confessions

ankakusu

- Yazar -

  1. toplam entry 7682
  2. takipçi 1
  3. puan 129423

ibrahim kafesoğlu

ankakusu
ibrahim kafesoğlu

türk milliyetçiliğinin, tarih ve kültürünün büyük adamı, emsalsiz yorumcusu, tarih ve kültür adamı kafesoğlu, 1914 yılı ocak ayında burdur’da doğmuştur. babası receb bey cihan savaşında erzurum cephesinde şehit düşmüştür.

annesi hatice hanım oğlunu büyük fedâkarlıklar pahasına yetiştirmiştir. okulunu her yıl birincilikle bitirdi. kafesoğlu dedesi hacı ahmed ağa’nın yanında tefenni ilkokulu’nu, izmir muallim mektebi’ni bitirerek 1932’de afyon’da hocalığa başlamıştır. 1936’da ankara dil ve tarih-coğrafya fakültesi’ne girmiştir. burada da çok değerli hocaların yanında 1940’da yüksek tahsilini tamamlamıştır. doktorasını macaristan’da yapmıştır. 1945’de yurda dönmüştür.

üniversitelerimizin çeşitli kademelerinde binlerce öğrenci yetiştirdikten sonra, 18 ağustos 1984’de istanbul’a vefat etmiştir. mekânı cennet olsun. rahmetli hoca ile birçok dernek kurucusu olduk ki bunların en önemlisi diyebileceğimiz türk edebiyatı cemiyeti’dir (şimdiki türk edebiyatı vakfı) hocanın yazı yazdığı süreli yayınların miktarı bir hayli kabarıkdır.

eserlerine gelince bunları şöyle saya biliriz:

1- macaristan tarihi,
2- sultan melikşah devrinde büyük selçuklu imparatorluğu,
3- selçuklu alesinin menşei hakkında,
4- harzemşahlar tarihi,
5- türkler ve medeniyet,
6- malazgirt meydan muharebesi,
7- türk milliyetçiliğinin meseleleri,
8- eski türk dini,
9- selçuklu tarihi,
10- sultan melikşah
11- türk tarih ve kültürü,
12- tarih (lise i ve ii. sınıfları için),
13- türk millî kültürü
14- kutadgu bilik ve kültür tarihimizdeki yeri
15- atatürk ilkeleri ve dayandığı tarihî temeller
16- türk-islâm sentezi.

yayınlanacak pek çok eseri de henüz kitaplaşmamıştır. “türk millî kültürü” eserinden dolayı türkiye millî kültür vakfı’nın büyük armağanını kazanmış ve yine aynı vakıf tarafından büyük kültür armağanını almıştır. daha sonraları pek çok kültür armağanları almıştır.

http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=261

zeki velidi togan

ankakusu
zeki velidi togan

zeki velidi togan, 10 aralık 1890 tarihinde başkurt ilinde isterlitamak’a bağlı küzen köyünde doğdu. daha ilk mederse tahsilini yaparken bir yandan da özel rusça dersleri alıyordu. öğretmen olan annesinden farsça öğrenmeyi de ihmal etmiyordu. 1902 yılında orta tahsil için ütek’e bulunan dayısı habib neccar’ın medresesine gitti. buradaki öğrenimi sırasında arapça dersler alarak dil bilgisini geliştirdi.

1908’de köyünden kaçarak kazan’a gelip burada özel dersler aldı. bu arada katanov ve aşmarin gibi bilginlerle tanıştı. 1909 yılında mezun olduğu kasımiye medresesine “türk tarihi ve arap edebiyatı tarihi muallimi” oldu. 4 yıl süren bu öğretmenliği sırasında 1911 sonlarında yayınladığı türk ve tatar tarihi adlı kitabı sayesinde meşhur olmaya başladı. bu eserin iyi yankıları sayesinde kazan üniversitesi arkeoloji ve tarih cemiyeti’ne aza seçildi.

1913’te fergane’ye, 1914’te buhara’ya araştırmalar yapmak için gönderildi. bu seyahat neticelerine ait hazırlamış olduğu raporlar başta petersburg arkeoloji cemiyeti olmak üzere kazan ve taşkent arkeoloji cemiyetleri mecmualarında yayınlandı. bu arada prof. katanov’un şimdi istanbul üniversitesi türkiyat enstitüsü’nün esas nüvesini teşkil edecek olan kitaplarının türkiye’ye gönderilmesine vesile oldu.

daha sonra rus millet meclisi duma’da ufa müslümanlarının temsilcisi olarak bulunmak üzere petersburg’a gitti. bilimsel çalışmalarına siyasî çalışmalarını da eklemiş oluyordu. bu sırada bolşevik ihtilâli patlak verince o da türklerin durumunun düzelmesi için mücadeleye girişti.

bolşevik ihtilâli’nden 22 gün sonra 29 kasım 1917’de başkurt ilinin muhtariyeti ilan edildi. örenburg’u 18 şubat 1918’de işgal eden sovyetler onu tutukladılarsa da 7 haziran’da hapisten kaçtı. başkurt hükümeti kurulduğunda togan, harbiye nazırı oldu. bundan sonra lenin, stalin ve troçki ile defalarca görüşütü fakat olumlu sonuç alamayınca türkistan’a çekilip orada mücadeleye karar verdi.

1920-23 yıllarında türkistan’da amansız bir mücadeleye girişti ise de başarılı olamadı. basmacı hareketi’nin içinde bulundu. türkistan millî birliği’nin kurucusu ve ilk başkanıdır.

paris, londra ve berlin’deki bir çok orta-asya tarihçisi onunla çalışmak istemesine rağmen, devrin türkiye milli eğitim bakanı hamdullah suphi, fuat köprülü, rıza nur, yusuf akçura’nın istekleri sayesinde türkiye’den davet aldı.
20 mayıs 1925’te geldiği türkiye’de maarif vekâleti telif ve tercüme encümeni’ne tayin edilmiştir. o zamanki ankara’nın kitap açısından yetersiz olması yüzünden kendi isteği ile istanbul darülfünun’u türk tarihi müderris muavinliği’ne tayin edildi.
bundan sonra istanbul ve anadolu kütüphanelerinde hummalı çalışmalarına başladı. fakat, 1932’de i. türk tarih kongresi’nde tıp doktoru reşit galip’in sunduğu orta asya’da iç deniz olduğu ve bunun sonradan kuruduğu konusu hakkındaki tebliğini eleştirince, togan aleyhine bir kamuoyu oluştu. kendisine takınılan bu kötü tutum üzerine ülkeyi terk etme kararını verdi. 8 temmuz 1932’de istifa ederek viyana’ya gitti.

1935’te doktora çalışmalarını bitirdikten sonra bonn üniversitesi’nde, 1938’de göttingen üniversitesi’nde ders verdi. 1939’da millî eğitim bakanı’nın daveti üzerine tekrar türkiye’ye geldi. istanbul üniversitesi’nde umumî türk tarihi kürsüsü’nü kurdu.
ikinci dünya savaşı’nın sonlarına doğru türkiye’de sovyetler aleyhine faaliyet ve turancılık suçundan tutuklanıp mahkeme edildi. 10 yıl hapse mahkum edildiyse de askerî mahkeme kararı bozdu ve togan beraat etti.
1948’de yeniden döndüğü üniversitedeki görevine ölümüne kadar devam etti. 1951’de istanbul’da toplanan xxi. müsteşrikler kongresi’ne başkanlık etti. bu onun bilimsel alandaki şöhretini çok daha artırdı.
zeki velidi togan 26 temmuz 1970’te istanbul’da vefat etti.

http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=2224

doğan avcıoğlu

ankakusu
1926 yılında bursa’da dünyaya geldi. ilk ve ortaöğrenimini tamamladıktan sonra fransa’ya gitti. fransa’da iktisat ve siyasal bilimler eğitimi gördü. 1955’de türkiye’ye dönerek ortadoğu amme idaresi enstitüsü’nde asistan oldu. 1956’dan sonra haftalık akis ve kim dergilerinde yazıları yayımlandı. cumhuriyet halk partisi’nin (chp) araştırma biriminde çalıştı ve partinin yayın organı ulus gazetesinde yazılar yazdı. 27 mayıs 1960’tan sonra chp kontenjanından kurucu meclise üye seçildi. 1961 anayasasının hazırlanmasında görev aldı. 1960-61’de vatan ve ulus gazetelerinde yazarlık, ankara radyosunda dış haber yorumculuğu yaptı.


1961’de mümtaz soysal ve cemal reşit eyüboğlu ile birlikte yön dergisini kurdu. 1967’ye değin yayınlanan yön dergisi,1960’tan sonra belirli bir gelişme gösteren türkiye sol hareketi içinde bir tür "kemalist sosyalizm" anlayışının savunuculuğunu yaptı. 1960 sonrası sol düşünce ve eylemin biçimlenmesinde derin etkileri olan bu dergi , 1930’lardaki kadro hareketinin görüşleriyle önemli benzerlikler taşıyordu. avcıoğlu’na göre üstyapı alanında başarılı olan kemalist devrim altyapıda, dışa bağımlı sermaye ile toprak ağalarının etkisini kıramamıştı. dolayısıyla kemalist devrimin altyapıda sürdürülmesi, radikal bir toprak reformu ,devletçi sanayileşmenin ve ekonomik alanda tam bağımsızlığın gerçekleştirilmesi halen türkiye’nin gündemindeydi.


doğan avcıoğlu 1968’de yayınladığı türkiyenin düzeni adlı kitabında türkiye’nin geri kalmışlığının nedenlerini araştırıyor, yukarıdaki öğeleri içeren "milli devrimci kalkınma modeli" adını verdiği bir tür devletçi- sosyalist bir ekonomi modeli öneriyordu. topladığı ilgi kadar eleştiriye de uğrayan türkiye’nin düzeni adlı yapıt siyasal etkisinin yanı sıra, türkiye’nin sosyo-ekonomik yapısı ve tarihi üzerine araştırmaların yaygınlaşmasında çığır açıcı bir rol oynamıştır.


doğan avcıoğlu, 1963-65 arasında türk-iş araştırma merkezi müdürlüğü, 1968-69’da chp yüksek danışma kurulu üyeliği yaptı.1969’da yön’deki siyasal görüşlerini daha net bir şekilde dile getirdiği haftalık devrim gazetesini çıkardı. bu gazete 12 mart 1971 muhtırasında kapatıldı.


avcıoğlu 1971’de yayımladığı devrim üzerine adlı kitabında, öngördüğü devrim stratejisi ve programı konusundaki görüşlerini dile getirdi. ona göre devrim, kemalist aydınların yol göstericiliğinde, kemalist askerlerin öncülüğünde bir geniş cephe tarafından gerçekleştirilebilirdi.


12 mart döneminde emekli general cemal madanoğlu ile birlikte tutuklanarak, orduyu isyana teşvik iddiasıyla yargılandı ve beraat etti.


1973 sonrasında siyasal yaşama katılmadı. milli kurtuluş tarihi ve türklerin tarihi adlı çalışmalarını hazırladı. 4 kasım 1983’de öldü.

http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=1285

sadri maksudi arsal

ankakusu
sadri maksudu arsal(1879-1957)

sadri maksudi arsal 5 agustos 1879’da kazan sehrinin tassu koyunde ailenin son cocugu olarak dunyaya gelir. okul yasi geldiginde koy okuluna gider. 1888’de allamiye medresesine gonderilir. daha cocuk caginda (14 yasinda) maksudi ingilizceden fransizcaya , fransizcadan istanbul turkcasine cevrilmis robinson crusoe adli kitabi kazan turkcesine cevirir. agabeyi hadi efendinin duzeltmelerinden sonra, bir bu ceviri yayinlanir. 16 yasinda ise tabakat-ul arz yerin tabakalari adli ilmi yapiti istanbul turkcesinden kazan turkcesine aktarir. allamiye medresesinden mezun oldugu 1895 yilindan sonra ismail gaspirali’nin istegi uzerine agabeyi hadi efendi tarafindan kirima goturulur. maksudi arsalin hayatinin belkide en onemli olaaylarindan biri de gaspiraliyla kirimda tanismasidir. gaspiralinin maksudiye asiladigi en onemli dusunce turk birligi’dir. daha sonraki yillarda maksudi benim manevi babam gaspiralidir diyerek, gaspiralinin yasamindaki onemini ifade etmisstir. maksudi 1898’de bir de roman yazmis ve romanini agabeyinin yardimiyla bastirmistir. sadri maksudi 1901 yilinda ogretmen okulunu bitirir ama okumaya devam etmek istemektedir. ailesi agabeyi hadi efendiye danismasini onerir. agabeyi sadriye ogretmenlige istanbulda devam etmesi yonunde telkinlerde bulunur. bundan sonra maksudi bahcesaraya gelip, meseleyi gaspiraliya anlatir. gaspirali da abdulhamidin istibdatindan bahseder ve parise gitmesini onerir. maksudi once istanbula ordan da 1901 yilinin sonunda parise gider. sorbon universitesi hukuk fakultesine kaydolur. maksudi pariste yusuf akcurayla da tanisir. 1906’da okulunu bitirip rusya’ya geri doner. doner donmez ninjinov gorod’a gider.gidis sebebi adi gecen sehirde 3. rusya muslumanlari kongresinin yapilmasidir. gaspirali maksudiyi merkez komitesi uyeligine secmistir bile. maksudi 1907’de acilan 2. dumada milletvekili olarak karsimiza cikar. maksudi burda en soven ruslarin bile oylarini alarak baskanlik divanina secilir. sadri maksudi duma uyesi olarak petersburgda bulundugu yillarda turkoloji ve turk dili alanlarinda kendini yetistirdi.1907 yilinin basinda 1910 yilinin kadar radlovun ogrencileri kabul ettigi gecelere duzenli olarak devam etti.1910 yilina gelindiginde raimogullarindan sakir efendinin kiziyla evlenir maksudi. car zamaninda butun valiler gecici hukumet tarafindan gorevden alinmakta ve onlarin yerine tayinler yapilmaktaydi. turkistana 9 kisilik bir komite gonderilecekti ve gonderilecek uyelerden biride maksudiydi. bl edip 1917’de bu gorevi kabul edip turkistana geldi. mustafa cokay, maksudinin turkistanda olmasi hakkinda sadri maksudinin taskentte olmasi bizim icin son derece gerekliydi, demistir. maksudi haziran ayinin basinda, taskentten kazana doner. bolsevikler ile gecici hukumet arasindaki problemlerin sonucunda bolseviklerin guclenmesi, maksudiye muhtar bir cumhuriyet kurma fikrini dusundurmustu. ic rusya ve sibirya turk-tatarlari milli-medeni muhtariyeti fikri 21 temmuz 1917de toplanan butun rusya muslumanlari kongresine sunulmus ve kabul edilmisti. sadri maksudinin baskanliginda bir muhtariyet komisyonu kuruldu. 23 kasim 1917’de maksudinin bu muhtar cumhuriyetin cumhurbaskani oldugunu goruyoruz. bolsevikler devleti ele gecirip muhtar cumhuriyeti de ortadan kaldirdiktan sonra maksudinin pesine dustuler. maksudi ise gizlice 1918de finlandiyaya kacti. ordan da once berline, sonra ise 1919 mayisinin ortasina dogru parise gecti. 1923’de sorbon universitesinde hocaliga basladi. bir dizi konferans vermek icin geldigi turkiyede 24 kasim 1927’de gazi mustafa kemal ile tanisti ve gazinin gelin turkiyede vazife alin teklifine, emredersiniz pasam, diyerek cevap verdi. 1925’de turkiyeye yerlesmistir. turkiyede bulundugu yillarda ’’turk hukuk tarihi’’ kursusunu kurmus,tarih ve dil ile ilgili calismalarda surekli gazinin yanibasinda bulunmustur. maksudinin 1956 sonunda baslayan rahatsizligi 1957 basinda ciddilesmis, 17 subat 1957de komaya girmis uc gun sonra da olmustur.

sadri maksudinin milliyetcilik anlayisi

sadri maksudi milliyetciligin sosyolojik bir olgu oldugunu savunur. s. maksudi bu sosyolojik olguyu biyolojik temellere dayandirir. normal bir insanin bilgi ve kulturu arttikca, milli sezgileri de daha suurlu bir hal alir, der. milleti teskil eden unsurlari 9 oge altinda toplar. bunlar:
1: milleti teskil eden fertlerin uzun zaman ayni devlet icinde,ayni otoritelere,ayni hukuki nizama tabi olarak yasamalari.
2: yeterli kalabalikta nufus.
3: belirli bir ulke.
4: ayni devlet icinde uzun sure istiklal sahibi olarak yasamis bulunmak.
5: orf ve adet birligi.
6: dil birligi.
7: ortak dini inanclar.
8: musterek ruhi teyammullerin ve bu teyammullerden dogan hareket ve dusunce tarzlarinin olusturdugu milli seciye.
9: millet ekseriyetinin ayni irktan olmasi.

sadri maksudi’nin dil gorusleri

sadri maksudu’nin dil ile ilgili gorusleri 6 madde altinnda incelenebilir. bunlar:
1: dillerin olusumunda ’’suursuz ve suurlu yapilma’’devirleri olmak uzere iki devir vardir. soyle ki: sozlerin yaratilmasi, suursuz oldugu gibi dilbilgisi kurallainin, soyleyis bicimlerinin yapilmasi ve genellesmesi de suursuzdur. ikinci devreye gecmek icinse yaziya sahip olmak, siyasi olarak yukselmek,medenilesmek ve kentlesmek sarttir. bu devirde ki suurlu isleme isini bilginler ve aydinlar yapar.
2: turk dili vasiflari olan ustun bir dildir. bunun sebepleri: a) soz koklerinin degismezligi, sabitligi. b) soz sekillerinin kuralliligi. c) fiil cekimlerinin zenginligi. d) soz koklerinin zenginligi. e) eklerin bollugu. f) unlu uyumunun olmasidir.
3: turklerde cesitli devir ve sahalarda edebi diller yaratilmistir.
4: turkceye arapca ve acemce sozlerin girmesi tabii ve tarihi bir zaruret neticesi degildir.
5: genel bir edebi turk dili yaratilmalidir.
6: yazi dilimiz turkcelesmelidir.

sadri maksudinin tarih gorusleri

sadri maksudi ’’milli suurun olusmasinda en onemli unsurlardan biri tarih suurudur’’ der. turk milletinin basari ve basarisizlikl sebeplerinin tarihi incaleyerek anlayabilecegimizi ileri surmus ve bu konudaki ilk calismayi da o yapmistir. islam oncesi turk hukuk tarihininde ilk arastirmasi kendisi tarafindan yapilmistir. ayrica turk hukuk tarhi kursusunu ulkemizde kuran da kendisidir.

alinti...

unutulanlar dışında yeni bir şey yok

ankakusu
kitabin 350. sayfasinda, sehitlerin oldugu listede bir akrabamin adi yazmaktadir.
kitabi bir kac sene once alip , okumama ragmen bu gercegi kan uykusu belgeseli vesilesiyle ogrenmis oldum. belgeseli izlerken bir akrabamizin sehit dustugu annem tarafindan anlatildi, bir kac gun sonra kitapta inceleme yaptim ve tebessumlu aciyi, uzuntuyu ogrendim.
ve evin tek oglunun, uc cocuk babasinin, tezkeresini almaya uc gun kala, sehit edilmesini ogrendim.

(bkz: vatan sagolsun)

yaran diyaloglar

ankakusu
- hey amigo, que sabata, kes sikini, yap salata...
+ laaaan kafirin oglu o laf ney oyle? sen yap salatayi essolessek!...
- ben yaptim cok guzel oluyo.
+ neyi sik salatasini mi yaptin? iyi afiyet olsun..
- gel beraber olsun!

ayni cocuk...

- laaaan berkay gel sana seker veriyim!
+ seker mi?
- he seker, hadi gel...
+ seker mi?
- he, he seker verecem.
oturma odasindan ikisi cikar kapi kapanir. derken aglama sesi duyulur kapi acilir:
+ seker vermiyo!!
- salak yav bu, seker verecem zannediyo geliyo hemen ahahaha...

ayni cocuk ve agabeyi.
+ dogru dur lan!..
- hadi lan...
+ doverim bak seni koca kafa! sisko!
- anne ogluna bisey di!
+ bak kafani kirarim senin bebe...
cocuk agabeyinin ustune yurur ve vurmaya baslar, agabey tokadi yapistirir, bu arada anne olaya yetistirmistir ve cocuklarini ayirir. buyuk ogluna kizar ve bagirir. buyuk ogulun reaksiyonu ise su olur:
+ anasinin oglu iste ne olacak...
- babasinin oglu iste ne olacak...
120 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol