(bkz: takoz recep)
gelmis gecmis en teknik forvetlerden biridir. topa kendinden son derece emin vurur ve istedigi vurusu yapitiginda top kaleye gitmeden arkasini donup ellerini kaldirir. o derece emindir vurusunun kusursuzlugundan.
98 dunya kupasinda gol krali olmustur. kale bosken bile kolay gol atmaz, kaleciyi bekleyip uzerinden asirirdi. ayrica solaktir. jeneriklik gollere imza atmistir. o bir efsanedir.
98 dunya kupasinda gol krali olmustur. kale bosken bile kolay gol atmaz, kaleciyi bekleyip uzerinden asirirdi. ayrica solaktir. jeneriklik gollere imza atmistir. o bir efsanedir.
yedigi en guzel golun yine bir efsane olan davor sukerin avrupa sampiyonasinda attigi muhtesem asirtma gol oldugunu dusundugum aykiri kaleci. adamin rovesata ile gol atmisligi var. o nebze deliydi.
yillar once fenerbahcede oynayan bir arap ati. galatasaraya, ali sami yende uc gol atarak hat trick yapan, zamaninda sheffield wednesdaydan real sociedada transfer olurken yurt disina transfer olan en pahali ingiliz unvanini alan tay.
yemek pisirmek gayet zevkli ve dinlendirici bir aktivitedir. zorunluluk disinda tamamen zevk ve meraka dayali oldugunda ilgi cekicidir. ozellikle soslar ve salatalar erkekler icin denenmesi ve yapilmasi eglenceli islerdir.
(bkz: bir erkegin yemek pisirmesi)
(bkz: bir tutam sevgi)
(bkz: fenerbahce)
uefa kupasini aldiktan sonra, yillarca avrupa ozlemi cekecekse, borclanip klubu bataga goturecekse, yuzuncu yilini kutladigi sene en buyuk rakibi sampiyon olacaksa, futbolcular hakeme "zaten paramizi alamiyoruz hocam, bari sen vurma" diye aglayacaklarsa o uefa kupasi alanlarda kalsin, kicinda uefa kupasi parcasi tasimak is degil, muhim olan kupayi elde tasiyabilmek. bunun icin elin dilenme pozisyonunu terketmesi gerekiyor tabi.
cinsiyetsiz yaratiklarin beyin masturbasyonu ile sonlanacak durumdur. binainaleyh #29900
yasli kizildereli reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede
birbiriyle boğuşup duran iki köpeği izliyorlardı. köpeklerden biri
beyaz,
biri siyahtı ve oniki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler
dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı.
dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki iri
köpekti bunlar. çocuk, kulübeyi korumak için biri yeterli gözükürken
niye
ötekinin de olduğunu, hem niye renklerinin illa da siyah ve beyaz
olduğunu
anlamak istiyordu artık. o merakla sordu dedesine.
yaşlı reis, bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını sıvazladı.
"onlar" dedi, "benim için iki simgedir evlat."
"neyin simgesi" diye sordu çocuk.
"iyilik ile kötülüğün simgesi. aynen şu gördüğün köpekler gibi, iyilik
ve
kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. onları seyrettikçe ben hep
bunu düşünürüm. onun için yanımda tutarım onları."
çocuk, sözün burasında, mücadele varsa, kazananı da olmalı diye düşündü
ve
her çocuğa has bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi:
"peki, sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?"
bilge reis, derin bir gülümsemeyle baktı torununa:
"hangisi mi evlat? ben hangisini daha iyi beslersem!"
birbiriyle boğuşup duran iki köpeği izliyorlardı. köpeklerden biri
beyaz,
biri siyahtı ve oniki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler
dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı.
dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki iri
köpekti bunlar. çocuk, kulübeyi korumak için biri yeterli gözükürken
niye
ötekinin de olduğunu, hem niye renklerinin illa da siyah ve beyaz
olduğunu
anlamak istiyordu artık. o merakla sordu dedesine.
yaşlı reis, bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını sıvazladı.
"onlar" dedi, "benim için iki simgedir evlat."
"neyin simgesi" diye sordu çocuk.
"iyilik ile kötülüğün simgesi. aynen şu gördüğün köpekler gibi, iyilik
ve
kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. onları seyrettikçe ben hep
bunu düşünürüm. onun için yanımda tutarım onları."
çocuk, sözün burasında, mücadele varsa, kazananı da olmalı diye düşündü
ve
her çocuğa has bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi:
"peki, sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?"
bilge reis, derin bir gülümsemeyle baktı torununa:
"hangisi mi evlat? ben hangisini daha iyi beslersem!"
kitabin ingilizce tam metni icin :
http://www.kiosek.com/dostoevsky/library/karamazov.txt
http://www.kiosek.com/dostoevsky/library/karamazov.txt
sol framedeki bosnakca basliklarin coklugunu goren necatinin,muberraya seslenisi.
ahmet kaya muhtesem yorumlamistir.
(bkz: mahsus mahal)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?