confessions

orqn

- Yazar -

  1. toplam entry 6868
  2. takipçi 2
  3. puan 135086

hıncal uluç

orqn
ne spor ne sanat ne de magazin konusunda başarılı bir yazar olduğunu düşünmüyorum. gazetede kapladığı köşeye oranla yazıları çok çok sönük kalıyor. fıkraları karikatürleri çıkarınca geriye hiç bir şey kalmıyor.

derrick rose

orqn
derrick martell rose (d. 4 ekim 1988) nba’de chicago bulls’ta oynayan amerikalı bir basketbol oyuncusudur. 1.91. boyundaki oyun kurucu, geçen sezonun nba genelinde en çok satan 11. formasına sahipti.

chicago, illionis’de doğan rose, basketbolu kendisinden büyük üç ağabeyinden öğrendi. lisede, 2 yerel şampiyonluk yaşadı ve scoutlar tarafından mezun olduktan sonra ülkenin en iyi oyun kurucu potansiyeli olarak gösterildi. üniversitede memphis tigers’ta forma giydi ve 2008’de ncaa finalleri’ne çıktı. kısa bir süre sonra, 2008 nba seçmeleri’ne katılacağını açıkladı ve doğum yeri olan chicago bulls tarafından ilk sırada seçildi. profesyonel basketboldaki ilk yılında, rose, bulls play-offlara dönerken yılın çaylağı oldu ve en iyi çaylak takımı’na seçildi. chicago 7 maç sonunda boston celtics’e kaybetmişti.

2009’da, ncaa soruşturması ortaya koydu ki, rose’un sat notları geçerli değildi, bu da onun memphis için oynamasını olanaksız kılıyordu. sonuç olarak, ncaa memphis’in 2008 sezonunun kalanını fesh etti.

derrick rose chicago’nun güney yakasında doğdu ve büyüdü, brenda rose’un 4 oğlunun en küçüğüydü. tutkulu bir basketbol taraftarı olarak yetişti, bu da michael jordan’ın bulls’u sürüklediği yıllarda gerçekleşti. yakınlardaki sahalarda ağabeyleri dwayne, reggie ve allan’la saatlerce basketbol oynuyordu. onların etkisiyle, topu çok küçük yaşta başladı ve sol elini de sağ eli kadar iyi kullanabilir hale geldi. basketbol için özel yetenekleri gelişir ve kazandığı şehir şampiyonluklarının sayısı artarken, ağabeyleri onun dış dünyayla ilişkisini sınırlamaya başladı, çünkü onun nba’e yolculuğunun partilerle yoldan çıkabileceğini düşünüyorlardı, tıpkı bir önceki chicago yeteneği ronnie fields gibi.

2003 yılında rose simeon kariyer akademisi’ni kazandı. wolverines adına oynadı ve 1984’te bir gangster tarafından öldürülen, gelecek vaadeden bir oyuncu olan ben "benji" wilson’ın anısına 25 numarayı giydi. rose 1980’den beri okulda bulunan koç bob hambric’in uzun zamandır süregelen geleneği nedeniyle oynamaya izinli değildi, çünkü bu kural okul takımında ilk sınıf öğrencilerinin oynayamayacağını söylüyordu. ama bu rose’un oynamasını ve hatta 18.5 sayı, 6.6 asist, 4.7 ribaunt ve 2.1 top çalma ortalamalarıyla oynayıp çaylak ve ikinci yıl oyuncularının en iyisi olmasını, takımına da 24-1 gibi bir pozisyon kazandırmasını engelleyemedi. hambric kuralını yumuşattı ve onun ilk senesinde yerel turnuvada oynamasına izin verdi. ertesi sene hambric emekli oldu ve robert smith koç olarak atandı. rose ilk karşılaşmasında, üniversite koçları ve gözlemcilerince takip izlenilen maçta thornwood lisesi’ne karşı 22 sayı 7 ribaunt ve 5 top çalmayla oynadı. wolverines’i 30-5 galibiyet yüzdesine getirdi ve bu süreçte 19.8 sayı, 5.1 ribaunt, 8.3 asist ve 2.4 top çalma ortalamalarıyla oynadı fakat sezon bölgesel bir turnuvadaki mağlubiyetle sona erdi. rose’un performansı ona ilk ulusal ödülünü kazandırdı, [[parade]] dergisinde liseler arası en iyi 3. takıma seçildi.

