(bkz: buzzer beater)
(bkz: sepulturk)
birisi size bir şeyi yapamayacağınızı iddia ettiğinde sizin ona verdiğiniz cevaptır. bu cevapla bırak bu şeyi yapmayı feriştahını yapacağınızı belli edersiniz.
hemen bir örnekle açıklayalım;
arkadaş: olm sen bu okulu bitiremezsin!
sepulturk: amına bile korum!
burda sepulturk isimli şahıs demek istiyor ki "bırak okulu bitirmeyi rektör bile olurum ben bu okula"
hemen bir örnekle açıklayalım;
arkadaş: olm sen bu okulu bitiremezsin!
sepulturk: amına bile korum!
burda sepulturk isimli şahıs demek istiyor ki "bırak okulu bitirmeyi rektör bile olurum ben bu okula"
biz ne yasin hayaller gördük bu ülkede. iki yıl yatarlar ondan sonra da alkışlar eşliğinde hapishaneden çıkarılırlar. türkiye onlarla gurur duyar sonra, her kapılar açılır.
klibinde michael stipeın leziz olduğu kadar anlamsız bir dansı vardır. dediğim gibi dans belki de bugüne kadar yapılmış en anlamsız danstır belki de ama bir o kadar da insanı kendine bağlar bu dans.
(bkz: goran ivanisevic)
2001de wimbledonu kazanmasının ardından göz yaşlarını tutamayarak izleyenleri de ağlatan hırvat tenisçidir. eğer yanlış hatırlamıyorsam bu finalde 30 küsür ace yapmıştır. en büyük rakibi yine kendisiydi. zira çok çabuk sinirlenen bir yapıya sahipti ve her maçta en azından bir raket kırardı.
tenisçilerin beyaz dışında her hangi bir renkte kıyafetle müsabakalara çıkması yasak olan yarışma.
bir amerikalıdan çok, gerek esmerliğiyle olsun gerekse göğüsündeki ormanla olsun bir türke benzeyen tensiçidir. bunda yunan asıllı olmasının etkisi büyüktür sanırım.
kısaca; women s tennis association. uluslararası turnuvalarda boy gösteren bayan tenisçilerin bağlı oldugu kuruluştur. erkeklerin ki için ise
(bkz: atp)
(bkz: atp)
kısaca, association of tennis players. uluslararası turnuvalarda boy gösteren erkek tenisçiler bu kurumda birleşirler. bayanların ki bundan farklıdır. bayan tenisçiler için ise
(bkz: wta)
(bkz: wta)
bir erkeği bile rahatça dövebilecek bir cüsseye sahip, gıdıklı başarılı tenisçi.
(bkz: mesut parlak)
iü’nün rektörüdür kendileri. bu kafayla nasıl rektör olmuştur tartışılır. bir roprtajında yaşar kemal ve orhan pamuk için "bizim okulumuzda ders veremezler, onların bazı sözlerini beğenmedim içime sindiremedim" diyordu. sayın rektör bunu sorgulamak size kalmaz. tam olarak müfredatı bilmesem de mutlaka hoca seçimlerinde bir kurul vardır. üniversitelerin kuruluş amacı gençlere hayatı öğretmektir. hayatı öğrenmenin içinde farklı görüşleri dinlemek de vardır, sizin gençlerden bu hakkı almaya hiç hakkınız yoktur. türkiyenin en büyük üniversitelerinden birinin böyle bir kafa yapısına sahip bir rektöre sahip olması ne acıdır.
sadece benim dikkatimi çekmemiş demek ki denilesi tarih. şöyle ki;
• gazeteci ve yazar uğur mumcu, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu katledildi. (1993)
• diyarbakırın sevilen emniyet müdürü gaffar okan uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. hizbullah operasyonları ile dikkat çeken ve hizbullahın ölüm listesinde birinci sırada yer alan okan, uğur mumcunun bombalı saldırıda öldürülüşünün 8. yılında öldürüldü. (2001)
• dışişleri eski bakanlarından ismail cem, akciğer kanseri tedavisi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. (2007)
• tiyatro ve sinema oyunculuğunun yanı sıra dublaj sanatçısı olan mümtaz sevinç, üsküdar’daki evinde kız arkadaşı banu baldır tarafından bıçakla öldürüldü. (2006)
• türkiyenin ilk haberleşme uydusu türksat-1, fırlatıldıktan 12 dakika 12 saniye sonra okyanusa düştü. (1994)
• yassıada duruşmalarında başsavcı altay ömer egesel, adnan menderesin idamını istedi. (1961)
• zonguldakta, ereğli kömür işletmelerine bağlı gelik ocağındaki grizu patlamasında 52 madenci öldü, 19 madenci yaralandı. (1955)
• istanbul küçükyalıda neşe sineması çöktü; 37 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı. (1959)
• gazeteci ve yazar uğur mumcu, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu katledildi. (1993)
• diyarbakırın sevilen emniyet müdürü gaffar okan uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. hizbullah operasyonları ile dikkat çeken ve hizbullahın ölüm listesinde birinci sırada yer alan okan, uğur mumcunun bombalı saldırıda öldürülüşünün 8. yılında öldürüldü. (2001)
• dışişleri eski bakanlarından ismail cem, akciğer kanseri tedavisi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. (2007)
• tiyatro ve sinema oyunculuğunun yanı sıra dublaj sanatçısı olan mümtaz sevinç, üsküdar’daki evinde kız arkadaşı banu baldır tarafından bıçakla öldürüldü. (2006)
• türkiyenin ilk haberleşme uydusu türksat-1, fırlatıldıktan 12 dakika 12 saniye sonra okyanusa düştü. (1994)
• yassıada duruşmalarında başsavcı altay ömer egesel, adnan menderesin idamını istedi. (1961)
• zonguldakta, ereğli kömür işletmelerine bağlı gelik ocağındaki grizu patlamasında 52 madenci öldü, 19 madenci yaralandı. (1955)
• istanbul küçükyalıda neşe sineması çöktü; 37 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı. (1959)
türkiye açısından pek hayırlı bir gün olduğu söylenemez.
24 ocak 1993: uğur mumcu bir suikast sonucu hayatını kaybetti.
24 ocak 2001: gaffar okkan bir sukiast sonucu hayatını kaybetti.
24 ocak 2007: ismail cem akciğer kanserine yenik düştü.
24 ocak 1993: uğur mumcu bir suikast sonucu hayatını kaybetti.
24 ocak 2001: gaffar okkan bir sukiast sonucu hayatını kaybetti.
24 ocak 2007: ismail cem akciğer kanserine yenik düştü.
(bkz: gaffar okkan)
1940 yılında istanbul’da doğan ismail cem, 1959 yılında istanbul robert kolej, 1963’te de lozan üniversitesi hukuk fakültesi’nden mezun oldu. paris siyasal bilgiler enstitüsü’nde siyaset sosyolojisi dalında master yapan ismail cem, 1963 yılından itibaren çeşitli gazetelerde yazı işleri müdürlüğü, genel yayın müdürlüğü yaptı.
daha genç bir gazeteciyken yazdığı “türkiye’de geri kalmışlığın tarihi” adlı kitapla özellikle sol çevrelerde büyük yankı uyandıran ismail cem, 1974’te ecevit hükümeti sırasında trt genel müdürlüğü’ne getirildi.
bu dönemde trt’de önemli atılımlar yaptı. türkiye’nin tek tv kanalı olan trt’de nitelikli belgeseller, dizi filmler ve filmler yayınlandı.
ancak trt’daki bu yenilikçi atılım muhafazakar çevrelerin tepkisini çekti.
muhalefet partileri tarafından büyük tepki toplayan cem, 1’inci milliyetçi cephe hükümetinin gelişiyle trt’deki görevinden ayrıldı.
daha sonra çıkardığı sosyalist eğilimli “politika” gazetesi 12 eylül’le birlikte yayın hayatına son vermek zorunda kaldı.
1980 sonrasında sosyal demokrat halkçı parti’de aktif siyasete atılan cem, 1987 ve 1991 seçimlerinde istanbul’dan milletvekili seçildi.
deniz baykal’ın liderliğini yaptığı “yeni sol” akımını kavramsallaştıran cem, 1995 seçimleri arifesinde önemli bir tercih değişikliği yaptı ve dsp’ye katıldı.
ecevit’in kayseri’den aday gösterdiği cem’i harcamak istediği ileri sürüldü, fakat cem aktif bir kampanya yürüterek daha önce hiçbir bağının olmadığı kayseri’den milletvekili seçildi.
ecevitler tarafından dsp meclis grup yönetim kurulu üyeliğine seçilen cem, asıl başarısını yurtdışında gösterdi. avrupa konseyi parlamenter meclisi sosyalist grubu başkanvekilliği’ne seçildi.
1995’te kurulan 50. hükümette kültür bakanlığı yapan cem, 30 haziran 1997’de dışişleri bakanlığı’na getirildi.
11 temmuz 2002 tarihine kadar dışişleri bakanlığı yapan cem, cumhuriyet tarihinde bu görevi en uzun süre yürüten bakanlar arasında yer aldı ve dışişleri’ndeki parlak kariyeriyle dünyada türkiye’nin batılı yüzü olarak tanındı. özellikle yunanistan’ın ile ilişkilerin geliştirilmesinde büyük rol oynadı. hatta, yunanistan dışişleri bakanı papandreu ile birlikte 2000 yılında dünyada ‘yılın devlet adamı ödülü’nü aldı.
