirden gelen
gökteki-güzel insanlarla dolu?
(ve ya sen ve ben girseydik
içine onun,ya onlar
alsaydı beni ve alsaydı seni balonlarına,
işte o zaman
biz çıkardık daha yükseklere tüm o güzel insanlarla
evlerden ve çan kulelerinden ve bulutlardan:
giderdik süzülerek
uzaklara ta uzaklara süzülerek şahane
bir şehre hiç kimsenin uğramadığı,orada
her daim
mevsim
bahardır)ve herkes
âşıktır ve çiçekler toplar kendi kendilerini
(bkz: edward estlin cummings )
(bkz: kim bilir ya ay)
beni ister başkanı olsun sözünü ettiğiniz yerin
ya da kellifelli bir bay alicengiz isminde, yok
önemi, isterse milyonlarcası olsun öbür kopuklardan
ya da yalnızca birkaçı, kesinlikle değil
mesele ve isterse pijamalı olsun
ya da kefenli önemsizdir kokutur
bir satıcı pis kokar sevindirmek için
ama ister kendini sevindirsin ya da isterse başkasını
fark etmez satsın satabildiğince yeter ki
nefreti kılıfları eğitimi yılanyağını elektr
iklisüpürgeleri terörü çilekleri demok
ras(sorumluluk alıcınındır)iyi lüzumundan fazla saçları
ya da farz edin ki biz kavuşmuşuz insanaltı haklarına çoktan
edward estlin cummings
ya da kellifelli bir bay alicengiz isminde, yok
önemi, isterse milyonlarcası olsun öbür kopuklardan
ya da yalnızca birkaçı, kesinlikle değil
mesele ve isterse pijamalı olsun
ya da kefenli önemsizdir kokutur
bir satıcı pis kokar sevindirmek için
ama ister kendini sevindirsin ya da isterse başkasını
fark etmez satsın satabildiğince yeter ki
nefreti kılıfları eğitimi yılanyağını elektr
iklisüpürgeleri terörü çilekleri demok
ras(sorumluluk alıcınındır)iyi lüzumundan fazla saçları
ya da farz edin ki biz kavuşmuşuz insanaltı haklarına çoktan
edward estlin cummings
abdli şair ve yazar (massachusetts, 1894-north conway 1961). harvard üniversitesinde edebiyat öğrenimini tamamlayan (1916) e.e.cummings, birinci dünya savaşına gönüllü katıldı. fransada sağlık birliklerinde cankurtaran şoförlüğü yaptı. cepheden yazdığı mektuplarında savaşın yönetimini eleştirdiği savıyla, fransız sansür kurulu tarafından la ferte-macedeki toplama kampında üç ay gözetim altında tutuldu. resmi görevlilere güvensizliğini
pekiştirici olaylarla örülü gözetim günlerindeki deneyimlerini anlatan the enormous room (büyük koğuş) adlı romanı abd de savaşı dile getiren en iyi yapıtlardan biri sayılır. abd ne dönünce, savaş günleriyle ilgili yergi şiirlerini yayınladı. daha sonra şiirin yanı sıra roman, gezi notları, tiyatro oyunları, desen ve resim alanlarında yapıtlar verdi. 1925 yılında amerikan edebiyatına katkılarından ötürü dial şiir ödülünü, 1955 yılında ulusal kitap komitesi özel ödülünü ve 1957 yılında bollingen şiir ödülünü aldı. alay, yergi, yazım kurallarını hiçe sayma büyük harf kullanmayı reddetme, bürlesk ve kaligramlar kurma şiirinin özelliklerindendir. anglosakson şiirinin apolainairei olarak nitelendirilmiştir.
pekiştirici olaylarla örülü gözetim günlerindeki deneyimlerini anlatan the enormous room (büyük koğuş) adlı romanı abd de savaşı dile getiren en iyi yapıtlardan biri sayılır. abd ne dönünce, savaş günleriyle ilgili yergi şiirlerini yayınladı. daha sonra şiirin yanı sıra roman, gezi notları, tiyatro oyunları, desen ve resim alanlarında yapıtlar verdi. 1925 yılında amerikan edebiyatına katkılarından ötürü dial şiir ödülünü, 1955 yılında ulusal kitap komitesi özel ödülünü ve 1957 yılında bollingen şiir ödülünü aldı. alay, yergi, yazım kurallarını hiçe sayma büyük harf kullanmayı reddetme, bürlesk ve kaligramlar kurma şiirinin özelliklerindendir. anglosakson şiirinin apolainairei olarak nitelendirilmiştir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?