biraz büyük alınırsa ertesi gün de kullanılabilir.
hafiflerler.
bu sene lige fırtına gibi başlayıp devamını getiremeyen takımdır. son 3 maçta aldıkları 3 yenilgiyle kendi konferanslerında 4. sıraya kadar gerilediler.
peki neden?
cevabı bulmak için çok uğraşmaya gerek olduğunu düşünmüyorum. lakers hala kağıt üzerinde ligin en iyi takımı, bu konuda bir eleştiri yapamayız. ligin açık ara en iyi koçuna sahipler, bu alanda da tartışmaya hiç gerek yok. ligin en iyi pota altı ve dış oyuncularına sahipler, burası da tamam. geriye tek bir nokta kalıyor; yan roller!
dedim ya; kağıt üzerinde bu takım çok iyi, yan roller de öyle; lamar odom, andrew bynum, ron artest, derek fisher, steve blake, matt barnes, shannon brown ve hatta luke walton. baş rollerde zaten sıkıntı yok; kobe & gasol ikilisi her maç minimum 40 sayı 15 rebound 10 asist yaparlar. bu ikiliye yardım edecek 3 oyuncu çıkarsa, lakers durdurulması imkansız bir takım haline gelir. ama sorun şu ki bu 3 oyuncu bir türlü çıkmıyor.
ron artest zamanında ligin en iyi savunmacılarından birisiydi evet ama artık öyle olup olmadığı konusunda emin değilim. bir kere savunma büyük ölçüde yeteneklerle yapılan bir şey değildir; istek ve hırsla yapılır, seziyle tamamlanır. fakat şundan eminim ki savunma yapmak bu günlerde artest in aklından bile geçmiyor. bu adam ligin en sorunlu oyuncusu; yıllar önce indiana pacers şampiyonluk mücadelesinde zirveye koşarken gidip koçtan ya koç ben albüm yapmayı düşünüyorum bana bir iki hafta izin verir misin? diye izin isteyen bir adamdan bahsediyoruz. öte yandan hücum performansı tam bir felaket; bu sezon % 39 şut, 7.7 sayı- 3 rebound- 1.7 asist ortalamayla oynuyor. yani bırakın takımına faydalı olmayı kendine bile faydalı olacak hali yok.
lamar odom yazın dünya şampiyonasında çok iyi bir performans gösterdi, akabinde sezona da çok iyi bir giriş yaptı. fakat onun da enerjisi bitmiş görünüyor. performansı son haftalar da düşse de bu sezon takıma en çok katkı yapan oyunculardan birisi. onunla ilgili sorun şu; bazen takımdan kopuyor, tek başına çok başka bir oyun oynamaya çalışıyor. lakers sistemi bunu kaldıramaz, kaldıramıyor da zaten.
andrew bynum yine sakatlıkla açtı sezonu. bir haftadır yavaş yavaş oynamaya başladı. o yüzden onun bu sezonki performansını değerlendiremeyeceğiz. ancak kariyerine bakarsak şunu görüyoruz; bu adama ( henüz ) güvenemezsiniz. 20-10 luk bir maç da oynayabilir, 5 dakikada 3 faulle kenara da gelebilir. eminim hiç bir lakerslı pota altında bynum var diye rahat rahat sırtını arkaya yaslayıp maçları seyredemiyordum.
derek fisher zaten bu takımın zayıf noktası. lakers sezon başında onu yedeklese de hala ilk beşte onun yerine oynatabileceği birini bulamadı. idareten orada duruyor gibi. ilerleyen yaşı çoğu zaman ayaklarının ileri gitmesine engel oluyor. mazallah karşısında bir derrick rose, deron williams falan gelirse çok komik duruma düşebilir.
matt barnes ve steve blake bu sene takıma katıldılar. blake in görevi çok açık; fisher ı yedeklemek. barnes ın da kenardan gelerek takıma enerji getirmesi, ceza şutlarını sokması bekleniyor. bu iki oyuncu da, blake oyun kurucu olmasına rağmen, takımlarının başarısıyla paralel düzeyde performans veren adamlar. yani işler kötü gidiyorsa onlar da kötü, iyi gidiyorsa onlar da iyi. bugünlerde bu adamlardan iyi işler yapmasını beklemek fazla iyimser olur.
shannon brown çok istikrarsız bir oyuncu. bir maç 20-7-8 yapar, kimse şaşırmaz; bir sonraki maç 2-0-3 yapar yine kimse şaşırmaz. luke walton ise tam bir facia. ligde herhangi başka bir takımın kapısından içeri bile giremezken nasıl oluyor da hala bu takımda kendine yer bulabiliyor anlamak mümkün değil.