2002 yazında ecevit’le yollarını ayıran ismail cem, hüsamettin özkan, istemihan talay ve dsp’den kopan diğer milletvekilleriyle ile birlikte yeni türkiye partisi’ni kurdu.
ilk hayal kırıklığını kemal derviş’in chp’ye katılmasıyla yaşayan cem’in partisi 3 kasım seçimlerinde yüzde 1 oy alarak barajın altında kaldı.
seçimlerin ardından akciğer kanseri tedavisi için abd’ye giden ismail cem ile chp genel başkanı baykal arasında gerçekleşen telefon görüşmeleri chp ile ytp arasında birleşmeye giden yolun ilk adımını oluşturdu.
baykal’dan gelen birleşme teklifini kabul eden cem, ytp’nin ekim 2004 ‘te son kez yapılan kurultayına katıldı.
cem, chp’nin 29 ocak 2005’teki olağanüstü kurultayının ardından genel başkan başdanışmanlığına getirildi.
daha genç bir gazeteciyken yazdığı “türkiye’de geri kalmışlığın tarihi” adlı kitapla özellikle sol çevrelerde büyük yankı uyandıran ismail cem, 1974’te ecevit hükümeti sırasında trt genel müdürlüğü’ne getirildi.
bu dönemde trt’de önemli atılımlar yaptı. türkiye’nin tek tv kanalı olan trt’de nitelikli belgeseller, dizi filmler ve filmler yayınlandı.
ancak trt’daki bu yenilikçi atılım muhafazakar çevrelerin tepkisini çekti.
muhalefet partileri tarafından büyük tepki toplayan cem, 1’inci milliyetçi cephe hükümetinin gelişiyle trt’deki görevinden ayrıldı.
daha sonra çıkardığı sosyalist eğilimli “politika” gazetesi 12 eylül’le birlikte yayın hayatına son vermek zorunda kaldı.
1980 sonrasında sosyal demokrat halkçı parti’de aktif siyasete atılan cem, 1987 ve 1991 seçimlerinde istanbul’dan milletvekili seçildi.
deniz baykal’ın liderliğini yaptığı “yeni sol” akımını kavramsallaştıran cem, 1995 seçimleri arifesinde önemli bir tercih değişikliği yaptı ve dsp’ye katıldı.
ecevit’in kayseri’den aday gösterdiği cem’i harcamak istediği ileri sürüldü, fakat cem aktif bir kampanya yürüterek daha önce hiçbir bağının olmadığı kayseri’den milletvekili seçildi.
ecevitler tarafından dsp meclis grup yönetim kurulu üyeliğine seçilen cem, asıl başarısını yurtdışında gösterdi. avrupa konseyi parlamenter meclisi sosyalist grubu başkanvekilliği’ne seçildi.
1995’te kurulan 50. hükümette kültür bakanlığı yapan cem, 30 haziran 1997’de dışişleri bakanlığı’na getirildi.
11 temmuz 2002 tarihine kadar dışişleri bakanlığı yapan cem, cumhuriyet tarihinde bu görevi en uzun süre yürüten bakanlar arasında yer aldı ve dışişleri’ndeki parlak kariyeriyle dünyada türkiye’nin batılı yüzü olarak tanındı. özellikle yunanistan’ın ile ilişkilerin geliştirilmesinde büyük rol oynadı. hatta, yunanistan dışişleri bakanı papandreu ile birlikte 2000 yılında dünyada ‘yılın devlet adamı ödülü’nü aldı.
2002 yazında ecevit’le yollarını ayıran ismail cem, hüsamettin özkan, istemihan talay ve dsp’den kopan diğer milletvekilleriyle ile birlikte yeni türkiye partisi’ni kurdu.
ilk hayal kırıklığını kemal derviş’in chp’ye katılmasıyla yaşayan cem’in partisi 3 kasım seçimlerinde yüzde 1 oy alarak barajın altında kaldı.
seçimlerin ardından akciğer kanseri tedavisi için abd’ye giden ismail cem ile chp genel başkanı baykal arasında gerçekleşen telefon görüşmeleri chp ile ytp arasında birleşmeye giden yolun ilk adımını oluşturdu.
baykal’dan gelen birleşme teklifini kabul eden cem, ytp’nin ekim 2004 ‘te son kez yapılan kurultayına katıldı.
cem, chp’nin 29 ocak 2005’teki olağanüstü kurultayının ardından genel başkan başdanışmanlığına getirildi.
hakkın da 5 tane entry girildiğini gördüğüm de "ehehe girim de hakkında bu kadar entry girilince öldü sandı diye bi bkz verim" diye düşünürken gerçekten vefat ettiğini görünce şok geçirmeme sebep olan, duruşu ve beyefendiliğiyle türk siyaset tarihinde iyi yerlerde görülecek eski dışişleri bakanımız.
legoya göre çok daha yetersiz kalan olaydır. en basitinden bir oyuncak olduğu düşünüldüğünde oynayan çocuğun yaratıcılığını kullanmasına pek izin vermez. zira bir çocuk o planlar olmadan hiç bir şey yapamaz bu denyo oyuncaklarla
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?