2006 yılında, simeon wolverines chicago public league’i kazandı ve bunda united center’da rose 25 sayı ve kalabalığı memnun eden smaçlarla başroldeydi. takım playofflara kaldı ve finalde richwood lisesi karşısında şampiyonluğu kazandı, richwoods son saniye basketiyle uzatmalara bırakmayı başarmıştı ama rose uzatmaların bitimine 1.5 saniye kala topu çalıp maçı kazandıran şutu gönderdi. bu şampiyonluk wilson’ın onlara 1984’te kazandırdığından beri gelen ilk şampiyonluktu. 33-4 ile sezonu tamamladılar, ve rose illionis’de ödül kazandı, ayrıca bu sefer parade dergisinin en iyi 2. takımına seçildi.

son senesine girerken, rose sports illustrated tarafından ülkenin en önemli 5. gelecek vaadeden oyuncusu olarak gösterildi. ocak 2007’de, simeon rice lisesine karşı oynamak için madison square garden’a gittiler. wolverines, 53-51 kaybetti. sezonun onun adına en önemli maçı 2 hafta sonra espn’de yayınlanan, virginia’nın namağlup takımı oak hill academy’ye karşıydı. brandon jennings’le eşleşti, rose takımı 78-75 kazanırken 28 sayı 9 asist ve 8 ribauntla oynadı. jennings’e ise ilk 3 çeyrek sayı attırmayıp, toplamda 19 sayıda kalmasını sağladı. bu performansı için, usa today onu haftanın liseli oyuncusu olarak seçti. simeon şampiyonluk ünvanını o’fallon lisesi’ni 77-54 yenerek korudu. böylece simeon iki kez üstüste yerel şampiyonluk kazanan ilk chicago lisesi oldu. lise finalinde, rose 2 sayıyla oynadı ama 7 ribaunt ve 8 asist yaptı. wolverines sezonu 33-2 ile tamamladı ve sports illustrated tarafından en iyi, usa today tarafından en iyi 6. lise seçildi. rose son senesinde ortalama 25.2 sayı, 9.1 asist, 8.8 ribaunt ve 3.4 top çalma ortalamaları tutturdu.

rose’un oynadığı senelerde simeon’un toplam derecesi 120-12 idi. son senesinden sonra, rose tekrar illionis’nin en iyi takımına seçildi, hatta illionis mr. basketball ödülünü kazandı ve mcdonald’s en iyi amerikan takımına seçildi. ayrıca parade dergisinde bu sefer en iyi takımdaydı, usa today’de olduğu gibi. jordan brand all star ve nike hoop summit maçlarında oynamak üzere de seçildi. 2009’da, rose espn rise dergisi tarafından son 10 yılınen iyi lise oyun kurucuları arasında chris paul ve tj ford’un arkasından 3. seçildi.

rose john calipari yönetiminde memphis tigers için oynamayı kabul etti. indiana ve illionis üniversiteleri tarafından da büyük çabalar gösterilmişti. rose memphis’i okulun nba’e gönderdiği oyuncu geçmişinden ve ligin veteranı, ona yardım edecek olan 17 yaşındaki rod strickland’dan dolayı seçti. rose penny hardaway tarafından giyilip emekli edilen 25 numara yerine 23 numarayı giydi.

rose ve veteran takım arkadaşları joey dorsey ile chris douglas-roberts’ın takıma katılmasıyla, tigers sezona üçüncülük tahgminiyle başladı. memphis sezona 26-0 ile başladı tennessee volunteers’a şubat’ta 66-62 yenilmeden önce son 25 yılda ilk kez ülkenin en yüksek basamağına erişti. memphis geri dönme ve 33-1 dereceyle konferans turnuvasına katılma yeteneğine sahipti. rose normal sezonda 14.9 sayı, 4.7 asist ve 4.5 sayı ortalamalarıyla oynadı ve en iyi 3. takıma seçildi. bob cousy ve john r. wooden ödüllerinde de finalist sezonu noktaladı.

memphis güney bölgesi’nde 1. sıradaydı ve final four’a ulaşana kadar turnuvanın altını üstüne getirdi. rose çeyrek finallarde texas guardı dj augustin’i düşük yüzdeyle oynatarak artan defans konsantrasyonuyla büyük övgü aldı. final four’daki bir ucla maçında, rose bruins guardı darren collison’ı büyük baskı altında tutarken 25 sayı 9 ribauntla oynadı ve maçı 85-67 kazandırarak takımını finalde kansas jayhawks’un rakibi yaptı. bu galibiyet ncaa’de bir sezonda en çok galibiyet alma rekorunu kırdı, 38 ile. kansas karşısında, rose 7-17 atarak 17 sayı, 6 ribaunt ve 7 asistle oynadı, ama 2. yarının sonlarında çok kritik bir serbest atış kaçırdı ve takımı uzatmalarda 75-68 kaybetti. takımı sezonu 38-2 ile tamamladı. kendisi en iyi final four takımına seçildi ve turnuvada 20.8 sayı, 6.5 ribaunt ve 6 asist ortalamalarıyla oynadı.

15 nisan’da, rose 2008 nba draftı’na katılacağını açıkladı.

rose chicago bulls tarafından 1. sırada seçildi. bulls %1.7 şansla 1. sıradan seçim hakkını kazanacaktı ve mayıs ayında bunu elde etti. ulusal takımın beijing olimpiyatlarına hazırlanmak için oynadığı u.s. select team’e seçildi. temmuz’un ortasında, sağ dizinden sakatlanıp yazı kapatana kadar orlando yaz ligi’nde iki maç oynadı, ama sonra ekim’de 8 preseason maçının hepsinde oynadı.

çaylak yılına hızlı başladı ve michael jordan’dan sonra ilk 10 maçının hepsinde çift hanelere çıkan ilk bulls draftı oldu. kasım ve aralık’ta da doğu konferansı’nda ayın çaylağı seçildi. all star haftasonu’nda, rose rookie challenge’da oynadı ve rakipleri all star olmasına rağmen skill challenge’ı kazanan ilk çaylak oyuncu oldu. ocak ve şubat’taki form düşüklüğünden sonra, rose tekrar formuna kavuştu ve mart ayında ayın çaylağı ödülünü kazandı. bu sıralarda bulls john salmons ve brad miller’la güçlenip sezonu 12-4 gibi bir dereceyle bitiriyor ve 7. sırayı alıyordu. chicago’nun bu atağı rose’a yılın çaylağı ödülünü getirdi, bunu 1985’te michael jordan ve 2000’de elton brand’den sonra başaran 3. bullslu oldu. ortalama 16.8 sayıyı %47.5 ile attı, 6.3 ile çaylakların en fazla asist yapan oyuncusu oldu ve maç başına 3.9 ribaunt topladı. ayrıca en iyi çaylak beşine seçildi.

ilk playoff maçında son şampiyon boston celtics’e karşı oynadı. rose 36 sayı(bu kareem abdul-jabbar’ın ilk playoff maçında en çok sayı atma rekorunu egale etti), 11 asist ve 4 ribauntla oynadı ve bulls uzatmalarda 105-103 kazandı. rose, chris paul’den sonra nba tarihinde ilk playoff maçında 35 sayı 10 asist barajını geçen 2. oyuncu oldu. rose takımı celtics’e 7 maç sonunda yenilirken %47.5 ile 19.7 sayı, 6.3 asist ve 4.9 ortalamaları tutturdu.

rose’un ölü sezonu ilk maçta bileğinden sakatlanınca kötü başladı ve sezon öncesi hazırlıklarının geri kalanını kaçırdı. sezonun ilk maçında san antonio spurs’e karşı kısıtlı süre oynadı. rose’un bileği onu en çok kasım ayında etkiledi. bileği iyileştiğinde oyunu mükemmel bir şekilde gelişmeye başladı. 28 ocak 2010 tarihinde rose kariyerinin ilk all star maçı’na doğu konferansı’nda yedek olarak seçildi. rose kariyerinin ilk all star maçında 8 sayı, 4 asist ve 3 top çalmayla oynadı. bulls 41-41 dereceyle sezonu bitirerek tekrar playofflara kaldı. rose playoff’larda cleveland cavaliers’a karşı 5 maçta elendikleri seride ortalama 26.8 sayı ve 7.2 asist ile oynadı.

