confessions

darth sidious

- Yazar -

  1. toplam entry 9925
  2. takipçi 1
  3. puan 156101

yuthura ban

darth sidious
yuthura ban, jedi iç savaşı sırasında korriban’daki sith akademisinin başı olan sith ustası uthar wynn’in çırağı olup, twi’lek ırkına mensuptu.

öğrencilerindeki kararlılık ve kurnazlığa saygı duyan yuthura ban’ın kendisi de bu özelliklere sahipti. cüppe giymeye karşı olduğu için, akademideki güç’e duyarlı diğer birçokları gibi, o da bir sith üniforması giyiyordu. göze çarpan bir başka özelliği de kısa ışın kılıcı, ya da ışın hançeri kullanmakta ustalaşmış olmasıydı.

aslen sleheyron’lu olan yuthura, kölelerine düzenli aralıklarla işkence eden zalim efendi hutt omeesh’in bir kölesiydi. intikam arzusuyla yanıp tutuşan ve yalnızca bir “hiç” olmamak konusunda kararlı olan yuthura, bir fırsatını bularak sahibine saldırdı ve “sarhoş solucan”ın kendi yatak odasında, onun gırtlağını deşti. bir kargo gemisini çalarak sleheyron’dan kaçarken, neredeyse kaçınılmaz bir şekilde mürettebat tarafından farkedildi. sonra, hiçbir merhamet belirtisi göstermeyen mürettebat, onu ıssız küçük bir gezegene terk etti.

her ihtimalle ölmüş olması gerekirken; güç’ün iradesi ile, oradan geçmekte olan ve ondari güç potansiyelini hissedip onun bir jedi olarak eğitilmesi gerektiğine karar veren bir jedi tarafından, oldukça kısa bir süre zarfında, farkedildi. işte böylece de oradan alınıp, ilerlemiş yaşına rağmen eğitilmesi için, dantooine’deki jedi yerleşimbölgesi’ne götürüldü.

nadir bulunan yeteneklere sahip olmasına rağmen, yuthura, hayatının önceki kısmındaki zalimlere ve kölelik uygulamasına devam edenlere karşı olan öfkesini yenemedi. jedi’ların bu konudaki faaliyetsizliklerini tahammül edilemez bulan yuthura ban, şöyle diyecekti: “öfke bazen çok haklı ve adildir. bazı şeyler, kimi zaman onun yüzünden değişebilir.”

jedi’larla olan anlaşmazlıklarını çözemeyen yuthura, tüm galaksideki köleliğin iğrençliğiyle savaşmak için gerekli olan güce kavuşmanın yeni bir yolunu bulacağına yemin ederek, onları ve de onların öğretilerini terk etti. aradığını, korriban’daki sith akademisi’nde bulacaktı.

bir kez başladıktan sonra, jedi’lara olan öfkesi ve köleliğe duyduğu nefret ile birleşen doğal yetenek ve yatkınlığı sayesinde, çok kısa bir zaman zarfında yüksek mevkilere geldi ve de kendini akademinin başı uthar wynn’in çırağı olarak buldu. daha önce sahip olduğundan çok daha fazla güç elde etmesine rağmen yuthura, her ne şekilde olursa olsun daha fazla güç arayışına girip en başta ona sahip olmak istemesindeki amacını unutarak karanlık taraf’ın ruhunu bozmasına izin verdi.

güce duyduğu bu açlık en sonunda onu, ustasının yerini almak için karmaşık bir suikast düzenleme noktasına getirdi. bu, gelecek vadeden ve güç’ün kendisinde ürkütücü bir yoğunlukta bulunduğu yeni bir öğrenciyi sith’lerden biri yapmayı gerektiren bir plandı. fakat, genç insanda garip bir şeyler algılamasına rağmen yuthura, aslında, görevden alınmadan önce sith’in kara lordu olan revan’ı akademiye almış olduğundan bir an bile şüphe duymadı.

revan’ın yardımıyla ustasını yenebilen yuthura, önceden hesaplanmış –fakat tam olarak arzu edilmeyen– bir ihanette bulunarak eski kara lord’a saldırdı.

sahip olduğu tüm o büyük güce rağmen yuthura, revan’a rakip olabilecek kadar güçlü değildi ve de bu yüzden onun gücünün üstünlüğü karşısında eğilerek revan’dan merhamet diledi. yuthura’nın üzüntü verici geçmişini zaten önceden öğrenmiş olan revan, seçtiği yoldaki hatalarını ona merhametli bir şekilde göstermeyi ve onu tekrar aydınlığın yoluna döndürmeyi başardı. daha sonra yuthura, dantooine’deki jedi’lara yeniden katılmak için oradan ayrıldı.

visas marr

darth sidious
visas, katarr’ın, aşağı yukarı yö 3952’de darth nihilus tarafından, o gezegende gizli bir jedi konseyi’nin toplanmış olduğunu öğrendiğinde güç’e duyduğu açlık sebebiyle, harap edilmesinden sonra hayatta kalan tek katarrlı’dır.

güçte yankıları, suçsuzların sessiz çığlıklarını hissetmek, çevresindeki tüm hayatın ölmüşten daha kötü bir hal aldığını –güçte yalnızca bir hiçliğe dönüştüğünü– görmek, kendini bitmiş tükenmiş hissetmek, bağlı olduğu her şeyi kaybetmiş olmak… tüm bunlar visas’a inanılmaz derecede büyük acılar veriyordu; fakat tüm bu garip şeylere rağmen, hayatta kalmıştı. sonra, katarr’ın külleri arasında gezinirken, nihilus’un bizzat kendisi ile karşılaştı.

sith lordu, onun galaksiyi ilk defa bir bütün halinde görmesini sağladı ve visas bu deneyimi yaşadıktan sonra, ölmeyi diledi. güç’ten arındırılmış şekliyle galaksi, umursamaz canlılardan bir topluluğun oluşturduğu etten ve taştan ruhsuz bir yığın olarak göründü –yaşam denen bela… nihilus, amacına visa’yı inandırmak istiyordu ki; ona göre, tüm yaşam yok edilmeliydi.

yaşadığı bu görüş deneyimi, bir miraluka iken -fiziksel olarak gördüğü hiçbir şey olmadığından- güvenmekte olduğu tek şey olan “güç ile görme” yeteneğine ciddi bir biçimde zarar verdi. yine de güç’e hassasiyeti yüksek olduğundan dolayı, nihilus tarafından çırak ve hizmetkar olarak alındı.

bir yıl kadar sonra, nihilus gibi visas da güç’te, sürgündeki jedi ve onun aydınlık taraf’a olan kuvvetli bağlılığının sebep olduğu bir tedirginlik hissetti. fakat nihilus, bunun kaynağının sürgündeki olduğunun farkında değildi; çünkü ona, bu bir canlıdan kaynaklanıyormuş gibi gelmiyordu. bu tedirginliği sezmesi üzerine nihilus, visas’ı bu alışılmadık düzensizliğin kaynağını bulmakla görevlendirdi.

visas sürgündeki’nin gemisi ebon hawk’a onun orada olmadığı bir zamanda sızmayı başardı ve sürgündeki geri döndüğünde ise savaştılar; fakat visas yenildi, yaralandı ve ışın kılıcı da kırıldı. bu, visas’ın nihilus’u bırakarak hayatını sürgündeki’ne adamasına sebep oldu çünkü o –yani sürgündeki, mürettebattakı bazı kişiler arasında hoşnutsuzluğa yol açsa da, visas’öldürmek yerine onu sağlık merkezine götürmüştü.

sürgündeki’nin merhametinden etkilenen visas, aydınlık taraf’ı benimsedi ve ona, hem “güç ile görme”yi öğretti hem de tüm geçmişini anlattı. fakat visas, şu anda kendini böyle bir tehlikeyle yüzleşmeye hazır hissetmediği için, onu ustasına götürmeyi reddeti. ancak, yakın gelecekte bir zamanda eninde sonunda karşılaşaklarını hissetti.

bu andan ititbaren visas, kalan jedi’ları arayışı sırasında sürgündeki’ne yardım etti. ona olan sadakatini kanıtlayan son sınavda ise –sürgündeki’nin bizzat kendisi ile birlikte– eski efendisi darth nihilus’la,nihilus’un kendi gemisi ravager’da yüzleşti ve onu öldürdü.

visas’ın kaderi yalnızca, ona önceki ustasına karşı koyma cesareti veren sürgündeki’nin kaderiyle bağlanmıştı. onu, kitlesel gölge jeneratörü’nün güç’te neden olduğu yankılanmayı durdurmak için malachor v’e yaptığı yolculukta da, tıpkı sürgündeki’nin diğer yoldaşlarının da yaptıkları gibi, takip etti ve gezegenin yok oluşundan hemen önce ebon hawk’a binerek, kaçmayı başardılar.

visas’nın kaderinin nasıl sonlandığı konusunda bilinen çok az şey vardır. bir sonraki jedi düzeninin yenilenişinde önemli bir yeri olduğu düşünüldü; fakat darth traya’nın son tahminlerine göre ise anavatanı katarr’a geri döndü ve gezegeninin topraklarına bakarak, en sonunda, görmek istediği şeyi gördü.

uthar wynn

darth sidious
uthar wynn, jedi iç savaşı sırasında korriban gezegenindeki sith akademisinin başıydı. çırağı olarak yuthura ban’ı yetiştirdi.

uthar, başı (muhtemelen sith usulü) dövmelerle bezeli, dazlak bir insandı. gözleri, karanlık tarafta sahip olduğu gücü doğrularcasına, hastalıklı bir sarı renkteydi.

hafızasını kaybetmiş olan revan, savaşın sonuna doğru, yıldız haritaları’nı bulmak için yaptığı yolculuklar dahilinde korriban’a geldi. revan orada, naga sadow’un mezarına gizlenmiş olan yıldız haritasına ulaşmak için akademinin bir öğrencisi oldu. revan haritayı bulduktan sonra uthar, ona yuthura’yı öldürmesini emretti. fakat bunun yerine, revan ve yuthura birlikte uthar’a saldırarak onu yendiler. yuthura daha sonra revan’a saldırdı, fakat revan onun hakkından geldi ve de hayatını bağışlayarak, yuthura’nın aydınlık taraf’a dönmesini sağlamış oldu. yuthura da oradan ayrılarak dantooine’deki jedi yerleşim bölgesi’ne doğru yola çıktı.

simus

darth sidious
ilk sith imparatorluğu döneminde yaşamış bir sith lordu’dur.

yavin savaşı’ndan 5200 sene önce, marka ragnos ile sith tahtı için savaşmış, fakat yenilmiştir. hayatını sith teknikleri sayesinde koruyan simus, geri kalan günlerini, cam bir fanusun içinde bir kafa olarak geçirmiştir. simus daha sonra naga sadow’u eğitmiştir. sadow daha sonra galaktik cumhuriyet ile savaşa girebilmek için simus’un içinde bulunduğu cam fanusu, standart bir cumhuriyet lazer tabancası ile yok ederek, simus’u öldürmüştür. bu olay büyük hiperuzay savaşı’nın başlamasına neden olmuştur.

sedriss

darth sidious
sedriss bir karanlık taraf öğrencisi, ve yeniden doğan palpatine’in celladıydı.

balmorra’ya yapılan saldırının lideri olan sedriss, yenilip anlaşmaya zorlandı. bu durum imparatorluğun yüksek rütbeli iki kumandanını çok kızdırdı, ve sedriss’in idam edilmesini istediler. sedriss daha sonra bu iki üst düzey yetkiliyi, palpatine’in kalan klonlarını yok ederken buldu, ve ikisini de ışın kılıcıyla doğradı. bu sırada klon imparator odadan içeri girdi, ve sedriss onun önünde eğilerek ona tekrar hizmetini ve sadakatini sundu. daha sonra sedriss luke skywalker ve kam solusar’ı öldürmesi için ossus gezegenine bir suikast droidi gönderdi, fakat imparatorun özel isteği doğrultusunda bu ikisini kendisi canlı yakalamaya gitti. sedriss ve başka bir karanlık jedi olan goir, kendi ordularının ysanna yerlilerinin ordularını yenebileceğini düşünüp hezimete uğradılar. goir hemen kam tarafından öldürüldü, ve sedriss’de luke tarafından güç ile geriye doğru itilerek kötü bir şekilde yere kapaklandı. doğrulup bir ysanna yerlisini rehin alan sedriss, ood bnar tarafından güç kullanarak durduruldu.

naga sadow

darth sidious
eski sith imparatorluğu’na ait, safkan bir sith lorduydu. marka ragnos’un ölümünden sonra tahta çıkmış, ve ondan sonra da sith’lerin karanlık lordu unvanını almıştı. büyük hiperuzay savaşının arkasındaki deha olarak tarihe geçen naga sadow, bu savaş ile eski cumhuriyete karşı sith imparatorluğunun sınırlarını genişletmeyi amaçlıyordu. fakat bu savaş hem sith imparatorluğunun hem de naga sadow’un sonunu hazırladı. eski sith imparatorluğu cumhuriyet güçleri ve jedi’lar tarafından yok edildiler.

simus adlı bir sith lordu tarafından eğitilmiş olan naga sadow, gücünü karanlık taraftan alan sith büyüleri, ve sith simyası üzerinde çalışmıştır. cumhuriyet tarafından savaş suçlusu ilan edilen naga sadow, yavin 4’e kaçmış, ve burada massassi savaşçıları üstünde simya deneyleri yaparak, onların kızıl derili insansı şekillerinden çıkarak, kambur çirkin görünümlü etoburlar olmalarına yol açmıştır. naga sadow, massassi savaşçılarına yaptığı bunca şeyden sonra, yine de onlardan tanrı muamelesi görmüştür. massassi savaşçıları, sith lord’larını onurlandırmak için onun adına taştan büyük yapılar ve heykeller inşa etmişlerdir. büyük hiperuzay savaşı sırasında, naga sadow, taht için kendisi ile çekişen ludo kressh, ve eski hocası olan simus’un ölümlerinden sorumludur.

kendini bir sith tabutunun içine hapseden sadow, orada komaya benzer bir transta uzun süre kalmış, ve jedi düzeninden ayrılmış, alternatif yollar arayan freedon nadd’a güç’ün içinde mânen rehberlik etmiştir. nadd, sadow’u bulmuş, ve onu uyandırmıştır, ve nihayetinde sadow, nadd’ı karanlık sanatlarda eğitmiştir. naga sadow’un akıbetinin tam olarak ne olduğu bilinmese de, öğrencisi freedon nadd tarafından öldürülmüş olduğu rivayet edilmektedir. nadd, naga sadow’dan sonra sith imparatorluğunun tahtına oturan kişi olmuştur.

marka ragnos

darth sidious
imparator palpatine’in başa geçmesinden 5000 yıl önce, eski sith imparatorluğu’nun yüce ’’dark lord of the sith’’ ünvanını taşıyan lideri, kendisi de yarı insan-yarı sith ırkından bir melez olan marka ragnos’tu.

ragnos’un fiziksel güçleri olağanüstüydü ve güç’ün karanlık tarafına olan korkutucu hakimiyeti sayesinde de diğer sith lordlarının hiç biri onun liderliğini sorgulamaya cesaret edemiyordu. başta sith lordu simus olmak üzere rakiplerine karşı kısa, fakat yoğun ve kanlı bir savaştan sonra imparatorluğun başına geçmişti. başa geçtikten sonra hem korku, hem de potansiyel rakiplerini gizlice manipule edip onları birbirlerine düşürerek hüküm sürdü. bazen de onları kendisine meydan okumaya tahrik ediyor sonra da basitçe öldürüyordu. marka ragnos kısa sürede hem çok korkulan, hem de saygı duyulan bir lider haline geldi.

ragnos sith imparatorluğu’nu yüz yıldan uzun bir süre yönetti ve bu dönemde imparatorluk son altın çağını yaşadı. fakat ragnos, kendisinden önce gelenlerin aksine imparatorluğun sınırlarını genişletmek için çok az çaba gösterdi. o dönemde yaşayan sith’ler arasında kaybolmuş tarihi araştırıp cumhuriyet’in ve onun koruyucusu olan jedi düzeni’nin varlığını keşfeden nadir kişilerdendi. ragnos, sith imparatorluğu’nun çok genişlemesi durumunda eninde sonunda, kaçınılmaz olarak cumhuriyet ve jedi’larla karşılaşacaklarını biliyordu. sith imparatorluğu’nun onlara karşı uzun bir savaş için henüz hazır olmadığının da bilincindeydi. bu yüzden imparatorluğun varlığını korumak amacıyla muhafazakar bir strateji güttü. doğal olarak diğer sith lordları onunla aynı fikirde değillerdi ve ragnos’u korkaklıkla suçlayıp bunu da onu tahttan indirmek için bir bahane olarak kullanmaya başladılar. marka ragnos ilk başlarda diğer sith lordlarının bu kadar aptal ve düşüncesizce imparatorluğu tehlikeye atmaya hazır olmalarından büyük öfke duydu, fakat zamanla bundan yararlanmanın yolunu buldu. kendi varlığını ve liderliğini riske atarak tüm sith lordlarının onunla muhalefete girişmelerine izin verdi. bu şekilde lordlar onu yok etmekle meşgul olacaklar ve yayılma politikasını şimdilik bir kenara bırakacaklardı. bu sayede ragnos yıllarca onların imparatorluğun sonunu getireceğine emin olduğu bir sefere çıkmalarını engelledi. fakat sonunda yaşlılıktan öldü ve başta ludo kressh ve naga sadow olmak üzere sith lordları ’dark lord of the sith’ ünvanı için birbirlerine girdiler. ve sith imparatorluğu onun ölümünden sadece bir kaç yıl sonra yok oldu.

marka ragnos ölmüş, ama henüz son sözünü söylememişti. bin yıl sonra ruhu exar kun ve ulic qel-droma’nın karşısına çıktı ve onları yeni sith lordları ilan etti. böylelikle sith savaşı’nın da başlamasına sebep oldu.

lumiya

darth sidious
hoth savaşı’nı izleyen aylar asi ittifakı’nın kahramanları için oldukça zordu. echo üssü’nün terkedilmesi ve han solo’nun yakalanması ile morallari çökmüş olan asiler bir de luke skywalker’ın arkadaş bir asi pilotunu öldürdüğü olasılığıyla karşı karşıya kaldılar. ittifak’ın arbra’daki geçici bir kampa taşınmasından sonra luke, haydut filosu üyelerinden biri olan shira brie ile yakın bir arkadaşlık kurdu. kendisi parlak, yetenekli ve güzeldi ve arkadaşlıkları fazla geçmeden daha yakın birşeye dönüştü. daha sonra haydut filosu gizli bir imparatorluk filosuna saldırarak ele geçirilmiş ve modifiye edilmiş tie savaşçılarını ele geçirdiler.

tie savaşçıları, haydutların savaş sırasında diğer tüm düşman gemileri arasında kimin dost kimin düşman olduğunu anlayacak vericiler ile donatılmışlardı. savaşın ortasında skywalker’ın vericisi bozuldu. etrafındaki savaşçılardan kimin dost kimin düşman olduğunu anlayamayan luke, yavin savaşı’nda yaptığı gibi teknolojiyi bırakarak güç’e güvendi. sezgilerini kullanarak hedeflerini buldu ve düşürmeye başladı. luke’un vurduğu gemilerden biri shira brie’ninki idi.

arbra’ya dönen skywalker, pek sıcak şekilde karşılanmadı. ittifak analizcileri orada ne olduğunu anlayana kadar luke’un rütbesi ve hizmetleri elinden alındı. şok olan luke güç’e olan bağlılığını sorgulamaya başladı. wookiee chewbacca ile birlikte skywalker arbra’dan ayrılarak kendi soruşturmasını yapmaya başladı. shira brie’nin anayurdu olduğu söylenen shalyvane’e yolculuk ettiler ve orada bu enigmatik kadın hakkında gerçeği öğrendiler.

shire elan colla brie, coruscant’ta dünyaya gelmişti ve hayatını imparatorluk için ajanlık yaparak geçirmişti. brie’yi imparatorluk istihbarat’ında hızlı eğitim alması için seçen darth vader’dı. zihni ilaç tedavisi ile güçlendirilen ve vücudu egzotik dövüş sanatlarıyla donatılan brie, vader tarafından asi ittifakı’na sızması için yollanmıştı.

en önemli görevlerinden biri luke skywalker’ı gözden düşürmekti. vader oğlu ittifak arasında kendine yer bulamazsa onu aramaya çıkacağını ummuştu. brie, luke onun savaşçısını düşürünce neredeyse başarmıştı ama skywalker masum olduğunu kanıtladı ve brie’nin geçmişini açığa çıkarmayı başardı.

shira tie savaşçısı olayında ölmemişti. yaralı vücudu vader’ın ajanlarınca ele geçirilmiş ve süper yıldız destroyerı executor’un gizli odalarında tekrar iyileştirilmişti. brie’nin vücudu yeniden yaratılırken ve mekanik aksamlarla zenginleştirilirken vader dikkatle izledi. öfkesi ile beslenen ve güç konusunda da gelecek vadeden brie bacta tankından değişmiş bir kadın olarak çıktı. nefretine yenildi ve kara leydi lumiya olarak anılmaya başladı. öğrencisinin gelişimi karşısında etkilenen vader, onu güç hakkında eğitmeye başladı.

vader efendisi imparator’dan hiçbirşeyin gizlenemeyeceğinin farkındaydı. lumiya’yı palpatine’e bir hediye - imparator’un yeni eli- olarak sundu. palpatine kabul etti ve vader kadının eğitimine devam etti. endor savaşı imparatorluk’u sonsuza dek değiştirdiğinde, lumiya kadim sith dünyası ziost’ta saklandı. bu gözden uzak dünyada kendine özel silahını üretti: kaiburr kristal parçalarından ve mandolorialı demirinden oluşan bir ışın kırbacı.

lumiya bundan sonra herdessa gezegenindeki köle guildninin cyborg güvenlik şefi olarak ortaya çıktı. orayı ziyaret eden prenses leia organa’yı tutuklamaya çalıştı ancak guilde karşı yapılan bir başkaldırı yüzünden başarısız oldu. lumiya bir lazer ateşi yüzünden yaralandıysa da, ittifak’tan intikam almak için savaştan sağ çıktı.

daha sonra arkasında imparatorlu kuvvetleri ve korkutucu nagai istilacıları ile kinooine gezegenine indi. kinooine’de luke skywalker ile lumiya sonunda yeniden karşılaştılar ve göz kamaştırıcı bir düelloya girdiler. ilk dövüşte lumiya luke’u yendi ve ve müttefikleri dani ve kiro’yu da ağır yaralamayı başardı. ancak ikinci dövüştü skywalker lumiya’yı yenmeyi başararak zırhını parçaladı ve onun shira brie olduğunu ortaya çıkardı.

nagai istilası sırasında imparatorluk’tan kalan güçlerin sürekli başını derde sokan dengesiz ve değişen ittifaklar esnasında, lumiya üç yıldız destroyerı, iki fırkateyn ve dört korvetten oluşan kendi imparatorluk kuvvetlerini, toflara ait yabancı filo ile birleştirdi. tof istilası sonunda durdurulduğunda, lumiya galaksiden kayboldu. şu anda nerede olduğu bilinmez ama gene de mirasını en az iki öğrenciye bırakmıştır - flint adlı bir genç adam ve carnor jax adlı hain bir kraliyet koruması.

ludo kreshh

darth sidious
marka ragnos’un ölümünden sonra sith tahtı için mücadele eden sith’lerden biridir. taht için, naga sadow adlı sith lordu ile mücadele etmiştir. sadow, galaktik cumhuriyet’e karşı savaş ilan etmek istemiş, kressh de onun bu fikrine karşı çıkmıştır. sonunda daha farklı bir yöntem deneyen kressh, kendini ölmüş gibi göstermek için sadow’un üssüne sahte bir gemi göndermiş, ve kendisi saklanmaya çekilmiştir.

büyük hiperuzay savaşından sonra kressh kendine sadık olan kuvvetleri, sadow’un geri kalan donanmasını yok etmeleri için göndermiştir. nihayetinde iki sith lordu karşılaşmış, ve kressh sadow’u sith imparatorluğundan tamamen silmiştir. yaralı olarak kurtulan sadow, bilinçli olarak kendi gemisini, şimdi sith imparatoru olmuş kressh’in gemisine çarptırmış, ve kressh’in kısa süren imparatorluğuna bu şekilde bir kaza ile son vermiştir.

ölümünden sonra kressh, korriban’da ki bir shyrack mağarasının derinliklerine gömülmüştür. efsaneye göre, kressh’in öfkesi, nefreti ve karanlık taraf enerjisi bu mezar içinde o kadar fazladır ki, içeri giren herkes halüsinasyonlar görüp, akıllarını kaçırmaktadır. sürgün olarak adlandırılan jedi’nin bir kez bu mağaraya girdiği rivayet edilmektedir.

kont dooku

darth sidious
kont dooku’nun gönüllü olarak görevini bırakması jedi düzeni için büyük bir şok olmuştu. güçlü bir kişiliğe sahip olan dooku’ nun fikirleri çoğunlukla eski yol göstericisi yoda’ ya rağmen jedi konseyi ile uyuşmazdı. onun konseye karşı çıkan bakış açısının benzeri sık sık eski öğrencisi qui-gon jinn tarafından tekrarlanmıştır.

dooku idealist bir politikacıydı. ona göre jedi’lar cumhuriyet gibi yozlaşmış bir kuruma hizmet ederek kendi kendilerini zayıf düşürmekteydiler. ayrılışından sonra yıllar boyu görünmeyen dooku isyan alevlerini galaksiye yayan fesat bir politikacı olarak tekrar ortaya çıktı. dooku çok çok kısa bir zaman içinde cumhuriyet’in dağılmasına neden olabilecek ayrılıkçı hareket için binlerce sistemi etrafında topladı.

dooku’nun adına çalışan fırsatçılar şiddetin ilk kıvılcımlarını başlatmışlardı ve bu çalkantılı zamanda düzeni sadece jedi’lar geri getirebilirdi. jedi konseyi dooku’ nun jedi eğitiminden dolayı bu şiddet olaylarının şahsen sorumlusu olduğuna inanmak istemedi. jedi’lar dooku’ nun sırrını fark edemediler. zarif bir karizmayla, iyi kurulmuş politik argümanların maskesinde dooku karanlık tarafın gücü tarafından baştan çıkarılmıştı. jedi düzeninden ayrıldıktan sonra dooku karanlık sith lordu darth sidious tarafından karanlık tarafa çekildi. sith geleneğinden dolayı dooku darth tyranus ismini aldı ve silahlarının yelpazesine riyakarlık ve hainliği de ekledi. dooku sonunda eski cumhuriyet’in ölümüne neden olacak ajanları çalıştırmaya başladı. tyranus kılığında şöhretli ödül avcısı jango fett’le kamino’daki gizli klon ordusuna örnek olması için temasa geçti. dooku kılığında galaksinin açgözlü, güçlü ticaret baronlarının cumhuriyet’e karşı güçlerini birleştirmesini ayarladı.

geonosis’in kulelerinde dooku resmen bağımsız sistemler konfederasyonu’ nu kurmak için bir toplantı organize etti. ayrılıkçı senatörlerin yanında ticaret birliği, ticaret federasyonu, birleşik ittifak, bankacılık birliği ve tekno birlik temsilcileri güçlerini birleştirerek galaksideki en büyük askeri gücü oluşturdular. ayrılıkçılar savaşa hazırdı. jedi şövalyesi obi-wan kenobi bu toplantıyı keşfetti ve cumhuriyet’i uyardı, fakat yakalanmaktan kurtulamadı. dooku kenobi ile geonosianlar’ın zindanlarında buluştu ve ona cumhuriyet’in kontrolünün git gide darth sidious adlı bir sith lordunun eline geçtiği gerçeğini açıkladı. dooku’nun sözlerine güvenmeyen obi-wan ve bozulmuşluğun kökünü kazınmasında ona katılmayı reddetti.

anakin skywalker ve padme de başarısız bir kurtarma denemesinden sonra kenobi’ye katıldılar.dooku onları idam alanına çıkardı, fakat ölümleri son anda yetişen jedi’lar tarafından önlendi.

ayrılıkçılar’ın droid ordusu jedi’lar ve sonrada yeni geliştirilmiş klon ordusuyla savaşa başladı. dooku kaçmaya çalışırken anakin skywalker ve obi-wan kenobi tarafından durduruldu. iki jedi dooku’ ya karşı ışın kılıcı düellosuna başladı, fakat dooku’ nun eski stil ışın kılıcı mücadelesindeki üstün becerisi genç savaşçıları kolayca alt etmesiyle sonuçlandı. iki jedi yerde yaralı bir şekilde yatarken başka bir jedi dooku’ nun gizli hangarına girdi.

jedi ustası yoda dooku’ya meydan okudu. ikisi gücü kullanarak müthiş bir savaşa başladı, fakat birbirlerine üstünlük sağlayamadılar. sıra ışın kılıçlarına gelmişti. net görülemeyen bir karmaşa, hız ve ışık içinde; güç’ ün iki ustası düello yaptılar. bir avantaj bulamayan dooku üzerlerine devrilmek üzere olan bir turna ile kenobi ve skywalker’ı tehlikeye atmak suretiyle yoda’ nın dikkatini dağıttı. yoda gücü kullanarak jedi’lari kurtarmaya çalışırken dooku kaçtı. jedi’lar ise dooku’nun karanlık tarafa düştüğünü anladılar, fakat sith’ le olan işbirliğinden haberleri olmadı. dooku gemisiyle coruscant’ta yıpranmış bir depoya gitti. orada ustası darth sidious ile buluştu ve iyi haberi verdi. klon savaşları başlamıştı.

klon savaşları’nın son aşamasında ayrılıkçılar cumhuriyet’in kalbine saldırdılar. konfederasyon coruscant’ın savunmasını delip yüce başkan’ı kaçırdı.

kural gereği, palpatine darth sidious ve doku da öğrencisiydi. dooku’nun efendisi palpatine’in gerçek planından haberi yoktu. bu kaçırma yeni sith öğrencisi için bir test olacaktı. general grievous’un bayrak gemsinde tutuluyordu; jedi kahramanları obi-wan kenobi ve anakin skywalker’ın kurtarmaya gelmeleri bekleniyordu. bir kez daha dooku jedilarla düelloya başladı. en iyi olan kenobi’yi tüm gücüyle iterek bilinçsiz bir şekilde bıraktı; fakat skywalker’ın gücünü hesaba katmamıştı. genç adam dooku’nun her hamlesini karşılıyor ve karşı ataklar yapıyordu.

skywalker çeşitli hamlelerden sonra dooku’nun ellerini kesti ve kırmızı kılıcını aldı. dooku sith gerçeğini skywalker iki kılıcı bogazında tutarken ve palpatine “öldür onu” diye tavsiye ederken anladı. dooku en sonunda kandırıldığını anladı.skywalker sith için gerçek bir ödüldü.

bunu anladığında skywalker kılıçları birleştirdi ve dooku’nun kafasını kesti.

kadaan

darth sidious
gerçek karanlık taraf kahinleri’nin lideri olan kadann, kara sakallı bir cüceydi ve eski cumhuriyet’in son yıllarında bir jedi şövalyesiydi. fakat bir savaşçı ve hareket adamından çok filozoftu ve vaktinin çoğunu güç’ün dengesiyle ilgili eski kehanetleri anlamaya çalışarak geçirirdi.

bu amaç için sadece aydınlık tarafa bağlı kalmaya çalıştı, ama bunun yeterli olmadığını görünce güç’e tam anlamda hakim olabilmek için hem karanlık hem de aydınlık taraflara eş bir şekilde ihtiyaç olduğuna inanmaya başladı. zamanla jedi yolundan döndü ve karanlık taraf güçleriyle deneyler yapmaya başladı. hala iyi niyetli olarak çalışıyordu, ama farkında olmadan aydınlık taraftan düşmeye başladı. galakside pek çok yere giderek meditasyon yaptı ve karanlık taraf üzerinde düşünüp teorilerini test etti.

kadann’ın karanlık taraf’la arasında özel bir bağ olduğunu keşfetmesi uzun sürmedi. karanlık taraf ona çeşitli sırlar fısıldıyor, çeşitli önemli olayların nasıl sonuçlanacağıyla ilgili ipuçları sunuyordu. her zaman doğruçıkmasa da bu ona yeni bir gücün kapılarını açtı. potansiyel geleceği gördü ve bu yolu takip etmekle jedi düzeni’ne sadık kalmak arasında bocaladı.

jedi düzeni’nin yok edilmesinden kısa bir süre önce darth sidious ona beklenmedik bir ziyarette bulundu. kadann’ın güç üzerindeki görüşleri ve yetenekleri sith lordu’nun ilgisini çekmişti. uzun tartışmalardan sonra kadann’ın gerçek amacını ona açıkladı ’’gördüğün bu gelecek senin değil. sen sadece bir habercisin. bana katıl ve benim kahinim ol. güç’ün istediklerinin görebildiğin kısmını bana açıkla, ben de bunları gerçekleştirmeye çalışayım.’’

böylece kadann palpatine’e katıldı ve güç’ü okuyarak gelecekle ilgili kehanetler oluşturabilme yeteneği olan küçük bir grup karanlık taraf heveslisinin liderliğini üstlenerek karanlık taraf kahinleri’ni oluşturdu. imparatorluk kurulduğunda imparator’un en güvenilir danışmanlarından biri olmuş durumdaydı. o ve grubu genel olarak galaksiden saklı olarak, sahne arkasında ve karanlıkta çalıştılar. güç üzerinde sürekli meditasyon yaparak uyarı ve kehanetleri palpatine’e bildirmeyi sürdürdü. ayrıca kendi özel ilgi alanı olan karanlık-aydınlık dengesi üzerinde düşünemeye de devam etti.

endor savaşı’ndan kısa bir süre önce kadann karanlık tarafın derinliklerini araştırdığında pek çok olası sonuç gördü.bunların en güçlülerinden biri, imparatorluğun sonuna ve güç’e denge geleceğine işaret ediyordu. palpatine kadann’ın uyarılarını dikkate almadı, çünkü kendi meditasyonlarında böyle birşey görmemişti. kadann da sonuçtan emin değildi, ama kendi iç güdülerine ve kehanetlerine güvenmeyi tercih etti. kendisine sadık kahinleri topladı ve gizlice coruscant’ı terketti. kısa bir süre sonra palpatine öldü ve imparatorluk çökmeye başladı. artık yeni bir yuva bulmanın vakti gelmişti. böylece kadann, kendisi ve kahinlerini uzun süreli bir gizliliğe çekti. karanlık tarafı izlemeye, ve varlıklarını ortaya çıkarmanın vakti geldiğini söyleyecek bir işaret için beklemeye başladı.

jorak uln

darth sidious
jorak uln, korriban’daki sith akademisi’nin ilk yöneticisi ve muhtemelen de revan’ın izinde gidenlerden biriydi. fakat bazı kaynaklar, onun kara lord exar kun’a hizmet eden sith’lerden biri olduğunu, daha sonra ise kaçarak, sith akademisini kurduğu yer olan korriban’a geldiğini iddia eder.

jorak uln’un mevkisi, sith’lerin, güçlünün zayıftan kontrolü alması gerktiğine dair prensipleriyle uyumlu bir şekilde, çırağı uthar wynn tarafından elinden alındı. uln da, eski sith lordlarından biri olan tulak hord’un meşhur kara lordlar vadisi’ndeki mezarını bulmak için oradan ayrıldı. buradan kaçarak mı kurtulduğu; yoksa wynn’in onun yaşamasına izin mi verdiği bilinmemektedir.

sürgünü sırasında jorak, çektiği acıdan bile zevk alacak kadar aklıdını kaçırdı. bunun, yıllar süren yalnızlığından ve gücün karanlık tarafının yıkıcı gücünün, onun gerçekle kurduğu son bağları da koparmış olmasından ileri geldiği muhtemeldir. öylesine çıldırmıştır ki, akademideki öğrencileri kaçırdığı ve kimi zaman da öldürdüğü bilinmektedir.

hafızasını kaybetmış revan, meşhur yıldız haritaları’nı bulmak için çıktığı bir yolculukta korriban’a dönünce, tulak hord’un mezarını buldu ve değerli şeyler bularak uthar wynn’i etkileyip akademi’de prestij kazanmak için oradan birtakım şeyler almak istedi. fakat jorak uln, mezarın içine, içeri bayıltıcı gaz üfleyen bir tuzak kurmuştu.

revan ve mezarı birlikte keşfettiği bir başka öğrenci, mekel, uyandıklarında kendilerini uln tarafından sorgulanır bir halde buldular. şimdiki öğrencilerin gerçek bir sith’de bulunması gereken sağduyu ve saflığa sahip olmadıkları konusunda şikayet ettikten sonra uln, revan’a sith felsefesiyle ilgili sorular sormaya başladı.

eğer revan soruları yanlış cavaplarsa, jorak gücü kullanarak ona yıldırımlar gönderecekti. fakat doğru cevaplarsa da yıldırımlar bu kez mekel’e gidecekti. üç doğru cevaptan sonra mekel ölecek, uln da revan’a bir sith holocron’u verecekti. olaya başka bir açıdan yaklaşan revan ve mekel ise yardımlaşarak uln’a saldırdılar, böylece de mezardan kaçabildiler.

exar kun

darth sidious
marka ragnos’un ruhu bin yıl boyunca varlığını sürdürdü. freedon nadd’ın gölgesi adeta lanetliymiş gibi yüz yıllarca mezarından güç alarak etkisini gösterdi. palpatine’in kendisi de birden fazla kez ölümden geri döndü.

fakat exar kun hepsini geçti.

4000 yıl boyunca varlığını ölümün ötesinden bir durumda tutabildi. sith savaşı’nın bu gazisini tamamen ve kesin olarak yok edebilmek için luke skywalker’ın tüm yeni jedi’larının işbirliği yapması gerekti.

yavin savaşı’ndan 4000 yıl önce bu çok yetenekli genç jedi öğrencisi, karanlık tarafı kendi ustası olan vodo siosk-baas’tan daha iyi bildiğini düşünmeye başlamıştı. çok ilgisini çeken bu konuda daha fazla bilgiyi kimse kendisine müdahele etmeden öğrenebilmek için eğitimini yarıda kesip dxun ayına gitti. burada sith lordu freedon nadd’ın mezarını buldu ve nadd’ın zayıflamış hayat enerjisi kun’la temas kurarak onu korriban’daki tarihi sith mezarlıklarına gitmeye teşvik etti. kun buraya geldiğinde nadd onu tuzağa düşürerek bir tapınağı kun’un üzerine yıktı. ölmek istemeyen kun nadd’ın isteğini yerine getirdi ve ruhunu karanlık tarafa açtı.

artık yolunu çizmişti. korriban’dan, naga sadow’un massassi savaşçılarının kendilerini yönetecek yeni bir kara lord için beklemekte oldukları yavin iv’e gitti. kun’un ulaştığı yeni güçlerden faydalanıp tekrar hayata dönmek isteyen freedon nadd’ın ruhunu tamamen yok etti. bundan sonra da yeni tapınaklar inşa etmeye başlayarak yavin iv’ü harekat merkezi ve sith gücünün odak noktası haline getirmeye başladı. tapınaklar da eski sith mimarisiyle, karanlık tarafın gücünü yoğunlaştırabilecek şekilde inşa ediliyordu.

kun, bir karanlık taraf grubu olan krath’ı ve gruptaki karanlık tarafa düşmüş jedi şövalyesi ulic qel-droma’yı kendisine potansiyel bir tehdit olarak görüyordu. onları yok etmek için harekete geçti, fakat bunu gerçekleştiremeden bin yıl önce ölmüş olan marka ragnos’un hayaleti ortaya çıktı ve kun’u yeni sith lordu, qel-droma’yı da onun sith öğrencisi ilan etti. alnına bir sith dövmesi kazılan kun işe koyularak çeşitli jedi şövalyelerini kendi taraflarına çekti.

artık sith savaşı başlamıştı. ulic-qel droma yakalandığında kun onu serbest bırakmak için bir grup massassi ve mandalorian savaşçısıyla birlikte coruscant’ın ortasına kadar elini kolunu sallayarak geldi ve cumhuriyet senato binasında ustası vodo siosk-baas’ı yeni yaptığı çift taraflı ışın kılıcıyla öldürdü.

yavin iv’teki üssünde kun giderek daha çok sith büyüleriyle ilgilenmeye başladı ve çeşitli korkunç mutant yaratıklar oluşturdu. deneylerinden birinde bir grup massassi çocuğunun yaşam güçlerini esrarengiz bir küre içinde hapsetti.

bunun ardından exar kun eski sith tekniklerinden faydalanarak cron topluluğu’ndaki yıldızlarda çoklu bir süpernovaya sebep oldu ve şok dalgaları uzayı aşarak tarihi jedi gezegeni ossus’un yüzeyindeki herşeyi yakıp yok ettiler. fakat ulic qel-droma ona ihanet etti ve kun’un yavin’de olduğunu jedilara açıkladı. yüzlerce jedi’ın da dahil olduğu bir cumhuriyet filosu hemen yavin iv’e koştu. kun böyle bir güce karşı koyamayacağını çok iyi biliyordu, ama elinde son bir koz daha vardı. önce mutasyona uğratıp korkunç bir canavara çevirdiği bir massassi savaşçısını bir muhafız olarak tapınakların altında derin uykuya yatırdı, sonra da hayatta kalan tüm massassi’lerin kollektif yaşam güçlerini emerek ruhunun tapınak duvarları içinde hayatta kalmasını sağladı. herşey olup bittiğinde yavin iv bir avuç terkedilmiş tapınaktan başka hiç bir ilginç noktası olmayan bir aya dönüşmüştü...görünüşte.

kun’un ruhu 4000 yıl boyunca orada dayandı, ama inanılmaz yalnızlık ve hapsedilmişlik duygusu onu neredeyse delirtti. endor’dan 7 yıl sonra luke, kun’un burada olduğundan tamamen habersiz olarak yavin iv’te jedi akademisi’ni açtığında derhal harekete geçti ve luke’un öğrencilerini birer birer etkilemeye, onları ele geçirmeye çalıştı. luke’un en güçlü öğrencisi olan kyp durron’u etkisi altına aldı ve ikisi birlikte skywalker’a saldırarak onu komaya soktular.

kun diğer öğrencilerle de oynamayı sürdürdü ve luke’un hareketsiz vücudunu yok etmeye çalıştı. fakat en sonunda öğrenciler korkularını yenip bir araya geldiler, ve güçlerini birleştirerek, vodo siosk-baas’ın ruhunun da yardımıyla exar kun’u sonsuza dek yok ettiler.

darth vader

darth sidious
siyah zırhı ve peleriniyle ve iki metreye yaklaşan boyu ile imparatorun hükmetmekteki şeytani gücünü yansıtıyor.

imparatorun yardımıyla vader kısa sürede yükselerek imparatorluğun en korkulan komutanlarından biri olmuştur. vader zırhının içindeki suni yaşam desteği olmadan yaşayamaz. bu sistem onun akciğerlerinin ve bir kısım iskeletinin görevini yapar. fakat tüm bu yaralarına karşı vader yinede çok güçlü bir savaşçıdır. amaçlarına ulaşmak için hiç gözünü kırpmadan işkence yapabilir ve güç kullanabilir. darth vader kendi askerleri arasında olduğu kadar isyancılar arasında da korku ile anılır.

vader jedi şovalyesi olduğu zamanlarda obi-wan kenobi’nin öğrencisiydi eski birlik zamanın kadar dayanan öğrencilik yıllarında vader gücü doğruyu ve adaleti kullanamk için öğreniyordu. fakat obi-wan’ın öğrettikleriyle yetinmeyip gücün karanlık tarafının çekiciliğine kapıldı. vader efendilerine ihanet etti. gücünü imparatorla birleştirip jedi’leri yok etti ve yeni düzen’i karşıtsız bıraktı.

isyancilar moff tarkin’in olum yildizi’ni yokettiginde vader’in de patlamada oldugu sanildi ama aksine ozel yapilmis olan gelistirilmis prototip bir savaş gemisiyle hayatta kalmayi basardi. vader eskisinden daha guclu bir sekilde geri dondu ve imparatorluk filosu’nun komutasini alarak skywalker’i aramaya basladi.

galaksiyi arastiran binlerce gözcü droid yardimiyla, hoth gezegenindeki isyancilarin ussunu buldu. vader, hoth gezegeninin istilasini bizzat kendi yonetti ve luke’un arkadaslarini bulutlar şehrinde (cloud city) esir aldi. vader onlari luke’ u kendine cekmek icin kullandi. en sonunda istedigi gibi luke ile imparatorun tac odasinda (throne room) karsilasti. iste iyinin ve kotunun savasi basladi. bu yanlizca fiziksel bir savas olmadi, luke bir yandan dovusurken diger bir yandan da babasinin ruhu icin savasti. ve bir kez daha gucun dairesi tam olarak tamamlandı.

darth sion

darth sidious
darth sion, yavin savaşından yaklaşık 4000 sene önce yaşamış bir sith lordu’dur. sion, sadece güç’ün karanlık tarafının kendi içinde yarattığı nefret ve irade gücü ile ceset gibi görünen yanmış ve parçalanmış vücudunu bir arada tutabilmesi yüzünden benzersiz bir sith lordu’dur. ölümsüz olup sadece güç sayesinde yaşadığı için, ebedi bir acı içindedir.

malak’ın ölümü, ve revan’ın kayboluşundan sonra korriban’da ki sith bölükleri birbirlerini öldürürken sion, galaksinin bilinmeyen bölümlerine kaçan sith lord’larından biriydi. sion’un malachor v gezegenine kaçtığı, ve orada revan’ın eksi hocası darth traya tarafından çırak olarak alındığı bilinmektedir.

malachor v’te ki trayus akademisinde acının değişik şekillerini öğrenmiş olan sion, eşsiz derecede güçlü bir sith lordu’dur. başkalarına işkence etmek, ve öldürmek sion’un güç’ün karanlık tarafı ile olan bağlantısını kuvvetlendirir. kendi acısı ve nefretinden beslenme kabiliyeti, sion’u ölümsüz yapmıştır. sion aynı zamanda büyük bir ışın kılıcı ustasıdır. tartışmasız olarak kendi döneminin en ölümcül sith suikastçılarından biri olan sion, aynı zamanda kendisi ve darth nihilus tarafından başlatılan gölge savaşında, yüzlerce jedi’nin ölümünden sorumludur.

sürgün jedi’yi sürgün cezasının bir parçası olarak dış halka’ya gönderen jedi konseyi’nin bir üyesi olan usta lonna vash’i korriban’da yakalayıp öldüren darth sion, yine korriban’da sürgün’ün kendisiyle yüzleşmiş, ve onu yenmiştir. fakat sürgün, lonna vash gibi ölmeyerek, son anda kaçabilmeyi başarmıştır.

sion, darth nihilus ile beraber, daha önce öğrencisi oldukları darth traya’yı sith düzen’inden atıp onun güçlerini yok etmişlerdir. sion daha sonra eski bir sith gezegeni olan malachor v’te ki trayus akademisinin kalbinde, mandalorya savaşlarında revan’ın hizmetinde savaşmış olan sürgün tarafından öldürülmüştür.

bu kadar uzun süre yaşayıp nefretten başka bir şey bilememiş olan sion, en sonunda trayus akademisini terk edip ruhunu teslim etmekten mutluluk duymuştur. ilginç bir şekilde, sion’un kendi duyduğu acıyı kontrol edebilme yetisi, üstün ışın kılıcı sanatı, ve karanlık tarafın gücü ile ayakta kalabilme kabiliyeti sayesinde sürgün sion’u ışın kılıcı düellosu ile yenememiştir. onun yerine, sith lordunun irade gücünü kırıp, sion’u kendi inançları ile karşı karşıya getirmiştir. üstün ikna yeteneği sayesinde sith lordu’nu darth traya’nın kendisi için hiçbir işlevinin kalmadığına, ve güç’ten vazgeçerek bunca zamandır katlandığı acı ve nefretten kurtulabileceğine inandırmıştır. sürgün’ün etkisiyle kendi yaşamını güç’e kurban eden sion, orada ölmüştür.

darth plageuis

darth sidious
zaman zaman bilge darth plagueis olarak adlandırılan, darth plagueis bir sith lordu ve naboo savaşı’na giden olayların yaşandığı yüzyılda hayatta olan darth bane’in varisiydi. darth sidious’a sithlerin yollarını öğreten kişi plagueis idi.

galaksiyi etkileyen olaylardaki tüm rolüne rağmen, darth plagueis hakkında çok az şey bilinir. sadece çırağı sidious birşeyler belirtmiştir ki bu da oldukça azdır. ancak gene de sidious’un belirttiği o çok az şey bile çok değerli olabilir. zaman geçtikçe bu gölgelerde kalmış kişiliği aydınlatacak bilgiler yavaş yavaş açığa çıkmaktadır.

kendisinin gerçek adı ve hayatının ilk yılları tamamiyle bir gizemdir. tahmin edilebilecek olan şey, kendisinin o zamanlarda yaşayan bir sith lordu tarafından güç’te kuvvetli bulunmuş olması ve onu çırak olarak alması ve adının bundan sonra darth plagueis olacağını belirtmesidir.

zamanı gelince plagueis üstat oldu ve sith geleneğini devam ettirebilmek için kendine çırak aramaya başladı. bundan sonra gelişen olayların tam olarak izledikleri yol bilinmese de, açık olan bir şey vardır ki palpatine isimli naboo’lu yetenekli genç adam onun ilgisini çekti. ondaki potansiyeli gören plagueis onu çırağı olarak alarak darth sidious adını verdi. büyük ihtimalle plagueis sidious’ta sithlerin uzun zamandır beklediği şeyi farketmişti, darth bane’in bin yıllık planını gerçekleştirebilecek ve sith’in intikamını getirebilecek güce sahip bir sith.

bu noktada sidious’un plagueis’in altındaki çıraklık döneminin ne kadar sürdüğünü kestirebilmek güçtür. üstadından çok şey öğrendiği açıktır. palpatine daha sonra hocasının (plagueis adını vermeyerek) ona güç hakkında herşeyi, karanlık taraf kadar aydınlık tarafı ve sith’in karanlık yolları kadar jedi disiplinlerini de öğrettiğini söylediği gözönüne alınırsa bu bilgiler jedi düzeni’ni içten yıkmak için çok işe yaradıkları kesindir. sidious muhtemelen plagueis’den daha kuvvetli hale geldi. ancak aynı zamanda plagueis’in beklediğinden çok daha hırslı çıkmıştı ve iki sith arasında çatlaklar olduğu görülmüştü.

örnek olarak, uzun zamandır sidious’un kendisine bir çırak almak için üstadının ölümünü beklediği düşünülürdü ancak yeni keşfedilmiştir ki sidious bebek darth maul’u plagueis’in haberi olmadan büyütmüş ve eğitmiştir. sidious plagueis’in bunu bilmemesi için özen göstermiştir çünkü bunları hep üstadının arkasından çevirmiştir ve gizlice kendisinin üstat olacağı zaman için gizli bir çırak yetişrimiştir. bu aynı zamanda plagueis’in yö 50-69’ta hayatta olduğunu gösterir çünkü darth maul’un doğum tarihi yö 54’tür. işin aslı, bundan daha fazla da yaşamış olabilir.

sidious’un hırsının varlığından öte, üstat ile çırak arasındaki bu anlaşmazlığın asıl sebebi tam belli değildir ancak güçlü bir kanı plagueis’in sert disiplininin ikisi arasında bir çatlak açtığı ve de bunun üstadın ölümüyle sonuçlandığı yönündedir.

palpatine skywalker’a plagueis’in çırağının (kendisini öyle adlandırmayarak) onu uykusunda öldürdüğünü söyledi.

darth nihilus

darth sidious
nihilus, jedi sivil savaşı zamanında yaşamış olan bir sith lorduydu. darth traya’nın eski öğrencisi olan nihilus malachor v savaşından kurtulan az sayıda kişiden bir tanesiydi. suratını kapayan beyaz üstüne kırmızı desenli bir maske takar, ve siyah bir cüppe giyerdi.

darth nihilus, güç hassasiyeti olanların güçlerini emerek açlığını bastırır ve ancak bu şekilde hayatta kalırdı. sadece insanların değil, güç hassasiyeti olan gezegenlerin de enerjilerini emdiği, ve gezegenleri yok ettiği bilinmektedir.

nihilus’un geçmişiyle ilgili çok az şey bilinmektedir. bilinenlerden bir tanesi mandalorya savaşlarında savaşmış olduğu, ve zamanında mandaloryalılar’a esir düşmüş olması ihtimalidir. bu bilgiler tam olarak bilinmese de, zamanında konsey’e ihanet ederek, revan’ın peşinden savaşa giden bir jedi olma olasılığı yüksektir. savaştan sonra darth traya tarafından bulunmuş, ve güç’e olan hassasiyeti sayesinde, traya’nın öğrencisi olarak trayus akademisinde eğitim görmüştür. kendi potansiyelinin ve gerçek gücünün farkına vardıktan sonra darth sion ile beraber darth traya’ya ihanet etmiş, ve traya’nın güç ile ilgisini keserek onu sith düzeni’nden atmıştır. sion ve nihilus, bundan sonra gölge savaşı adı altında tüm jedi’ların sonunu getirmek üzere gizli bir jedi katliamına girişmişlerdir. neredeyse tüm jedi’ların soyu tükenene kadar jedi’ları katletmişlerdir.

nihilus bitmek tükenmek bilmeyen açlığını bastırmak için gemisi ravager’in güvertesinden gezegenlerin enerjilerini emip, onları yok etmiştir. nihilus’un gücü o kadar fazla, etki alanı o kadar genişti ki, onunla bir şekilde kontağa geçen herkes onun akıldan yoksun köleleri haline gelirdi.

nihilus’un yok ettiği katar gezegeninden geriye son kalan miraluka olan, nihilus’un hizmetçisi ve çırağı visas marr, bu kölelerden bir tanesiydi. nihilus bir gün güçte bir dalgalanma hissedip, visas’ı bu dalgalanmanın kaynağını bulması için gönderdiğinde, bunun yaptığı en büyük hata olduğundan habersizdi. güçteki dalgalanmanın kaynağı olan sürgün jedi, visas’ı nihilus’un bağlarından kopararak kurtardı, ve ikili daha sonra sith lordu’nu, kendi gemisi olan ravager’de yok ettiler. vücudu karanlık taraf enerjisine dönüşerek çözünen nihilus’un orada öldüğü kabul edildi.

fakat aslında nihilus’a ne olduğu bilinmemektedir. bazılarına göre sith lordu’nun karanlık taraf enerjisine dönüşüp kaybolan vücudunu terk eden ruhu, yeniden jedi’ları yok etmek için yollar aramakta.

darth maul

darth sidious
bin yılın ardından sith ler yüzünü acımasız zabrak ile gösterdi. saf kötülükle yoğrulmuş bu yaratık efendisi darh sidious’a olan büyük bağlılığından dolayı jedi lardan öç almayı takıntı haline getirmişti.daha doğrusu bu şekilde yetiştirilmişti.

maul ilk başlarda, esrarengiz bir saldırgan olarak tanındı. qui gon jinn, kraliçe amidala’nın tatooine’den coruscant’a olan yolculuğunda eşlik ederken, darth maul’un saldırısına uğradı. qui gon’ı kurtaran şey, kraliçe’nin gemisinin onu tam zamanında almaya gelmesiydi.

qui gon, böyle bir saldırıya karşı tamamen hazırlıksızdı ve çok da şaşırmıştı. sithlerin 1000 yıldır galaksinin hiç bir yerinde görülmediği biliniyordu. ama saldırganın bir sith olduğuna dair kanıtlar ortadaydı. bir jedi gibi eğitilmişti ve bir ışın kılıcı taşıyordu.

maul, darth sidious’un emriyle kraliçe amidala’yı takip etmeye devam ediyordu. amidala naboo’ya döndüğünde, maul oraya çoktan gelmiş ve jedilarla bir kez daha yüzleşmeye hazırlanmıştı bile.

maul, iki jinn ve kenobi’ye karşı, inkar edilemez yetenek ve kararlılığını kullanarak düelloya girişti. çift taraflı ışın kılıcını kullanarak, iki jedi ı da zorlamayı başardı. jedilar, birbirlerinden ayrı düştüklerinde ise, maul, qui gon’a ölümcül darbeyi indirdi. kenobi, öfkesine hakim olamayarak, maul’a saldırdı. maul, obi wan’ın bir an bile olsa karanlık taraf enerjilerini kullanmasından yararlanarak, onu yanıbaşlarındaki derin bir kuyuya itti. kenobi, gücün aydınlık tarafının kullanarak kendini sakinleştirdi ve sürpriz bir atakla, maul’u iki parçaya böldü.

jedilar ölenin usta mı öğrenci mi olduğu konusunda bilgi sahibi değillerdi. karanlık yüzünü göstermişti. sidious’un yeni bir öğrenci bulması fazla uzun sürmeyecekti.

darth malak

darth sidious
binlerce yıldır, sithler ve jedilar galaksinin kontrolünü için savaşmayı sürdürüyorlardı. jedi şövalyeleri, yönetmeye çalışmamalarına rağmen cumhuriyet’e sith lordlarını yenilgiye uğratmak için hizmet ediyorlardı. uzak geçmişteki en karanlık zamanlarda sithler, karanlık gayelerini korkmuş bir halkın üstünde hayata geçirmek isteyerek tüm güçleriyle vururlardı.

sithlerin galaktik cumhuriyeti yıkarak yeni düzen’i getirmelerinden dört bin yıl önce, galaksi hala önceki muazzam sith ayaklanmasından dolayı sendeliyordu. büyük sith savaşı’ndan yaralarını sarmakta olan cumhuriyet, dış halka’dan mandalorian akıncıları saldırdığında yine kendini savunmada bulmuştu.

kuşatılmış jedi şovalyeleri, mandalorian yağmacılarını geri püskürtmek için cesurca savaştılar. bu çağın en önde gelen kahramanları, jedi savaşçıları malak ve revan’dı. malak pervasızca tehlikeye atılan dik başlı bir savaşçı olarak itibar kazanırken, revan’ın zekice askeri stratejileri başarılı bir dönem yarattı. malak’ın eski ustaları, dantooine’deki akademide eğitim zamanları sırasında onun aceleciliğinin gayet farkındaydılar. malak’ı savaş alanlarına bırakıp bırakmakta kararsızdılar, ama mandalorian savaşları’nın zorlukları onlara çok az seçenek bıraktı.

malak ve revan, mandalorian saldırılarının gidişatını bütünüyle değiştirerek kaçan güçleri uzayın bilinmeyen bölgelerine doğru kovaladılar. cumhuriyet ve iki jedi savaşçı arasındaki tüm bağlantı koptu. bilinmeyen bölgelerde, korkunç birşey oldu. iki kahraman jedi karanlık tarafa yenik düşecek, ve galaksiye sith lordları olarak döneceklerdi - darth revan usta, ve darth malak çırak olarak.

sith lordları, nasıl olduysa, güçlü bir askeri güç olşuturmuşlardı, ve fethettikleri her dünyayla birlikte alaylarına eklediler. rahatsız edici bir şekilde, bir çok jedi şövalyesi ve cumhuriyet askerleri, büyüyen sith harekatının güçlerine katılarak taraf değiştirdiler. cumhuriyet, darth malak’ın güçlerinin yinelenen saldırıları karşısında çöküşün eşiğinde duruyordu.

sithlerin zaferlerini sağlayan star forge’du. şaşırtıcı rakatan mühendisliğinin eski bir aracı olan star forge, sonsuz miktarlarda gemiler ve savaş araçlarından oluşmuş çok büyük bir uzay-sıçrayış fabrika istasyonuydu. revan ve malak, bilinmeyen bölgeler’deki zamanlarında onun varlığına dair izler bulmuşlardı, ve inanılmaz eski bir dünyanın uydusundaki star forge’un yerini ortaya çıkarmayı başarmışlardı.

jedi konseyi, revan ve malak’ı durdurmak için son bir çabayla sith lordlarına bir tuzak hazırladı. tuzakla etkisiz hale getirilen revan’a karşın malak kurtuldu ve sith güçlerinin kontrolünü eline aldı. bazıları malak’ın savaştan kaçtığını iddia eder. diğerleri ise onun kurtulduğunu, çünkü revan’dan daha güçlü olduğunu iddia eder. diğerleri hala malak’ın jediların saldırısını, eski ustasının güçten düşmekte olan idaresinin kontrolünü ele geçirmek için bir fırsat bildiğine inanır. gerçek ne olursa oldun, malak kurtuldu, ve büyük bir şiddetle geri döndü.

muazzam leviathan kruvazörünün köprüsünden malak, dünyaların yıkımlarının emrini verecekti. taris ve dantooine gibi gezegenler sith lordu’nun gazabının kudretini hissetti. malak’ın donanma güçlerini eski bir cumhuriyet subayı olan admiral saul karath yönetiyordu. malak emirlerini yerine getirmesi için bir çırak aldı: darth brandon.

jedi’ların tutsağı olan revan ise, sith geçmişinin belleğinden arındırıldı ve bir cumhuriyet ajanına dönüştürüldü. gözlemci jedilar revan’ı, "iyileştirilmiş" sith star forge için ilk arayışın parlattığı yolu takip ederken yakından izlediler. bu sayede, cumhuriyet ajanları istasyonu bulabildiler ve malak’la yüzleşebildiler.

bu yüzleşmede, cumhuriyet donanma güçleri star forge’a saldırmak için geldiğinde muazzam bir savaş patlak verdi. sonsuz gemi selleri star forge’dan aktı ve cumhuriyet’in savaş gemileriyle çarpıştı. sith lordu, rakatan aracını garip bir şekilde, zincirlenmiş tutsak jedilardan direkt enerji çekmek için adapte etmişti. kendi hayat gücünü, tutsaklardan onlarınkileri çekerek tekrar dolduruyordu. malak neredeyse durdurulamazdı, ama star forge nihayet yok edildiğinde, cumhuriyet bu epik çatışmadan galip çıktı.

malak bir ışın kılıcı düellosunda fena bir şekilde yaralanmış, uzun boylu bir insandı. bir ışın kılıcı darbesi alt çenesini kesmişti, ve malak, biçimsizliğini saklayan metalik bir çene koruması takmak zorunda kalmıştı. koruma ayrıca, malak’ın garip bir metalik tonla konuştuğu bir ses kodlayıcısı da içeriyordu.
94 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol