bu kadar anlamlı bir proje anca bu kadar gerizekalı bir reklamla piç edilebilirdi. hakikaten.
elif şafak gelecekse ilkokula manisada ilk baştan başlarım derim ben. o kadar yani.
abdnin kanımca en büyük iki komedyeninden biridir bu şahsiyet. tam bir hiciv ustasıdır, zeka küpüdür. takip edilebiliyorsa ne mutludur, ne güzeldir.
edit: diger komedyen chris rock da yazmayi unutmusuk.
edit: diger komedyen chris rock da yazmayi unutmusuk.
üstünde the hole yazan şeker. evet.
bir fenerbahçeli olarak gurur duyduğum maçtır. fenerbahçe bir italyan devini, beşiktaş bir ingiliz devini devirmişlerdir kendi sahalarında. sırada galatasarayın bir ispanyol devini devirmesi kalmıştır.
(bkz: uyan bey kıçın açık kalmış)
(bkz: uyan bey kıçın açık kalmış)
"every time is we have the control the games, under the control the games, during the games, we have the some possibilities, some chances, some okazyons" diyebilen yüce insan.
türkiye için:
"ifade özgürlüğünüz var, ifade ettikleriniz bizim düşündüklerimizle paralel olduğu sürece."
"ifade özgürlüğünüz var, ifade ettikleriniz bizim düşündüklerimizle paralel olduğu sürece."
talabaniyle canlı bağlantıya geçerek ne kadar büyük bir haberci olduğunu kanıtlamış insandır. evet, bunu kanıtlamıştır belki, ama ne olurdu sanki araya bir arapça tercüman koysaydınız. adam belli ki ingilizce bilmiyor, sen de bilmiyorsun; hatta fark ettim ki çevirmen de bilmiyor... nedir yani, hiç mi arapça bilen biri yok türkiye’de. hadi onu da geçtim, madem ingilizce konuşulacak, ingilizce konuşun. hangi dilde ki şöyle bir cümle?
"okey bat mistır pirezıdınt, nav, hiyır, burda sinirler çok gergin." hah. o da anladı zaten.
yani neymiş, türk medyası böyleymiş. kaş yaparken göz çıkarırmış. zira dün akşamki tercümelerde bunu gördük. talabani yoğun arap aksanıyla "pkk liderleriyle görüşeceğiz ve saldırıları durdurmalarını isteyeceğiz, sadece siyasi hayatlarına devam etmeleri konusunda teşvik edeceğiz ve onlar da bunu gözden geçirecek" derken, mali birand "yani, bi dakka bi dakka, şimdi şunu mu söylemeye çalışıyorsunuz? pkk ateşkes kararı mı aldı?" diyerek halkı manipüle etmişlerdir, hem de bu kadar hassas bir konuda...
ulan arapça tercüman bulamadın, bari ingilizce bilen bir tercüman koysaydın...
"okey bat mistır pirezıdınt, nav, hiyır, burda sinirler çok gergin." hah. o da anladı zaten.
yani neymiş, türk medyası böyleymiş. kaş yaparken göz çıkarırmış. zira dün akşamki tercümelerde bunu gördük. talabani yoğun arap aksanıyla "pkk liderleriyle görüşeceğiz ve saldırıları durdurmalarını isteyeceğiz, sadece siyasi hayatlarına devam etmeleri konusunda teşvik edeceğiz ve onlar da bunu gözden geçirecek" derken, mali birand "yani, bi dakka bi dakka, şimdi şunu mu söylemeye çalışıyorsunuz? pkk ateşkes kararı mı aldı?" diyerek halkı manipüle etmişlerdir, hem de bu kadar hassas bir konuda...
ulan arapça tercüman bulamadın, bari ingilizce bilen bir tercüman koysaydın...
muhteşem bir sahnedir, defalarca baştan baştan izlenir.
(bkz: nick nicki nickince)
ulan hakkaten ibrahim üzülmez diye bir futbolcu vardı dememe neden olmuş karşılaşmadır. özellikle altıpas içine yaptığı 20 metre yükseklikten inen ortalar, defansın üstüne çarptıra çarptıra orta yapması; ha bi de, iki kişinin arasında topu geri çekmesi, defans araya girince verdiği o ilginç tepki... aynaya baksa anlayacak ronaldinhoyla tek ortak noktasının çirkinlik olduğunu ama "aynalara küsmüş" sanırsam...
ha bi de bu arada, ozgurü yanımda sürükleyerek "ben de geliyorum."
ne avrupai sözlüğümüz varmış da haberimiz yokmuş amk. tutturmuşlar bir avrupa yakası. kardeşim ben anadolu çocuğuyum, anadolu rakçıyım, asiyim. nerde lan benim yakamda zirve?!
çocukluğunu bilirim ben bunun. ellerime doğdu desem yeridir. daha bu öteki sözlüklere pipisini gösterirdi, burda sabahlara kadar iki üç kişi entry kasardık. kimse kalmadı tabi o günlerden, gelenler oldu, gidenleri aratanlar, candan kandan olanlar oldu. koskocaman bir aile oldu.
koskoca iki buçuk sene, bu sözlükte yaşandı, bu sözlükle bir oldu. şimdi koskocaman adam olmuş, yakında okuma yazmayı da sökücek. işte o zaman kovacak beni direkt, "lan ipne sen neler yazmışsın bana, güvenmişim boşuna" diyecek. olsun, büyüsün.
yine de iyi ki doğdun be yavru!
koskoca iki buçuk sene, bu sözlükte yaşandı, bu sözlükle bir oldu. şimdi koskocaman adam olmuş, yakında okuma yazmayı da sökücek. işte o zaman kovacak beni direkt, "lan ipne sen neler yazmışsın bana, güvenmişim boşuna" diyecek. olsun, büyüsün.
yine de iyi ki doğdun be yavru!
11 ekim olsaydı ne süper olurdu dediğim, 20 ekimde össden mütevellit tehlikede olan ancak iki el kanda olsa bir şekilde gelinecek zirvedir. ne de olsa özür borcumuz var...
bir kanadalıyla "da" evlenmeme neden olacak filmdir. liste gititkçe kabarmakta, hayırlısı.
(bkz: enternasyonali kıçından anlayan insan evladı)
(bkz: enternasyonali kıçından anlayan insan evladı)
ii.
gece gece,
o kuş girdi rûyama,
kondu pencereme
her gece gelir gibi sanki
sohbet ettik dakikalarca
birbirini tanımanın
anlaşmanın
konuşmanın tüm rahatlığıyla.
içeri girmemişti,
penceredeydi öylece.
öylece,
öyle,
asil,
alımlı,
kendi...
israr etmedim girsin diye,
bu ev onun da eviydi,
ne de olsa dinlemeyecekti,
isteseydi,
girerdi.
bıraktım istediği gibi,
vakti geldi,
pencereme kuşlar geldi,
gitti.
rûyamda izledim yine,
zifiri karanlıkta,
parlayan tüylerini,
gidişini.
hiç bir zaman benim olmadı,
benim olmadan yitti...
gece gece,
o kuş girdi rûyama,
kondu pencereme
her gece gelir gibi sanki
sohbet ettik dakikalarca
birbirini tanımanın
anlaşmanın
konuşmanın tüm rahatlığıyla.
içeri girmemişti,
penceredeydi öylece.
öylece,
öyle,
asil,
alımlı,
kendi...
israr etmedim girsin diye,
bu ev onun da eviydi,
ne de olsa dinlemeyecekti,
isteseydi,
girerdi.
bıraktım istediği gibi,
vakti geldi,
pencereme kuşlar geldi,
gitti.
rûyamda izledim yine,
zifiri karanlıkta,
parlayan tüylerini,
gidişini.
hiç bir zaman benim olmadı,
benim olmadan yitti...
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?