13 nisan 2010’da, rose boston celtics’e karşı 15-22 iki sayılık atış ve 9-10 serbest atış ile kariyer rekorunu 39 olarak geliştirdi.

rose bu sene itibariyle ligde en çok satan 4. formaya sahip.

yao ming

orqn
-------------------------(bkz: son dakika)-------------------------

houston rockets’ in yao’ yu takas etmek istediği öğrenildi.

-------------------------(bkz: son dakika)-------------------------

adrian wojnarowski böyle diyor yazısında. asparagas haberleri sözlüğe taşıyacak bir insan değilim ama bu adam bir şey söylüyorsa bir bildiği vardır. eşeğin aklına karpuz kabuğunu düşürdü bi kere; ben de bu takas haberlerini düşünmeden edemedim. biraz üzerinde kafa yorunca hem mantıklı, hem de mantıksız gelen yanlarını buldum;

öncelikle şu konuya bir açıklık getirelim; yao’ nun bu kadar önemli bir oyuncu olmasının temel sebebi marketing denilen olaydır. zira bu adam sakatlıkları sebebiyle hemen hemen hiç bir sezon istikrarlı bir şekilde iyi performans vermemiştir.

şöyle düşünelim; yao belçika’ lı olsaydı ve nba de bu performansı sergileseydi çoktan takımdan takıma sürüklenmiş olurdu. ama adam çin’ li. arkasında milyarlarca insan var. houston takımı sırf bu adam için, çinlilere sevimli görünebilmek için, logosunu değiştirdi, var mı ötesi? yazları çin’ e seyahatler yaptılar ve bu seyahatlerden çok çok iyi paralar kazandılar. bu adam oynasın oynamasın her sene all star oylamasında rekorlar kırarak birinci oldu. yao’ yu izlemek için çin’ den özel olarak gelen turist kafilelerinin bıraktığı paralar bile çok önemli bir gelir. piyasa değeri bu kadar yüksek bir adamı takımdan göndermek o kadar kolay değil yani.

ama gel gelelim yıllardır çok iyi bir kontratla oynayarak salary cap te önemli yer kaplayan oyuncunuz takıma katkı yapmıyorsa sportif olarak başarı da gelmiyor. houston rockets teksas rekabetinde dallas ve san antonio’ nun çok çok gerisinde kaldı. bu nedenle artık takasa olumlu bakıyor olabilirler.

yao yılda 17 milyon dolar kazanıyor ve bu sene kontratının son senesi. normal şartlarda herhangi bir takım böyle kronik sakat olan bir oyuncuyu takıma almaz ama kontratının son senesinde olması çok büyük bir cazibe yaratabilir. salary capte kendisine yer açmak isteyen takımlar yüksek kontratlı bir oyuncularıyla yao’ yu takas edip, sezon sonunda da yao’ yu serbest bırakıp amaçlarına ulaşabilirler. bu takas dedikodularını mantıklı kılan nokta.

bir de diğer taraftan bakalım; houston bu adamı elinde tutup, sezon sonunda sözleşme yenilemezse kendi salary cap inde 17 milyon $ lık bir yer açmış olur. bu da serbest kalan bir süper yıldızı takımlarına katabilecekleri anlamına gelir. yani aynı sebepten ötürü; takımında kalması, takas olmaması da gayet mantıklı.

dikkat ettiyseniz yao’ yla alakalı yaptığım bütün değerlendirmeler maddi hesaplara yönelik. acı ama gerçek şu ki; artık kimsenin bu adamdan sportif olarak bir beklentisi kalmadı. keşke şu sakatlıkları yaşamasaydı da doya doya izkeyebilseydik bu sevimli, büyük adamı.

sözlükte olması gerekenler

orqn
çet butonuyla radyo birleştirilmeli.

radyoya ulaşımın nispeten daha zahmetli olduğunu biliyoruz. çet öyle değil; hemen açılıyor.

bir de yayın yapan diceyin radyonun kapısında müşteri beklemesi durumu var ki bu da hoş değil.

çet ve radyoyu birleştirirsek bu sorunlar ortadan kalkar.

çet her zaman açık olur, baktık ki orada bir kalabalık oluştu, kalabalığı oluşturan insanlar da isterlerse tabi, hemen gönüllü bir dicey yayın yapmaya başlar. hayat daha güzel olur.

edit: az kalsın unutuyordum; bu fikrin aklıma gelmesinin en büyük sebebi zotac tır. nasıl bir bağlantı kurdun demeyin, cevap veremem.

yıldırım satranç

orqn
satrancın, oyunculara maksimum 3 er dakika düşünme süresi verilen bir türüdür. bu süre içerisinde oyun oynanır ve taraflar birbirlerini mat etmeye çalışır. eğer mat gerçekleşmezse ilk süresi dolan oyunu kaybeder.

anlaşılacağı gibi her satranç oyuncusunun oynayabileceği bir oyun değildir.

havada uçusan kollar, kırılan saatler, saniyeden daha kısa sürelerde bir sonraki hamleyi düşünmekten şişmiş suratlar nedeniyle de dışarıdan izlemesi pek keyifli değil.

aslında oyunda ilk amaç mat etmekten öte süreyi artırmaktır. çünkü 3 dakika gibi bir sürede mat yapabilmeniz için karşınızdaki oyuncuyla aranızda büyük seviye farkı olması gerekir ki bu her zaman mümkün olmaz. o yüzden açılışı ezberlenmiş 10-20 hamleyle yapıp, rakibin hatasını kollamak daha doğru olur.

dans etmek

orqn
ısrarla ve büyük bir kararlılıkla kaçındığım eylemdir.

sonunu nasıl getireceğimi bilmiyorum çünkü. başlangıcı kolay ama biraz zaman geçince insan kendini kaybedebiliyor.

ayrıca bu işe layıkıyla yapan insanları görünce kalkıp dans etmeye biraz utanıyorum açıkcası. şimdi ben şunu izledikten sonra nasıl ’ iyi dans ediyorum ’ triplerine girebilirim ki?

http://tinyurl.com/ykzejoj

esnerken ağzı kapatmak

orqn
bir görgü kuralından öte reflekstir. yani öyle olması gerekir. hoş bir görüntü değil çünkü.

kişi herhangi bir sebeple ağzını kapatamıyorsa eğer; bu durumda da yanındakilere iş düşer. ben ne zaman yanımda ağzını kapatmadan esneyen birini görsem gidip itinayla kapatırım mesela. siz de yapın bunu.

amerika birleşik devletleri

orqn
televizyon raklamlarının %40 ını ilaç sektörü elinde tutuyor.

zayıflama ilacı, dikkat artırıcı ilaç, enerji verici ilaç,... böyle uzayıp gider bu liste. abd de yaşayan ortalama bir tv izleyicisi mutlaka bir ilaç kullanıyordur. etki altında kalmamak mümkün değil.

geri kalan %60 lık dilimi de abur cubur reklamlarından oluşuyor.

yani siz siz olun amerikan kanallarını seyretmeyin. seyrediyorsanız da reklamlarda hemen sırtınızı dönün ekrana. insanı sağlığından eder bunlar.

ekşi sözlük

orqn
toplu yazar alımlarıyla varmak istediği yeri anlayamdığım sözlüktür. daha önce sütten ağızları yanmıştı üstelik.

yazar ve buna bağlı olarak entry sayısı o kadar fazlaştı ki artık yazılanların hızına yetişmek mümkün değil. ben yetişemiyorum en azından. yavaş bir adamım ben evet.
102 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol