sozlukle alakasi sabri kadar olan kisi.
pantolon merkezli yasamak, dusunmek, yonelmek. aslinda erkeklerin hayatta yaptiklari hatalar diye genellendirilebilir.
o borcu odeyene kadar ebesinin sikilicegi dusunulurse, borc yigidin kamcisidir, faizler vibratorudur, kapitalizm deri pantolonudur, yigit her tur fantaziye uygundur, genis gorusludur. ebesi sol panelin ebesinden bile genistir.
borcu olan, ve borcuna sadik kalan kisinin o borcu odemek icin ugrasicagini, didinecegini, ve daha iyi gunlere gelecegini anlatan serbest pazar ekonomisi uzerine dayandirilmis sozcuk grubu.
genelde degil gogusunde vucudunun hicbir ucra noktasinda tek tel tuy bitmemis cocuklar tarafindan soylenmesi ilgi cekici olan futbol tekerlemesi.
siradaki sarki grup vitamin’den hata yapan butun kizlara geliyor,
yaptiklariniz bir sarki eder mi,
yazicaz ama sayfa yeter mi?
yaptiklariniz bir sarki eder mi,
yazicaz ama sayfa yeter mi?
bana irc’a kadin nickleriyle girip ortamdaki butun abazalarla dalga gecen erkek nufusunu hissettiren insan. sanirim samimiyetine inansam entry’lerine gulebilirdim. seksin bir radikallik, bir show amaci olmasindan rahatsizim. hayir biliyorum bende cok fazla entry girdim, sevmek, sevismekle ilgili. ama gozumu kapiyip elime uzerinde "ben hem kadinim hemde manyak ozgurum, dunya sikimde degil" yazan bir pankart alip sozluk sokaklarinda yurumedim.
hos yurusem arkamdan bu kadar buyuk bir topluluk ceker miydim o da bir soru isaretidir.
hos yurusem arkamdan bu kadar buyuk bir topluluk ceker miydim o da bir soru isaretidir.
bence "gereksiz kelime kullanimindan dogan anlatim bozuklugu" olarak tanimlanabilir. seks sevgiliyle yapilir zaten standard normlar icinde. ha kalkip "tup getiren cocukla seks yapmak" gibisinden bir aktivite yasanmissa o ayrica "tup getiren cocukla seks yapmak" adli baslikta incelemeye deger bir olaydir.
umutun yaygin bir erkek ismi olmasi, sabah ereksiyonu fenomeniyle birlesirse bu soze bambaska bir anlam katabilir.
houston tusu dogru duzgun tiklanilabilmelidir. her goruntu ayarlarimi degistirdigimde, yada baska bir internet gezgini kullandigimda beni hayatimdan bezdirmemelidir.
ozellikle farkli gezginler, yada gosterim ayarlari kullaniyorsaniz omrunuzun son nefeslerini verirken bile aramaya devam ediceginiz seydir.
genelde abuk subuk bir sey yazdiktan sonra hissedilir. yada girdiginiz entry beklenen orf ve adetlerin disindadir, mesela orhan pamugu savunmus, yada istiklal caddesine bir starbucks daha acilsin demissinizdir.
aslinda entrynizi silmeyip orada tuttugunuza gore cok da korkuyor olamazsiniz. olay sadece millete laf anlatmaya calisirken kanser olucaginiza dalalet ettigi icin biraz ic gecirmeniz normaldir.
aslinda entrynizi silmeyip orada tuttugunuza gore cok da korkuyor olamazsiniz. olay sadece millete laf anlatmaya calisirken kanser olucaginiza dalalet ettigi icin biraz ic gecirmeniz normaldir.
felsefeyle bilimin,
tumden gelimle matematigin birbirinden ne kadar ayri kavramlar olmasi gerektigini harika bir sekilde onumuze seren ornektir. biliriz ki matematiksel metadolojide "para butun problemlerin kokudur" gibi bir seyi kabul ediyorsak, bunun nereden ciktigini "isbat" etmemiz gerekir. gotumden uydurdumla ne matematik ne felsefe yapilir.
ha madem bir seyleri kabul edicez hicbir somutluga dayandirmadan, neden buna bilimsel bir kimlik kazandirmaya calisilri. kadin = problem. bitti.
tumden gelimle matematigin birbirinden ne kadar ayri kavramlar olmasi gerektigini harika bir sekilde onumuze seren ornektir. biliriz ki matematiksel metadolojide "para butun problemlerin kokudur" gibi bir seyi kabul ediyorsak, bunun nereden ciktigini "isbat" etmemiz gerekir. gotumden uydurdumla ne matematik ne felsefe yapilir.
ha madem bir seyleri kabul edicez hicbir somutluga dayandirmadan, neden buna bilimsel bir kimlik kazandirmaya calisilri. kadin = problem. bitti.
topluma ve kadin kavramina getirdigi ince elestirilerle buyuk alkisi hak etmis bir sair, dusunur, tiyatro ve kitap yazaridir.
21. yuzyilin en buyuk cilginliklarindan olan insanlari siniflandirma sevdasinda yapilmis karakter tahlili testlerinin cogunlugunun ortak cikim noktasi.
insani rahatlatan, uykusunu getiren, sinirlerini yatistiran kis icicegi.
ruzgar gucunu mekanik enerjiye donusturmek amacli alet. bu mekanik enerji daha sonrasinda, tahil ogutumu, su pompalanmasi, metal alasimlarinin dovulmesi hatta elektrik uretimi icin kullanilabilir.
yel degirmenlerinin boylari kanatlarindan degil, kulesinin uzerindeki yarimkurenin sanal agirlik merkezinden olculur. 2006 yilinda bile yeni yel degirmenleri yapilmakta, uretilmekte, kullanilmaktadir.
yel degirmenlerinin boylari kanatlarindan degil, kulesinin uzerindeki yarimkurenin sanal agirlik merkezinden olculur. 2006 yilinda bile yeni yel degirmenleri yapilmakta, uretilmekte, kullanilmaktadir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?