confessions

elma sekeriiii

- Yazar -

  1. toplam entry 15083
  2. takipçi 2
  3. puan 218968

mehmet şimşek

elma sekeriiii
tüm toplumdaki soru şuydu:

"deprem vergisi olarak toplanan paralar nereye gitti?" malum, kıçıkırık, soğuktan koruyamayan muşamba benzeri bir çadır bile memleket sorununa yol açtı biliyorsunuz.

bakan şimşek ise, verginin tek bir kalemde toplanıp o kaleme harcanmaması gerektiği inancında olduğunun altını çizip; deprem vergilerinin türkiye’nin ihtiyaçları için (sağlık eğitim yol yapımı) vs gibi yerlere harcandığını söyledi.


bak şimdi, yine sinirleniyorum. ya biz kaz beyinli falan mıyız??????????????????????????????????????????????????????????????!!
yok direk sorayım ya da, biz aptal bir millet miyiz sayın bakan ama bakamayan???!

her yıl, mecliste bütçeler görüşülür. her bir bakanlığın payı bellidir. o oranda da gerekli yerlere gerekli miktarlarda harcama yapılır.

bu alanda toplanan verginin adı: deprem vergisi’dir. sen, deprem için toplanan bir vergiyi tutup; "ayh buranın da duble yola ihtiyacı varmış verelim gitsin" deme lüksünün olmadığı bir alandasın! bırak onu da karayolları düşünsün ya! yetmiyorsa bütçesinin artmasini talep etsin, sana nedir bundan be adam?????!
sen, deprem kuşağının tam üzerinde yerleşke kurulmuş bir coğrafyanın bakanısın! bu ülkenin bu vergiden gelen paraya depremde harcamak için ihtiyacı var! kızılay’a bağış yap; çadır al, insanlara konut yap (((sonra da konuk evi yap depremzedeleri dışarı at di’mi?))) depremzede maaşı bağla, ne bileyim bir sürü icraat var bu parayla yapabileceğin.
hem sürekli bir paranın bir kenarda tutulması gerekiyor, kim bilebilirdi 7 şiddetindeki bir depremin van’ı vurabileceğini ha?

ya çok cahil laflar bunlar, yapmayın. o kadar da kaz beyinli değiliz ne olur anlayın!!!!!!

pkk

elma sekeriiii
yıllardır bu örgüt hakkında bitmeyen bir hikaye var, ki onlar da gözleri kör edilmiş beyni yıkanmış gençlik tarafından devam ettirilmekte.

allah yukarda, öldürerek kendilerince cihad’a sürüklenen bu embesil topluluğu allah’ın kabul etmeyeceği tek bir şeyi yapıyor: hem ölüyor hem de öldürüyor. onlara bu şekilde arka çıkıp pohpohlayanların da allah bir şekilde belasını verir umarım.

hala anlaşılamamış yaa, hala!
felaketler bizi birbirimize bağlaması gerekirken; biz ne haldeyiz? depremdeki yardım ekiplerine yardım etmek amacıyla yola çıkan askerlere yolda kurşun yağdırılır olmuş! insanları göçükten kurtarmaya giden insanlara bomba atılır olmuş!

benim anneannem de aşiret kızı bir kürt. ama ne yazık ki, o diğerleri gibi kansız ve soysuz değildi.

ve açık açık da söylüyorum, pkk da onlara buradan sözlü olarak arka çıkan da benim gözümde lanetlidir arkadaş!!!

fay hatlarının varlık amacı

elma sekeriiii
fay hatlarının varlık amacının insanlara acı çektirmesi, yok etmesi gibi bir tümevarım yapıyorsak, neden bazılarının açlık sınırında inek bokunu yiyerek hayatta kaldığını, bazılarının kıçını dolarla silip süt banyaolarında zevk-ü sefaya daldığını, bazılarının genç yaşta anasız babasız kalıp hayatın tüm acılarına göğüs germeye çalıştığını, bazılarının zalim olup insanları kulluğa yönettiği vs gibi soruları da sormamız gerekir, akabinde de "neden?" dememiz.


her şeyin varlık amacı yaradandan sorulacağı için, dimağımız yetebildiğince sorgulamaya çalışıyoruz. aklımız yetmeyince de kadere sığınıp susuyoruz.

sonuçta hepimiz dünyaya acı çekmek için değil de mutlu olmak için geliyoruz di’mi?

pkk

elma sekeriiii
kürtlerden de tepki görmeye başlayan terörist örgütü.