özet geçtim; temelde lakers ın ana sorunu yardımcı rollerdeki adamların ne yapacaklarının belli olmaması diyebiliriz. bu adamlardan alabileceğin minimum katkıyı kestiemiyorsun. hal böyle olunda işler içinden çıkılmaz bir hal oluyor.
şunu da söyleyeyim; lakers oynayacağı 10 maçı üst üste kazanabilir, hatta bu sezon şampiyon olarak 3te3 de yapabilir, buna kimse şaşırmaz. ama bunları yapamazsa da sürpriz olmaz.
dedikodu; lakers ın, kontratı bittiğinde deron williams ı alacağı söyleniyor. kobe nin yavaş yavaş oyundan çekilmekte olduğu göz önüne alınırsa zaten laker ın takıma bir dış süper star katacağını kestirebiliyorduk. bu katkıyı oyun kurucu pozisyonundan alırlarsa çok daha güzel olur.
peki neden?
cevabı bulmak için çok uğraşmaya gerek olduğunu düşünmüyorum. lakers hala kağıt üzerinde ligin en iyi takımı, bu konuda bir eleştiri yapamayız. ligin açık ara en iyi koçuna sahipler, bu alanda da tartışmaya hiç gerek yok. ligin en iyi pota altı ve dış oyuncularına sahipler, burası da tamam. geriye tek bir nokta kalıyor; yan roller!
dedim ya; kağıt üzerinde bu takım çok iyi, yan roller de öyle; lamar odom, andrew bynum, ron artest, derek fisher, steve blake, matt barnes, shannon brown ve hatta luke walton. baş rollerde zaten sıkıntı yok; kobe & gasol ikilisi her maç minimum 40 sayı 15 rebound 10 asist yaparlar. bu ikiliye yardım edecek 3 oyuncu çıkarsa, lakers durdurulması imkansız bir takım haline gelir. ama sorun şu ki bu 3 oyuncu bir türlü çıkmıyor.
ron artest zamanında ligin en iyi savunmacılarından birisiydi evet ama artık öyle olup olmadığı konusunda emin değilim. bir kere savunma büyük ölçüde yeteneklerle yapılan bir şey değildir; istek ve hırsla yapılır, seziyle tamamlanır. fakat şundan eminim ki savunma yapmak bu günlerde artest in aklından bile geçmiyor. bu adam ligin en sorunlu oyuncusu; yıllar önce indiana pacers şampiyonluk mücadelesinde zirveye koşarken gidip koçtan ya koç ben albüm yapmayı düşünüyorum bana bir iki hafta izin verir misin? diye izin isteyen bir adamdan bahsediyoruz. öte yandan hücum performansı tam bir felaket; bu sezon % 39 şut, 7.7 sayı- 3 rebound- 1.7 asist ortalamayla oynuyor. yani bırakın takımına faydalı olmayı kendine bile faydalı olacak hali yok.
lamar odom yazın dünya şampiyonasında çok iyi bir performans gösterdi, akabinde sezona da çok iyi bir giriş yaptı. fakat onun da enerjisi bitmiş görünüyor. performansı son haftalar da düşse de bu sezon takıma en çok katkı yapan oyunculardan birisi. onunla ilgili sorun şu; bazen takımdan kopuyor, tek başına çok başka bir oyun oynamaya çalışıyor. lakers sistemi bunu kaldıramaz, kaldıramıyor da zaten.
andrew bynum yine sakatlıkla açtı sezonu. bir haftadır yavaş yavaş oynamaya başladı. o yüzden onun bu sezonki performansını değerlendiremeyeceğiz. ancak kariyerine bakarsak şunu görüyoruz; bu adama ( henüz ) güvenemezsiniz. 20-10 luk bir maç da oynayabilir, 5 dakikada 3 faulle kenara da gelebilir. eminim hiç bir lakerslı pota altında bynum var diye rahat rahat sırtını arkaya yaslayıp maçları seyredemiyordum.
derek fisher zaten bu takımın zayıf noktası. lakers sezon başında onu yedeklese de hala ilk beşte onun yerine oynatabileceği birini bulamadı. idareten orada duruyor gibi. ilerleyen yaşı çoğu zaman ayaklarının ileri gitmesine engel oluyor. mazallah karşısında bir derrick rose, deron williams falan gelirse çok komik duruma düşebilir.
matt barnes ve steve blake bu sene takıma katıldılar. blake in görevi çok açık; fisher ı yedeklemek. barnes ın da kenardan gelerek takıma enerji getirmesi, ceza şutlarını sokması bekleniyor. bu iki oyuncu da, blake oyun kurucu olmasına rağmen, takımlarının başarısıyla paralel düzeyde performans veren adamlar. yani işler kötü gidiyorsa onlar da kötü, iyi gidiyorsa onlar da iyi. bugünlerde bu adamlardan iyi işler yapmasını beklemek fazla iyimser olur.
shannon brown çok istikrarsız bir oyuncu. bir maç 20-7-8 yapar, kimse şaşırmaz; bir sonraki maç 2-0-3 yapar yine kimse şaşırmaz. luke walton ise tam bir facia. ligde herhangi başka bir takımın kapısından içeri bile giremezken nasıl oluyor da hala bu takımda kendine yer bulabiliyor anlamak mümkün değil.
özet geçtim; temelde lakers ın ana sorunu yardımcı rollerdeki adamların ne yapacaklarının belli olmaması diyebiliriz. bu adamlardan alabileceğin minimum katkıyı kestiemiyorsun. hal böyle olunda işler içinden çıkılmaz bir hal oluyor.
şunu da söyleyeyim; lakers oynayacağı 10 maçı üst üste kazanabilir, hatta bu sezon şampiyon olarak 3te3 de yapabilir, buna kimse şaşırmaz. ama bunları yapamazsa da sürpriz olmaz.
dedikodu; lakers ın, kontratı bittiğinde deron williams ı alacağı söyleniyor. kobe nin yavaş yavaş oyundan çekilmekte olduğu göz önüne alınırsa zaten laker ın takıma bir dış süper star katacağını kestirebiliyorduk. bu katkıyı oyun kurucu pozisyonundan alırlarsa çok daha güzel olur.
(bkz: glögg)
kendini bir şekilde erkekten üstün gören varlıktır.
duymuşsundur mutlaka; bu canlılar kendi aralarında konuşurken, bir kızın başka bir erkekle birlikte olduğunu anlatırken; selin dün akşam şuna vermiş, buket ona veriyormuş falan derler. lafı erotik bir yere getirmeye çalışmıyorum, sadece üsluba dikkat çekmek istiyorum. dikkat ettiyseniz hep bir şeyleri veren, bahşeden kadın. yani sanki erkeğin bu konuda hiç bir seçme hakkı yok, kadın vermek istiyorsa erkek almak zorunda!
yok öyle bir şey?
bir dur bakalım ben sana veriyor muyum?
duymuşsundur mutlaka; bu canlılar kendi aralarında konuşurken, bir kızın başka bir erkekle birlikte olduğunu anlatırken; selin dün akşam şuna vermiş, buket ona veriyormuş falan derler. lafı erotik bir yere getirmeye çalışmıyorum, sadece üsluba dikkat çekmek istiyorum. dikkat ettiyseniz hep bir şeyleri veren, bahşeden kadın. yani sanki erkeğin bu konuda hiç bir seçme hakkı yok, kadın vermek istiyorsa erkek almak zorunda!
yok öyle bir şey?
bir dur bakalım ben sana veriyor muyum?
en süper yatırım aracıdır. parayı dolara altına yatıracağına benzine yatır, kısa vadede çok iyi kar edersin bak emin ol.
zorunlu değildir, isteyen inanır isteyen inanmaz. en güzel yanı da budur.
noel e özgü, tarçınla pişirilen ve içerisinde çok az miktarda votka ile cin bulunduran bir sıcak şaraptır. isveç liler yapar bunu.
bu diziyi çok akıllıca kullanabilirsiniz;
kafanıza takılan, canınızı sıkan bir konu olduğunda; hüngür hüngür ağlamak istediğiniz halde çevrenizdekilerden çekindiğiniz için ağlayamadığınızda açın bu diziyi ağlayın. arada bir boyun devrilsin karolin falan da deyin ki diziye ağladığınızı zannetsinler. kandırın herkesi.
kafanıza takılan, canınızı sıkan bir konu olduğunda; hüngür hüngür ağlamak istediğiniz halde çevrenizdekilerden çekindiğiniz için ağlayamadığınızda açın bu diziyi ağlayın. arada bir boyun devrilsin karolin falan da deyin ki diziye ağladığınızı zannetsinler. kandırın herkesi.
şöyle bir sorun var;
dün boyutlarında bir yapılandırmaya gidildi. bir şeyler büyüdü bir şeyler küçüldü falan filan ama artık açınca, ki default olarak küçük pencerede açılıyor, sadece beyaz metin ekranını görebiliyoruz. içeridekileri ve diğer ıvır zıvırları görebilmemiz için tam sayfa görüntülememiz gerekiyor.
en azından 1280x800 için durum böyle.
dün boyutlarında bir yapılandırmaya gidildi. bir şeyler büyüdü bir şeyler küçüldü falan filan ama artık açınca, ki default olarak küçük pencerede açılıyor, sadece beyaz metin ekranını görebiliyoruz. içeridekileri ve diğer ıvır zıvırları görebilmemiz için tam sayfa görüntülememiz gerekiyor.
en azından 1280x800 için durum böyle.
zannediyorum bu şarkıyı kötü söylemek imkansız.
önce sezen aksu, sonra aylin aslım ve şimdi de zeynep dizdar. her biri mükemmel yorumlamışlar.
önce sezen aksu, sonra aylin aslım ve şimdi de zeynep dizdar. her biri mükemmel yorumlamışlar.
newton un en meşhur kanunudur. ne 1. kanun ne de 3. kanun bunun kadar meşhur değildir.
yeni çömezimizmiş kendisi, öncelikle hoş geldin diyorum.
fakat sözlüğe çömez olarak girince 10 adet entry yazıp onayını alana kadar beklemesi gerektiğini unutmuş gibi. biraz sabır.
fakat sözlüğe çömez olarak girince 10 adet entry yazıp onayını alana kadar beklemesi gerektiğini unutmuş gibi. biraz sabır.
neyin peşinde anlamıyorum?
dün akşam haberlerinde, şu haberde yer alan videoyu yayınladı;
http://www.gazetea24.com/haber/ezilmemek_icin_kostu_.htm
ve bunu şimdi de eğlenceli bir görüntü izliyoruz diyerek anons etti.
o haberin kahramanı olan adam olaydan sonra bir hafta yoğun bakımda kaldı, sonra öldü.
sanıyorum eğlence anlayışı biraz farklı birand ın.
dün akşam haberlerinde, şu haberde yer alan videoyu yayınladı;
http://www.gazetea24.com/haber/ezilmemek_icin_kostu_.htm
ve bunu şimdi de eğlenceli bir görüntü izliyoruz diyerek anons etti.
o haberin kahramanı olan adam olaydan sonra bir hafta yoğun bakımda kaldı, sonra öldü.
sanıyorum eğlence anlayışı biraz farklı birand ın.
olaylara farklı yerlerden yaklaşıyoruz kendisiyle;
#983879
#983881
#983879
#983881
yaklaşık beş sene sonra gireceğimiz yıldır.
bir aksilik olmazsa eğer yine ilk olarak avusturalya girecek bu yıla.
bir aksilik olmazsa eğer yine ilk olarak avusturalya girecek bu yıla.
tanım; kişinin denize karşı duyduğu sevgidir.
yorum: bu sevgiyi içinde barındıran insan sıçmıştır. iyi davranın ona.
yorum: bu sevgiyi içinde barındıran insan sıçmıştır. iyi davranın ona.
ne zaman çıktığını bilemesek de günümüze kadar geldikleri konusunda hiç bir şüphemiz yok bu canlıların.
hem zenci hem yahudi hem de gay olan insanların oluşturduğu klandır.
var mıdır böyle bir klan? - yoktur.
böyle bir ukde var mıydı? - vardı, artık doldu.
var mıdır böyle bir klan? - yoktur.
böyle bir ukde var mıydı? - vardı, artık doldu.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?