ingilizcede osbiri erkeğin kendi kendisini değilde bir hatunun erkeği elle tatmin etmesi anlamına gelen kelimedir argoda.
rekird şeklinde okunduğunda rekor, rikord diye okunduğunda ise kayıt anlamına gelen ingilizce kelime.
serway fizikin yazarlarından biri. bir diğeri için; (bkz: raymond a serway)
üniversitelerde, mühendislik ve fen fakültelerinin bir numaralı fizik kitabı. kurşun geçirmediğine dair söylentiler gezmektedir etrafta bu kitapla ilgili. kitabın yazarları raymond a serway ile robert j beichnerdir.
genellikle ince uzun olan ve usta bir öğrencinin bir kitabı sığdırabildiği kağıtlardır. kitabına göre de değişir tabi sen gidip bir serway fizik sığdırmaya çalışırsan işlevsiz kalır o kağıt.
(bkz: bunu yapan insan olamaz)
üniversitelerde hocalardan zaman zaman işittikleri azarların hırsını öğrencilerden çıkarmaya çalışan ama çoğu zaman ters tepince kuyruklarını sıkıştırıp giden insanlar.
bu arkadaşlar ikiye ayrılırlar.
ilki öğrencilerin sevdikleri türdendir. bunlar öğrencilere sınavlarda kopya çekmeleri için izin verirler, sınav kağıtlarını okudukları zaman ekstradan puanlar verirler, öğrencilerle beraber içer sıçar yemek yerler, halı sahaya giderler öğrencilerle.
ikinci tür ise öğrencilerin bütün nefretini üstlerine çekmek için ellerinden geleni ardlarına koymazlar. sınavlarda göz açtırmazlar, okudukları sınav kağıtlarından kıt ötesi notlar verirler, öğrenciyle zerre muhattap olmazlar, it muamelesi yaparlar öğrencilere. öğrenciler de onlara it muamelesi yaparlar haliyle, dayak bile yerler öğrencilerden.
ama bilinmesi gereken bir durum vardır ki onların da okuldaki pozisyonu bizden çok farklı değildir. ne akademik kariyerleri vardır ne de bir öğretim görevlisi sıfatları. sadece kağıtları okurlar bazen kaldı ki bu da onların elinde yeteri kadar iyi bir silahtır. bir öğrencinin asistanla arası ne kadar iyi olursa olsun asla güvenmemelidir asistana. sınavda kağıdı elinden alıverir hiç bir şey diyemezsin.
bu arkadaşlar ikiye ayrılırlar.
ilki öğrencilerin sevdikleri türdendir. bunlar öğrencilere sınavlarda kopya çekmeleri için izin verirler, sınav kağıtlarını okudukları zaman ekstradan puanlar verirler, öğrencilerle beraber içer sıçar yemek yerler, halı sahaya giderler öğrencilerle.
ikinci tür ise öğrencilerin bütün nefretini üstlerine çekmek için ellerinden geleni ardlarına koymazlar. sınavlarda göz açtırmazlar, okudukları sınav kağıtlarından kıt ötesi notlar verirler, öğrenciyle zerre muhattap olmazlar, it muamelesi yaparlar öğrencilere. öğrenciler de onlara it muamelesi yaparlar haliyle, dayak bile yerler öğrencilerden.
ama bilinmesi gereken bir durum vardır ki onların da okuldaki pozisyonu bizden çok farklı değildir. ne akademik kariyerleri vardır ne de bir öğretim görevlisi sıfatları. sadece kağıtları okurlar bazen kaldı ki bu da onların elinde yeteri kadar iyi bir silahtır. bir öğrencinin asistanla arası ne kadar iyi olursa olsun asla güvenmemelidir asistana. sınavda kağıdı elinden alıverir hiç bir şey diyemezsin.
(bkz: asistan)
aynı anda hem kaynak toplayıp, hem birim üretip hem de savaşılan strateji oyunlarıdır. bu tarz oyunların atası dune 2 olup şu anki kralları company of heroes ve aoe serisidir.
(bkz: real time strategy)
(bkz: gerçek zamanlı strateji)
günümüz gzs’lerinin atasıdır. stratejilere adam akıllı senaryolar ilk kez bu oyunla konulmuştur. şimdi adını hatırlıyamadıgım üç ırk vardı yönetilebilecek. çöllerde geçerdi ve gerçek yapay zekaya sahip ilk oyunlardandı.
(bkz: dune 2)
yiğit özgür’ün getirdiği akımdan feci şekilde etkliendiği sezinlenen yazar. arada sırada iyi şeyler çıkar.
eğer birazcık delikanlıysa bu erkek modeli -hani karısına karşı süper delkanlı ya- gelir beni ve benim gibi diğer erkekleri dövmeye kalkışır. bakalım bu kavgadan kim galip ayrılacak. ayrıca;
(bkz: hain evlat ökkeş)
(bkz: hain evlat ökkeş)
(bkz: sütü seven kamyoncu modeli)
(bkz: öküz çevirme)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?