şırnak’ta pkk’ya karşı yapılan saldırıyı protesto etmek amacıyla yürüyüşe başlayan, abdullah öcalan lehine sloganlar atan yaşları 14 ile 18 arasında değişen eylemcilere esnaflar tepki gösterdi.

"edi bese" sözleriyle, çocukları dağıtmaya çalışan; direnince de tartaklayan esnaflar yeter artık oyuna gelmeyin şeklinde çağrı yaptılar. sonuç mu?

çocuklar yürüyemeyince ortalığa molotof kokteyli atıp kaçtılar.



pkk, senin allah belanı versin. çocukların ellerine tutuşturduğun o molotof kokteylleri var ya, götünde patlasın inşallah. ecmain.

emniyet şeridi

elma sekeriiii
istanbul’daki yolların alternatif şerididir.

normalde acil durumlar için kullanılabilecek en sağda bulunan bu şerit, günümüz istanbul trafiğinde alternaif bir yol olarak kullanımdadır. bu nedenden ötürü, bir trafik kazasında olduğunda hem ambulans hem de trafik polisi olay mahalline gecikmeli olarak ulaşabilmektedir. halk arasında, bu şeridi kullanan kişilere kısaca hayvan diyoruz.

işte bu hayvanlara kesilen cezalar artık şu şekilde oluyor:

emniyet şeridi ihlalinin cezası 66 tl. peşin ödenmesi halinde ise 49.50 tl. sürücüye kesilen ihlal cezası ise 20 puandır.

japon

elma sekeriiii
çok asil insanlardır. gururları, ahlakları ve inançları herşeyden önce gelir bu ulusun vatandaşları için.

ve bu gün, 23 ekim van depremi için tokyo’daki türk büyükelçiliği posta kutusuna isimsiz zarflar içerisinde mektuplar ve depremzedeler için para bırakmaya başlamışlar.

çok asilce. teşekkür ederiz...

uluslararası yardıma ihtiyaç yok ama not alıyoruz

elma sekeriiii
can dündar’ın bugünkü milliyet gazetesi’ndeki yazısından alıntı:


genç bir adam, nefrete bulanmış bir infialle haykırıyor: “5 cenazemi pet şişeden suyla yıkadım. şikâyete gittim, ‘kime oy verdiysen git ona söyle’ diye kovaladılar. nerede devlet?”
onun haykırışını duyan diğerleri hemen toplanıyor ve tepki, birden tırmanıyor.
çadırların hep hükümet yanlılarına verildiği, yardımda ayrımcılık yapıldığı, adamı olanların cenazelerinin öncelikle kaldırıldığı iddiaları yükseliyor.
“belediyeler yetki isteyince vermiyorlar. kendileri de yetişemiyorlar” diyor bir genç adam...
madem yapamayacaklardı, neden avrupa’nın, israil’in yardım teklifini reddettiler” diye bağırıyor bir başkası...
dışişleri’nin bu iddiayı yalanladığını söylüyorum.
“öyleyse neden gelmedi o yardımlar” diye soruyor bu kez...
yardım değil de, acaba bir alman koordinasyon ekibi gelse iyi olur muydu diye düşünmeden edemiyorum.
iki gündür arayan, ne yapabileceğini soran, yardım yollamak isteyen yakınlarıma “tanıdığınız ne kadar iyi koordinatör varsa yollayın” diyorum:
“yardımdan önce acil ihtiyaç bu...”

spikerlik

elma sekeriiii
televizyon ve radyo bültenlerini sunan insanların yaptıkları işe verilen isimdir.


spikerler genelde motomot bültenleri okurlar, türkçeleri çok düzgündür. ancak bazıları işin içine biraz da doğallık katmak isterler. anlık duygu betimlemeleriyle izleyicilerle daha fazla yakınlık kurmak isterler. bu anlamda spikerlik gerçekten zor bir iştir. bu yakınlığı kurmayı becerebilenler yanaklarından öpülesi insanlardır ancak beceremeyenler de tam bir faciadır. suratlarına tükürseniz yeri var.

(bkz: haber van dan bile gelmiş olsa hepimizi üzdü)

deprem enkazından sağ kurtulan kişilerin ölmesi

elma sekeriiii
hükümetimiz uluslararası yardıma ihtiyaç yok ancak not alıyoruz dedikten 60 saat sonra yardımları kabul ededursun, göçük altından çıkan insanların bir kısmı ne yazık ki kurtarılamıyor. çoğunluğu daha ambulansta, hastane yolunda yaşamını yitiriyor.

peki neden? işte vatan gazetesinin yazısı:

insan enkaz altında neler yaşar?

* stres hormonları aşırı salgılanır. büyük bir panik ve kalp çarpıntısı yaşanır. hayatta kalmak için sakin olmaya çalışmak şart. uyumak enkazdan sağ kurtulmanın en büyük formülü. çünkü stres hormonlarının kalbi yorması engellenmiş olur.

* vücudu sıkışan, kolu bacağı enkaz altında kalan insanın dokuları ezildiği için sinirleri tahrip olur. dolaşım sistemi bozulur. bu yüzden kalp fazla kan pompalamaya çalışır.

*tansiyon hızla yükselir. kalp daha hızlı çalıştığı için yorulur ve kalp yetmezliği gelişebilir.

en kritik 10 saat

*enkaz altında sürekli toz, toprak, kireç solumak yabancı maddelerin akciğere yığılmasına yol açar. nefes alıp verme bozulur. akciğer yetmezliği, akciğer zarının yırtılması ve akciğerin hava kaçırması başlayabilir. bu tablo çok risklidir. 10 saat sonra ölüm riski çok yükselir.


insan 7 gün susuzluğa dayanır. enkaz altında herkes 4-5 gün yaşayabilir. havanın soğuk olması bu açıdan avantaj. sıvı kaybı daha az olur.

enkaz, kalktığı anda da büyük bir risk var. vücudun üstündeki yük kalkınca baskı altındaki yaralı veya ölü dokudan salgılanan maddeler böbrekleri iflasa götürebilir.

depremin simgesi yunus ve serhat gür bu nedenlerden dolayı öldü.

uluslararası yardıma ihtiyaç yok ama not alıyoruz

elma sekeriiii
(bkz: uluslararası yardıma ihtiyaç yok ancak not alıyoruz)
23 ekim 2011 tarihinde van’da meydana gelen depremin hemen akabinde, komşu ve diğer ülkelerden gelen yardım teklifini kibarca reddeden hükümetin söylemi.

yahu, insanlar açlıktan sefaletten soğuktan ölecek durumdalar; onları geçtim toprak altında nefessiz kalmış durumdalar, bizim muhteşem ötesi ülkemizin yağlı ballı hükümet yetkilileri gelen yardımı aman istemez edasıyla iteliyor.

ya siz kimsiniz????

60 saat sonra yaşam mücadelesiyle bilinci kapalı şekilde yığın ve toprağın altından çıkartılan gözde öğretmenin kalbi dururken orada mıydınız?????????????! hayır.
kalbi yeniden çalıştırılırken orda mıydınız???????????! hayır.
siz, bu insanlar yaşam mücadelesi verirken; kıçı kırık çadırlar için kavga ederken gurur yapıp gelecek olan yardım ekiplerini elinizin tersiyle itelediniz?
gözde öğretmen belki 60 saat sonra değil de 10 saat sonra çıkarılacaktı??? bir elin nesi var, iki elin sesi var demişler. van’ın çevre köylerinde hala kendi elleriyle toprağı kazıyarak yakınlarına yardım etmeye çalışan insanlar var, yanlarında profesyonel biri yok. ağlıyorlar yardım edin hala ulaşamadık binanın içindeki yakınlarımıza diye. zaman kardeşlik yardımlaşma zamanı, başka bir şeye yer olmamalı bu davada.

türkiye cumhuriyeti hükümeti heeeeeeeeeey! hiç bir şeye yetişemiyorsun, yetişemediğin gibi yiğitliğine de bok sürdürmüyorsun; senin tavrın kime!!!
100 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol