sener sen’in ne kadar iyi bir oyuncu oldugunu bariz bir sekilde gosteren film.
sadece komedi filmlerinde degilmis mahareti demek ki. evet...
mehmet zahid kotkunun bir kitabi.
(bkz: zikrullahin faydalari)
cecenlerle beraber anilan topluluktur.
ibrahim kafesoğlu
türk milliyetçiliğinin, tarih ve kültürünün büyük adamı, emsalsiz yorumcusu, tarih ve kültür adamı kafesoğlu, 1914 yılı ocak ayında burdur’da doğmuştur. babası receb bey cihan savaşında erzurum cephesinde şehit düşmüştür.
annesi hatice hanım oğlunu büyük fedâkarlıklar pahasına yetiştirmiştir. okulunu her yıl birincilikle bitirdi. kafesoğlu dedesi hacı ahmed ağa’nın yanında tefenni ilkokulu’nu, izmir muallim mektebi’ni bitirerek 1932’de afyon’da hocalığa başlamıştır. 1936’da ankara dil ve tarih-coğrafya fakültesi’ne girmiştir. burada da çok değerli hocaların yanında 1940’da yüksek tahsilini tamamlamıştır. doktorasını macaristan’da yapmıştır. 1945’de yurda dönmüştür.
üniversitelerimizin çeşitli kademelerinde binlerce öğrenci yetiştirdikten sonra, 18 ağustos 1984’de istanbul’a vefat etmiştir. mekânı cennet olsun. rahmetli hoca ile birçok dernek kurucusu olduk ki bunların en önemlisi diyebileceğimiz türk edebiyatı cemiyeti’dir (şimdiki türk edebiyatı vakfı) hocanın yazı yazdığı süreli yayınların miktarı bir hayli kabarıkdır.
eserlerine gelince bunları şöyle saya biliriz:
1- macaristan tarihi,
2- sultan melikşah devrinde büyük selçuklu imparatorluğu,
3- selçuklu alesinin menşei hakkında,
4- harzemşahlar tarihi,
5- türkler ve medeniyet,
6- malazgirt meydan muharebesi,
7- türk milliyetçiliğinin meseleleri,
8- eski türk dini,
9- selçuklu tarihi,
10- sultan melikşah
11- türk tarih ve kültürü,
12- tarih (lise i ve ii. sınıfları için),
13- türk millî kültürü
14- kutadgu bilik ve kültür tarihimizdeki yeri
15- atatürk ilkeleri ve dayandığı tarihî temeller
16- türk-islâm sentezi.
yayınlanacak pek çok eseri de henüz kitaplaşmamıştır. “türk millî kültürü” eserinden dolayı türkiye millî kültür vakfı’nın büyük armağanını kazanmış ve yine aynı vakıf tarafından büyük kültür armağanını almıştır. daha sonraları pek çok kültür armağanları almıştır.
http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=261
türk milliyetçiliğinin, tarih ve kültürünün büyük adamı, emsalsiz yorumcusu, tarih ve kültür adamı kafesoğlu, 1914 yılı ocak ayında burdur’da doğmuştur. babası receb bey cihan savaşında erzurum cephesinde şehit düşmüştür.
annesi hatice hanım oğlunu büyük fedâkarlıklar pahasına yetiştirmiştir. okulunu her yıl birincilikle bitirdi. kafesoğlu dedesi hacı ahmed ağa’nın yanında tefenni ilkokulu’nu, izmir muallim mektebi’ni bitirerek 1932’de afyon’da hocalığa başlamıştır. 1936’da ankara dil ve tarih-coğrafya fakültesi’ne girmiştir. burada da çok değerli hocaların yanında 1940’da yüksek tahsilini tamamlamıştır. doktorasını macaristan’da yapmıştır. 1945’de yurda dönmüştür.
üniversitelerimizin çeşitli kademelerinde binlerce öğrenci yetiştirdikten sonra, 18 ağustos 1984’de istanbul’a vefat etmiştir. mekânı cennet olsun. rahmetli hoca ile birçok dernek kurucusu olduk ki bunların en önemlisi diyebileceğimiz türk edebiyatı cemiyeti’dir (şimdiki türk edebiyatı vakfı) hocanın yazı yazdığı süreli yayınların miktarı bir hayli kabarıkdır.
eserlerine gelince bunları şöyle saya biliriz:
1- macaristan tarihi,
2- sultan melikşah devrinde büyük selçuklu imparatorluğu,
3- selçuklu alesinin menşei hakkında,
4- harzemşahlar tarihi,
5- türkler ve medeniyet,
6- malazgirt meydan muharebesi,
7- türk milliyetçiliğinin meseleleri,
8- eski türk dini,
9- selçuklu tarihi,
10- sultan melikşah
11- türk tarih ve kültürü,
12- tarih (lise i ve ii. sınıfları için),
13- türk millî kültürü
14- kutadgu bilik ve kültür tarihimizdeki yeri
15- atatürk ilkeleri ve dayandığı tarihî temeller
16- türk-islâm sentezi.
yayınlanacak pek çok eseri de henüz kitaplaşmamıştır. “türk millî kültürü” eserinden dolayı türkiye millî kültür vakfı’nın büyük armağanını kazanmış ve yine aynı vakıf tarafından büyük kültür armağanını almıştır. daha sonraları pek çok kültür armağanları almıştır.
http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=261
zeki velidi togan
zeki velidi togan, 10 aralık 1890 tarihinde başkurt ilinde isterlitamaka bağlı küzen köyünde doğdu. daha ilk mederse tahsilini yaparken bir yandan da özel rusça dersleri alıyordu. öğretmen olan annesinden farsça öğrenmeyi de ihmal etmiyordu. 1902 yılında orta tahsil için üteke bulunan dayısı habib neccarın medresesine gitti. buradaki öğrenimi sırasında arapça dersler alarak dil bilgisini geliştirdi.
1908de köyünden kaçarak kazana gelip burada özel dersler aldı. bu arada katanov ve aşmarin gibi bilginlerle tanıştı. 1909 yılında mezun olduğu kasımiye medresesine “türk tarihi ve arap edebiyatı tarihi muallimi” oldu. 4 yıl süren bu öğretmenliği sırasında 1911 sonlarında yayınladığı türk ve tatar tarihi adlı kitabı sayesinde meşhur olmaya başladı. bu eserin iyi yankıları sayesinde kazan üniversitesi arkeoloji ve tarih cemiyetine aza seçildi.
1913te ferganeye, 1914te buharaya araştırmalar yapmak için gönderildi. bu seyahat neticelerine ait hazırlamış olduğu raporlar başta petersburg arkeoloji cemiyeti olmak üzere kazan ve taşkent arkeoloji cemiyetleri mecmualarında yayınlandı. bu arada prof. katanovun şimdi istanbul üniversitesi türkiyat enstitüsünün esas nüvesini teşkil edecek olan kitaplarının türkiyeye gönderilmesine vesile oldu.
daha sonra rus millet meclisi dumada ufa müslümanlarının temsilcisi olarak bulunmak üzere petersburga gitti. bilimsel çalışmalarına siyasî çalışmalarını da eklemiş oluyordu. bu sırada bolşevik ihtilâli patlak verince o da türklerin durumunun düzelmesi için mücadeleye girişti.
bolşevik ihtilâlinden 22 gün sonra 29 kasım 1917de başkurt ilinin muhtariyeti ilan edildi. örenburgu 18 şubat 1918de işgal eden sovyetler onu tutukladılarsa da 7 haziranda hapisten kaçtı. başkurt hükümeti kurulduğunda togan, harbiye nazırı oldu. bundan sonra lenin, stalin ve troçki ile defalarca görüşütü fakat olumlu sonuç alamayınca türkistana çekilip orada mücadeleye karar verdi.
1920-23 yıllarında türkistanda amansız bir mücadeleye girişti ise de başarılı olamadı. basmacı hareketinin içinde bulundu. türkistan millî birliğinin kurucusu ve ilk başkanıdır.
paris, londra ve berlindeki bir çok orta-asya tarihçisi onunla çalışmak istemesine rağmen, devrin türkiye milli eğitim bakanı hamdullah suphi, fuat köprülü, rıza nur, yusuf akçuranın istekleri sayesinde türkiyeden davet aldı.
20 mayıs 1925te geldiği türkiyede maarif vekâleti telif ve tercüme encümenine tayin edilmiştir. o zamanki ankaranın kitap açısından yetersiz olması yüzünden kendi isteği ile istanbul darülfünunu türk tarihi müderris muavinliğine tayin edildi.
bundan sonra istanbul ve anadolu kütüphanelerinde hummalı çalışmalarına başladı. fakat, 1932de i. türk tarih kongresinde tıp doktoru reşit galipin sunduğu orta asyada iç deniz olduğu ve bunun sonradan kuruduğu konusu hakkındaki tebliğini eleştirince, togan aleyhine bir kamuoyu oluştu. kendisine takınılan bu kötü tutum üzerine ülkeyi terk etme kararını verdi. 8 temmuz 1932de istifa ederek viyanaya gitti.
1935te doktora çalışmalarını bitirdikten sonra bonn üniversitesinde, 1938de göttingen üniversitesinde ders verdi. 1939da millî eğitim bakanının daveti üzerine tekrar türkiyeye geldi. istanbul üniversitesinde umumî türk tarihi kürsüsünü kurdu.
ikinci dünya savaşının sonlarına doğru türkiyede sovyetler aleyhine faaliyet ve turancılık suçundan tutuklanıp mahkeme edildi. 10 yıl hapse mahkum edildiyse de askerî mahkeme kararı bozdu ve togan beraat etti.
1948de yeniden döndüğü üniversitedeki görevine ölümüne kadar devam etti. 1951de istanbulda toplanan xxi. müsteşrikler kongresine başkanlık etti. bu onun bilimsel alandaki şöhretini çok daha artırdı.
zeki velidi togan 26 temmuz 1970te istanbulda vefat etti.
http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=2224
zeki velidi togan, 10 aralık 1890 tarihinde başkurt ilinde isterlitamaka bağlı küzen köyünde doğdu. daha ilk mederse tahsilini yaparken bir yandan da özel rusça dersleri alıyordu. öğretmen olan annesinden farsça öğrenmeyi de ihmal etmiyordu. 1902 yılında orta tahsil için üteke bulunan dayısı habib neccarın medresesine gitti. buradaki öğrenimi sırasında arapça dersler alarak dil bilgisini geliştirdi.
1908de köyünden kaçarak kazana gelip burada özel dersler aldı. bu arada katanov ve aşmarin gibi bilginlerle tanıştı. 1909 yılında mezun olduğu kasımiye medresesine “türk tarihi ve arap edebiyatı tarihi muallimi” oldu. 4 yıl süren bu öğretmenliği sırasında 1911 sonlarında yayınladığı türk ve tatar tarihi adlı kitabı sayesinde meşhur olmaya başladı. bu eserin iyi yankıları sayesinde kazan üniversitesi arkeoloji ve tarih cemiyetine aza seçildi.
1913te ferganeye, 1914te buharaya araştırmalar yapmak için gönderildi. bu seyahat neticelerine ait hazırlamış olduğu raporlar başta petersburg arkeoloji cemiyeti olmak üzere kazan ve taşkent arkeoloji cemiyetleri mecmualarında yayınlandı. bu arada prof. katanovun şimdi istanbul üniversitesi türkiyat enstitüsünün esas nüvesini teşkil edecek olan kitaplarının türkiyeye gönderilmesine vesile oldu.
daha sonra rus millet meclisi dumada ufa müslümanlarının temsilcisi olarak bulunmak üzere petersburga gitti. bilimsel çalışmalarına siyasî çalışmalarını da eklemiş oluyordu. bu sırada bolşevik ihtilâli patlak verince o da türklerin durumunun düzelmesi için mücadeleye girişti.
bolşevik ihtilâlinden 22 gün sonra 29 kasım 1917de başkurt ilinin muhtariyeti ilan edildi. örenburgu 18 şubat 1918de işgal eden sovyetler onu tutukladılarsa da 7 haziranda hapisten kaçtı. başkurt hükümeti kurulduğunda togan, harbiye nazırı oldu. bundan sonra lenin, stalin ve troçki ile defalarca görüşütü fakat olumlu sonuç alamayınca türkistana çekilip orada mücadeleye karar verdi.
1920-23 yıllarında türkistanda amansız bir mücadeleye girişti ise de başarılı olamadı. basmacı hareketinin içinde bulundu. türkistan millî birliğinin kurucusu ve ilk başkanıdır.
paris, londra ve berlindeki bir çok orta-asya tarihçisi onunla çalışmak istemesine rağmen, devrin türkiye milli eğitim bakanı hamdullah suphi, fuat köprülü, rıza nur, yusuf akçuranın istekleri sayesinde türkiyeden davet aldı.
20 mayıs 1925te geldiği türkiyede maarif vekâleti telif ve tercüme encümenine tayin edilmiştir. o zamanki ankaranın kitap açısından yetersiz olması yüzünden kendi isteği ile istanbul darülfünunu türk tarihi müderris muavinliğine tayin edildi.
bundan sonra istanbul ve anadolu kütüphanelerinde hummalı çalışmalarına başladı. fakat, 1932de i. türk tarih kongresinde tıp doktoru reşit galipin sunduğu orta asyada iç deniz olduğu ve bunun sonradan kuruduğu konusu hakkındaki tebliğini eleştirince, togan aleyhine bir kamuoyu oluştu. kendisine takınılan bu kötü tutum üzerine ülkeyi terk etme kararını verdi. 8 temmuz 1932de istifa ederek viyanaya gitti.
1935te doktora çalışmalarını bitirdikten sonra bonn üniversitesinde, 1938de göttingen üniversitesinde ders verdi. 1939da millî eğitim bakanının daveti üzerine tekrar türkiyeye geldi. istanbul üniversitesinde umumî türk tarihi kürsüsünü kurdu.
ikinci dünya savaşının sonlarına doğru türkiyede sovyetler aleyhine faaliyet ve turancılık suçundan tutuklanıp mahkeme edildi. 10 yıl hapse mahkum edildiyse de askerî mahkeme kararı bozdu ve togan beraat etti.
1948de yeniden döndüğü üniversitedeki görevine ölümüne kadar devam etti. 1951de istanbulda toplanan xxi. müsteşrikler kongresine başkanlık etti. bu onun bilimsel alandaki şöhretini çok daha artırdı.
zeki velidi togan 26 temmuz 1970te istanbulda vefat etti.
http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=2224
1926 yılında bursada dünyaya geldi. ilk ve ortaöğrenimini tamamladıktan sonra fransaya gitti. fransada iktisat ve siyasal bilimler eğitimi gördü. 1955de türkiyeye dönerek ortadoğu amme idaresi enstitüsünde asistan oldu. 1956dan sonra haftalık akis ve kim dergilerinde yazıları yayımlandı. cumhuriyet halk partisinin (chp) araştırma biriminde çalıştı ve partinin yayın organı ulus gazetesinde yazılar yazdı. 27 mayıs 1960tan sonra chp kontenjanından kurucu meclise üye seçildi. 1961 anayasasının hazırlanmasında görev aldı. 1960-61de vatan ve ulus gazetelerinde yazarlık, ankara radyosunda dış haber yorumculuğu yaptı.
1961de mümtaz soysal ve cemal reşit eyüboğlu ile birlikte yön dergisini kurdu. 1967ye değin yayınlanan yön dergisi,1960tan sonra belirli bir gelişme gösteren türkiye sol hareketi içinde bir tür "kemalist sosyalizm" anlayışının savunuculuğunu yaptı. 1960 sonrası sol düşünce ve eylemin biçimlenmesinde derin etkileri olan bu dergi , 1930lardaki kadro hareketinin görüşleriyle önemli benzerlikler taşıyordu. avcıoğluna göre üstyapı alanında başarılı olan kemalist devrim altyapıda, dışa bağımlı sermaye ile toprak ağalarının etkisini kıramamıştı. dolayısıyla kemalist devrimin altyapıda sürdürülmesi, radikal bir toprak reformu ,devletçi sanayileşmenin ve ekonomik alanda tam bağımsızlığın gerçekleştirilmesi halen türkiyenin gündemindeydi.
doğan avcıoğlu 1968de yayınladığı türkiyenin düzeni adlı kitabında türkiyenin geri kalmışlığının nedenlerini araştırıyor, yukarıdaki öğeleri içeren "milli devrimci kalkınma modeli" adını verdiği bir tür devletçi- sosyalist bir ekonomi modeli öneriyordu. topladığı ilgi kadar eleştiriye de uğrayan türkiyenin düzeni adlı yapıt siyasal etkisinin yanı sıra, türkiyenin sosyo-ekonomik yapısı ve tarihi üzerine araştırmaların yaygınlaşmasında çığır açıcı bir rol oynamıştır.
doğan avcıoğlu, 1963-65 arasında türk-iş araştırma merkezi müdürlüğü, 1968-69da chp yüksek danışma kurulu üyeliği yaptı.1969da yöndeki siyasal görüşlerini daha net bir şekilde dile getirdiği haftalık devrim gazetesini çıkardı. bu gazete 12 mart 1971 muhtırasında kapatıldı.
avcıoğlu 1971de yayımladığı devrim üzerine adlı kitabında, öngördüğü devrim stratejisi ve programı konusundaki görüşlerini dile getirdi. ona göre devrim, kemalist aydınların yol göstericiliğinde, kemalist askerlerin öncülüğünde bir geniş cephe tarafından gerçekleştirilebilirdi.
12 mart döneminde emekli general cemal madanoğlu ile birlikte tutuklanarak, orduyu isyana teşvik iddiasıyla yargılandı ve beraat etti.
1973 sonrasında siyasal yaşama katılmadı. milli kurtuluş tarihi ve türklerin tarihi adlı çalışmalarını hazırladı. 4 kasım 1983de öldü.
http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=1285
1961de mümtaz soysal ve cemal reşit eyüboğlu ile birlikte yön dergisini kurdu. 1967ye değin yayınlanan yön dergisi,1960tan sonra belirli bir gelişme gösteren türkiye sol hareketi içinde bir tür "kemalist sosyalizm" anlayışının savunuculuğunu yaptı. 1960 sonrası sol düşünce ve eylemin biçimlenmesinde derin etkileri olan bu dergi , 1930lardaki kadro hareketinin görüşleriyle önemli benzerlikler taşıyordu. avcıoğluna göre üstyapı alanında başarılı olan kemalist devrim altyapıda, dışa bağımlı sermaye ile toprak ağalarının etkisini kıramamıştı. dolayısıyla kemalist devrimin altyapıda sürdürülmesi, radikal bir toprak reformu ,devletçi sanayileşmenin ve ekonomik alanda tam bağımsızlığın gerçekleştirilmesi halen türkiyenin gündemindeydi.
doğan avcıoğlu 1968de yayınladığı türkiyenin düzeni adlı kitabında türkiyenin geri kalmışlığının nedenlerini araştırıyor, yukarıdaki öğeleri içeren "milli devrimci kalkınma modeli" adını verdiği bir tür devletçi- sosyalist bir ekonomi modeli öneriyordu. topladığı ilgi kadar eleştiriye de uğrayan türkiyenin düzeni adlı yapıt siyasal etkisinin yanı sıra, türkiyenin sosyo-ekonomik yapısı ve tarihi üzerine araştırmaların yaygınlaşmasında çığır açıcı bir rol oynamıştır.
doğan avcıoğlu, 1963-65 arasında türk-iş araştırma merkezi müdürlüğü, 1968-69da chp yüksek danışma kurulu üyeliği yaptı.1969da yöndeki siyasal görüşlerini daha net bir şekilde dile getirdiği haftalık devrim gazetesini çıkardı. bu gazete 12 mart 1971 muhtırasında kapatıldı.
avcıoğlu 1971de yayımladığı devrim üzerine adlı kitabında, öngördüğü devrim stratejisi ve programı konusundaki görüşlerini dile getirdi. ona göre devrim, kemalist aydınların yol göstericiliğinde, kemalist askerlerin öncülüğünde bir geniş cephe tarafından gerçekleştirilebilirdi.
12 mart döneminde emekli general cemal madanoğlu ile birlikte tutuklanarak, orduyu isyana teşvik iddiasıyla yargılandı ve beraat etti.
1973 sonrasında siyasal yaşama katılmadı. milli kurtuluş tarihi ve türklerin tarihi adlı çalışmalarını hazırladı. 4 kasım 1983de öldü.
http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=1285
(bkz: sadri maksudi arsal)
sadri maksudu arsal(1879-1957)
sadri maksudi arsal 5 agustos 1879da kazan sehrinin tassu koyunde ailenin son cocugu olarak dunyaya gelir. okul yasi geldiginde koy okuluna gider. 1888de allamiye medresesine gonderilir. daha cocuk caginda (14 yasinda) maksudi ingilizceden fransizcaya , fransizcadan istanbul turkcasine cevrilmis robinson crusoe adli kitabi kazan turkcesine cevirir. agabeyi hadi efendinin duzeltmelerinden sonra, bir bu ceviri yayinlanir. 16 yasinda ise tabakat-ul arz yerin tabakalari adli ilmi yapiti istanbul turkcesinden kazan turkcesine aktarir. allamiye medresesinden mezun oldugu 1895 yilindan sonra ismail gaspiralinin istegi uzerine agabeyi hadi efendi tarafindan kirima goturulur. maksudi arsalin hayatinin belkide en onemli olaaylarindan biri de gaspiraliyla kirimda tanismasidir. gaspiralinin maksudiye asiladigi en onemli dusunce turk birligidir. daha sonraki yillarda maksudi benim manevi babam gaspiralidir diyerek, gaspiralinin yasamindaki onemini ifade etmisstir. maksudi 1898de bir de roman yazmis ve romanini agabeyinin yardimiyla bastirmistir. sadri maksudi 1901 yilinda ogretmen okulunu bitirir ama okumaya devam etmek istemektedir. ailesi agabeyi hadi efendiye danismasini onerir. agabeyi sadriye ogretmenlige istanbulda devam etmesi yonunde telkinlerde bulunur. bundan sonra maksudi bahcesaraya gelip, meseleyi gaspiraliya anlatir. gaspirali da abdulhamidin istibdatindan bahseder ve parise gitmesini onerir. maksudi once istanbula ordan da 1901 yilinin sonunda parise gider. sorbon universitesi hukuk fakultesine kaydolur. maksudi pariste yusuf akcurayla da tanisir. 1906da okulunu bitirip rusyaya geri doner. doner donmez ninjinov goroda gider.gidis sebebi adi gecen sehirde 3. rusya muslumanlari kongresinin yapilmasidir. gaspirali maksudiyi merkez komitesi uyeligine secmistir bile. maksudi 1907de acilan 2. dumada milletvekili olarak karsimiza cikar. maksudi burda en soven ruslarin bile oylarini alarak baskanlik divanina secilir. sadri maksudi duma uyesi olarak petersburgda bulundugu yillarda turkoloji ve turk dili alanlarinda kendini yetistirdi.1907 yilinin basinda 1910 yilinin kadar radlovun ogrencileri kabul ettigi gecelere duzenli olarak devam etti.1910 yilina gelindiginde raimogullarindan sakir efendinin kiziyla evlenir maksudi. car zamaninda butun valiler gecici hukumet tarafindan gorevden alinmakta ve onlarin yerine tayinler yapilmaktaydi. turkistana 9 kisilik bir komite gonderilecekti ve gonderilecek uyelerden biride maksudiydi. bl edip 1917de bu gorevi kabul edip turkistana geldi. mustafa cokay, maksudinin turkistanda olmasi hakkinda sadri maksudinin taskentte olmasi bizim icin son derece gerekliydi, demistir. maksudi haziran ayinin basinda, taskentten kazana doner. bolsevikler ile gecici hukumet arasindaki problemlerin sonucunda bolseviklerin guclenmesi, maksudiye muhtar bir cumhuriyet kurma fikrini dusundurmustu. ic rusya ve sibirya turk-tatarlari milli-medeni muhtariyeti fikri 21 temmuz 1917de toplanan butun rusya muslumanlari kongresine sunulmus ve kabul edilmisti. sadri maksudinin baskanliginda bir muhtariyet komisyonu kuruldu. 23 kasim 1917de maksudinin bu muhtar cumhuriyetin cumhurbaskani oldugunu goruyoruz. bolsevikler devleti ele gecirip muhtar cumhuriyeti de ortadan kaldirdiktan sonra maksudinin pesine dustuler. maksudi ise gizlice 1918de finlandiyaya kacti. ordan da once berline, sonra ise 1919 mayisinin ortasina dogru parise gecti. 1923de sorbon universitesinde hocaliga basladi. bir dizi konferans vermek icin geldigi turkiyede 24 kasim 1927de gazi mustafa kemal ile tanisti ve gazinin gelin turkiyede vazife alin teklifine, emredersiniz pasam, diyerek cevap verdi. 1925de turkiyeye yerlesmistir. turkiyede bulundugu yillarda turk hukuk tarihi kursusunu kurmus,tarih ve dil ile ilgili calismalarda surekli gazinin yanibasinda bulunmustur. maksudinin 1956 sonunda baslayan rahatsizligi 1957 basinda ciddilesmis, 17 subat 1957de komaya girmis uc gun sonra da olmustur.
sadri maksudinin milliyetcilik anlayisi
sadri maksudi milliyetciligin sosyolojik bir olgu oldugunu savunur. s. maksudi bu sosyolojik olguyu biyolojik temellere dayandirir. normal bir insanin bilgi ve kulturu arttikca, milli sezgileri de daha suurlu bir hal alir, der. milleti teskil eden unsurlari 9 oge altinda toplar. bunlar:
1: milleti teskil eden fertlerin uzun zaman ayni devlet icinde,ayni otoritelere,ayni hukuki nizama tabi olarak yasamalari.
2: yeterli kalabalikta nufus.
3: belirli bir ulke.
4: ayni devlet icinde uzun sure istiklal sahibi olarak yasamis bulunmak.
5: orf ve adet birligi.
6: dil birligi.
7: ortak dini inanclar.
8: musterek ruhi teyammullerin ve bu teyammullerden dogan hareket ve dusunce tarzlarinin olusturdugu milli seciye.
9: millet ekseriyetinin ayni irktan olmasi.
sadri maksudinin dil gorusleri
sadri maksudunin dil ile ilgili gorusleri 6 madde altinnda incelenebilir. bunlar:
1: dillerin olusumunda suursuz ve suurlu yapilmadevirleri olmak uzere iki devir vardir. soyle ki: sozlerin yaratilmasi, suursuz oldugu gibi dilbilgisi kurallainin, soyleyis bicimlerinin yapilmasi ve genellesmesi de suursuzdur. ikinci devreye gecmek icinse yaziya sahip olmak, siyasi olarak yukselmek,medenilesmek ve kentlesmek sarttir. bu devirde ki suurlu isleme isini bilginler ve aydinlar yapar.
2: turk dili vasiflari olan ustun bir dildir. bunun sebepleri: a) soz koklerinin degismezligi, sabitligi. b) soz sekillerinin kuralliligi. c) fiil cekimlerinin zenginligi. d) soz koklerinin zenginligi. e) eklerin bollugu. f) unlu uyumunun olmasidir.
3: turklerde cesitli devir ve sahalarda edebi diller yaratilmistir.
4: turkceye arapca ve acemce sozlerin girmesi tabii ve tarihi bir zaruret neticesi degildir.
5: genel bir edebi turk dili yaratilmalidir.
6: yazi dilimiz turkcelesmelidir.
sadri maksudinin tarih gorusleri
sadri maksudi milli suurun olusmasinda en onemli unsurlardan biri tarih suurudur der. turk milletinin basari ve basarisizlikl sebeplerinin tarihi incaleyerek anlayabilecegimizi ileri surmus ve bu konudaki ilk calismayi da o yapmistir. islam oncesi turk hukuk tarihininde ilk arastirmasi kendisi tarafindan yapilmistir. ayrica turk hukuk tarhi kursusunu ulkemizde kuran da kendisidir.
alinti...
sadri maksudi arsal 5 agustos 1879da kazan sehrinin tassu koyunde ailenin son cocugu olarak dunyaya gelir. okul yasi geldiginde koy okuluna gider. 1888de allamiye medresesine gonderilir. daha cocuk caginda (14 yasinda) maksudi ingilizceden fransizcaya , fransizcadan istanbul turkcasine cevrilmis robinson crusoe adli kitabi kazan turkcesine cevirir. agabeyi hadi efendinin duzeltmelerinden sonra, bir bu ceviri yayinlanir. 16 yasinda ise tabakat-ul arz yerin tabakalari adli ilmi yapiti istanbul turkcesinden kazan turkcesine aktarir. allamiye medresesinden mezun oldugu 1895 yilindan sonra ismail gaspiralinin istegi uzerine agabeyi hadi efendi tarafindan kirima goturulur. maksudi arsalin hayatinin belkide en onemli olaaylarindan biri de gaspiraliyla kirimda tanismasidir. gaspiralinin maksudiye asiladigi en onemli dusunce turk birligidir. daha sonraki yillarda maksudi benim manevi babam gaspiralidir diyerek, gaspiralinin yasamindaki onemini ifade etmisstir. maksudi 1898de bir de roman yazmis ve romanini agabeyinin yardimiyla bastirmistir. sadri maksudi 1901 yilinda ogretmen okulunu bitirir ama okumaya devam etmek istemektedir. ailesi agabeyi hadi efendiye danismasini onerir. agabeyi sadriye ogretmenlige istanbulda devam etmesi yonunde telkinlerde bulunur. bundan sonra maksudi bahcesaraya gelip, meseleyi gaspiraliya anlatir. gaspirali da abdulhamidin istibdatindan bahseder ve parise gitmesini onerir. maksudi once istanbula ordan da 1901 yilinin sonunda parise gider. sorbon universitesi hukuk fakultesine kaydolur. maksudi pariste yusuf akcurayla da tanisir. 1906da okulunu bitirip rusyaya geri doner. doner donmez ninjinov goroda gider.gidis sebebi adi gecen sehirde 3. rusya muslumanlari kongresinin yapilmasidir. gaspirali maksudiyi merkez komitesi uyeligine secmistir bile. maksudi 1907de acilan 2. dumada milletvekili olarak karsimiza cikar. maksudi burda en soven ruslarin bile oylarini alarak baskanlik divanina secilir. sadri maksudi duma uyesi olarak petersburgda bulundugu yillarda turkoloji ve turk dili alanlarinda kendini yetistirdi.1907 yilinin basinda 1910 yilinin kadar radlovun ogrencileri kabul ettigi gecelere duzenli olarak devam etti.1910 yilina gelindiginde raimogullarindan sakir efendinin kiziyla evlenir maksudi. car zamaninda butun valiler gecici hukumet tarafindan gorevden alinmakta ve onlarin yerine tayinler yapilmaktaydi. turkistana 9 kisilik bir komite gonderilecekti ve gonderilecek uyelerden biride maksudiydi. bl edip 1917de bu gorevi kabul edip turkistana geldi. mustafa cokay, maksudinin turkistanda olmasi hakkinda sadri maksudinin taskentte olmasi bizim icin son derece gerekliydi, demistir. maksudi haziran ayinin basinda, taskentten kazana doner. bolsevikler ile gecici hukumet arasindaki problemlerin sonucunda bolseviklerin guclenmesi, maksudiye muhtar bir cumhuriyet kurma fikrini dusundurmustu. ic rusya ve sibirya turk-tatarlari milli-medeni muhtariyeti fikri 21 temmuz 1917de toplanan butun rusya muslumanlari kongresine sunulmus ve kabul edilmisti. sadri maksudinin baskanliginda bir muhtariyet komisyonu kuruldu. 23 kasim 1917de maksudinin bu muhtar cumhuriyetin cumhurbaskani oldugunu goruyoruz. bolsevikler devleti ele gecirip muhtar cumhuriyeti de ortadan kaldirdiktan sonra maksudinin pesine dustuler. maksudi ise gizlice 1918de finlandiyaya kacti. ordan da once berline, sonra ise 1919 mayisinin ortasina dogru parise gecti. 1923de sorbon universitesinde hocaliga basladi. bir dizi konferans vermek icin geldigi turkiyede 24 kasim 1927de gazi mustafa kemal ile tanisti ve gazinin gelin turkiyede vazife alin teklifine, emredersiniz pasam, diyerek cevap verdi. 1925de turkiyeye yerlesmistir. turkiyede bulundugu yillarda turk hukuk tarihi kursusunu kurmus,tarih ve dil ile ilgili calismalarda surekli gazinin yanibasinda bulunmustur. maksudinin 1956 sonunda baslayan rahatsizligi 1957 basinda ciddilesmis, 17 subat 1957de komaya girmis uc gun sonra da olmustur.
sadri maksudinin milliyetcilik anlayisi
sadri maksudi milliyetciligin sosyolojik bir olgu oldugunu savunur. s. maksudi bu sosyolojik olguyu biyolojik temellere dayandirir. normal bir insanin bilgi ve kulturu arttikca, milli sezgileri de daha suurlu bir hal alir, der. milleti teskil eden unsurlari 9 oge altinda toplar. bunlar:
1: milleti teskil eden fertlerin uzun zaman ayni devlet icinde,ayni otoritelere,ayni hukuki nizama tabi olarak yasamalari.
2: yeterli kalabalikta nufus.
3: belirli bir ulke.
4: ayni devlet icinde uzun sure istiklal sahibi olarak yasamis bulunmak.
5: orf ve adet birligi.
6: dil birligi.
7: ortak dini inanclar.
8: musterek ruhi teyammullerin ve bu teyammullerden dogan hareket ve dusunce tarzlarinin olusturdugu milli seciye.
9: millet ekseriyetinin ayni irktan olmasi.
sadri maksudinin dil gorusleri
sadri maksudunin dil ile ilgili gorusleri 6 madde altinnda incelenebilir. bunlar:
1: dillerin olusumunda suursuz ve suurlu yapilmadevirleri olmak uzere iki devir vardir. soyle ki: sozlerin yaratilmasi, suursuz oldugu gibi dilbilgisi kurallainin, soyleyis bicimlerinin yapilmasi ve genellesmesi de suursuzdur. ikinci devreye gecmek icinse yaziya sahip olmak, siyasi olarak yukselmek,medenilesmek ve kentlesmek sarttir. bu devirde ki suurlu isleme isini bilginler ve aydinlar yapar.
2: turk dili vasiflari olan ustun bir dildir. bunun sebepleri: a) soz koklerinin degismezligi, sabitligi. b) soz sekillerinin kuralliligi. c) fiil cekimlerinin zenginligi. d) soz koklerinin zenginligi. e) eklerin bollugu. f) unlu uyumunun olmasidir.
3: turklerde cesitli devir ve sahalarda edebi diller yaratilmistir.
4: turkceye arapca ve acemce sozlerin girmesi tabii ve tarihi bir zaruret neticesi degildir.
5: genel bir edebi turk dili yaratilmalidir.
6: yazi dilimiz turkcelesmelidir.
sadri maksudinin tarih gorusleri
sadri maksudi milli suurun olusmasinda en onemli unsurlardan biri tarih suurudur der. turk milletinin basari ve basarisizlikl sebeplerinin tarihi incaleyerek anlayabilecegimizi ileri surmus ve bu konudaki ilk calismayi da o yapmistir. islam oncesi turk hukuk tarihininde ilk arastirmasi kendisi tarafindan yapilmistir. ayrica turk hukuk tarhi kursusunu ulkemizde kuran da kendisidir.
alinti...
adina kanarak lezzetli sandigim yiyecek. bir yedim bir daha yemeyi dusunmuyorum.
gorunusu borege benzemektedir. kiymali veya peynirli yapilmaktadir.
gorunusu borege benzemektedir. kiymali veya peynirli yapilmaktadir.
(bkz: drama koprusu)
kitabin 350. sayfasinda, sehitlerin oldugu listede bir akrabamin adi yazmaktadir.
kitabi bir kac sene once alip , okumama ragmen bu gercegi kan uykusu belgeseli vesilesiyle ogrenmis oldum. belgeseli izlerken bir akrabamizin sehit dustugu annem tarafindan anlatildi, bir kac gun sonra kitapta inceleme yaptim ve tebessumlu aciyi, uzuntuyu ogrendim.
ve evin tek oglunun, uc cocuk babasinin, tezkeresini almaya uc gun kala, sehit edilmesini ogrendim.
(bkz: vatan sagolsun)
kitabi bir kac sene once alip , okumama ragmen bu gercegi kan uykusu belgeseli vesilesiyle ogrenmis oldum. belgeseli izlerken bir akrabamizin sehit dustugu annem tarafindan anlatildi, bir kac gun sonra kitapta inceleme yaptim ve tebessumlu aciyi, uzuntuyu ogrendim.
ve evin tek oglunun, uc cocuk babasinin, tezkeresini almaya uc gun kala, sehit edilmesini ogrendim.
(bkz: vatan sagolsun)
(bkz: kan uykusu)
- hey amigo, que sabata, kes sikini, yap salata...
+ laaaan kafirin oglu o laf ney oyle? sen yap salatayi essolessek!...
- ben yaptim cok guzel oluyo.
+ neyi sik salatasini mi yaptin? iyi afiyet olsun..
- gel beraber olsun!
ayni cocuk...
- laaaan berkay gel sana seker veriyim!
+ seker mi?
- he seker, hadi gel...
+ seker mi?
- he, he seker verecem.
oturma odasindan ikisi cikar kapi kapanir. derken aglama sesi duyulur kapi acilir:
+ seker vermiyo!!
- salak yav bu, seker verecem zannediyo geliyo hemen ahahaha...
ayni cocuk ve agabeyi.
+ dogru dur lan!..
- hadi lan...
+ doverim bak seni koca kafa! sisko!
- anne ogluna bisey di!
+ bak kafani kirarim senin bebe...
cocuk agabeyinin ustune yurur ve vurmaya baslar, agabey tokadi yapistirir, bu arada anne olaya yetistirmistir ve cocuklarini ayirir. buyuk ogluna kizar ve bagirir. buyuk ogulun reaksiyonu ise su olur:
+ anasinin oglu iste ne olacak...
- babasinin oglu iste ne olacak...
+ laaaan kafirin oglu o laf ney oyle? sen yap salatayi essolessek!...
- ben yaptim cok guzel oluyo.
+ neyi sik salatasini mi yaptin? iyi afiyet olsun..
- gel beraber olsun!
ayni cocuk...
- laaaan berkay gel sana seker veriyim!
+ seker mi?
- he seker, hadi gel...
+ seker mi?
- he, he seker verecem.
oturma odasindan ikisi cikar kapi kapanir. derken aglama sesi duyulur kapi acilir:
+ seker vermiyo!!
- salak yav bu, seker verecem zannediyo geliyo hemen ahahaha...
ayni cocuk ve agabeyi.
+ dogru dur lan!..
- hadi lan...
+ doverim bak seni koca kafa! sisko!
- anne ogluna bisey di!
+ bak kafani kirarim senin bebe...
cocuk agabeyinin ustune yurur ve vurmaya baslar, agabey tokadi yapistirir, bu arada anne olaya yetistirmistir ve cocuklarini ayirir. buyuk ogluna kizar ve bagirir. buyuk ogulun reaksiyonu ise su olur:
+ anasinin oglu iste ne olacak...
- babasinin oglu iste ne olacak...
bugun bana ugramis kendisi, sagolsun.
eski sayilabilecek entrylerimi yoklamis.
eski sayilabilecek entrylerimi yoklamis.
#260555
doneminin en stratejik hamlelerinden biridir.
(bkz: sokolovic)
yeni bilgic. hosgelmis.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?